Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Bende Özür Diliyorum




Son yazımla ilgili, mail gönderen çok kişi oldu..

Bir çoğunuz sağolun, aydınlatıcı dökümanlar, bilgiler ve sevgilerinizi de yolladınız.. Hatta şu anda isim vermemi istemeyen, çok önemli kişilerden de destek mailleri geldi.

Çok teşekkür ederim, değeri büyük benim için. Çok gurur duydum. Gerçekten aydınlatıcı, düşündürücü, destekleyen maillerin yani sıra, ilginç maillerde aldım.


Kendilerini aydın zanneden bir grup hanıma da yazım ulaşmış.. Ulaşmış diyorum çünkü kendilerine ulaştırıldığını yazmışlar.:))

Entellektüel birikimlerini döktüre döktüre yazdıkları mailler can sıkmaktan öte, trajikomik açıkçası.. Bir kaç kitap okuyarak Türkçelerini ve kelime hazinelerini ne kadar çok zenginleştirdikleri takdire değer.

Ezberleri çok iyi. Ancak okuduklarını anlama yetisine sahip olmamaları üzücü.. "Bu ise bir çözüm bulunmalı" cümleme çok takmışlar.. Nasıl yani, anlamadım? Bulunmasın mı?

 "Bu işe bir çözüm bulunmalı" dedim, yazının tümünü açık görüşle okusaydınız nedemek istediğimi anlardınız.. Çözüm özür dileyim, kabul edelim vs manasında değil..

Taraf tutmadan, bizde elimizdeki dökümanları bilgileri toplayıp bir belgesel hazırlayalalım.

Amerika da yaşayan Türkleri, ve Türkiyeli Ermenileri buna dahil ederek, birde bizim tarafımızdan, aydınlatıcı, zeki, anlaşılır bir belgesel yapalım, Amerika da ve Avrupa da saatlığı parayla kiralanan TV’lerde yayınlatalım dedim..

Onlarda öyle yapıyorlar zaten...

Kime neye saldırıyorsunuz, nedir aceleniz? Parçalara bölünmüşüz ; özür dileyim, yok dilemiyelim.
Dileyenler tü kaka, dilemiyelim diyenler kapkara.

Başı açıklar kötü, hayır kapalılar daha da kötü vs, gibi çok ama çok acıklı bir durum söz konusu.

Tamam bir çok şeye karşıyız da, birde birbirimize karşıyız o ne olacak? İşte budur bizi bölmeye çalışanların zaferi ; parça parça, liğme liğme oluşumuzdur kazançları.

Hanımlar, beyler, iki üç kitaptan şaşalı sözler ezberlemekle olmuyor..

Siz aydın bir gurubun üyesi olarak kendinizi tasvir etmişsiniz ya, bence ırkçı olan hiç kimse aydın olamaz. Tamam gelin felsefe yapalım, tartışalım, bilmediklerimizi öğrenelim, öğretelim birbirimize, ama bir sonucu olsun, elle tutulur bir iş çıkartalım.

Yapalım bir şey, koyalım dünyanın önüne, o zaman söylediğimiz her söz anlam kazansın.. Yoksa atıp tutalım, birbirimize mailler atalım, elle tutulur bir iş çıkmazsa yuh o zaman bize, size..

Gerçek derinliği olmayan, bulunduğu yeri aytınlatmak yerine karartan fikirlerinizi kendinize saklayın, entellektüel maganda derim ben sizin gibilere.

Bırakın iki üç entel kelimeyide, anlaşılır dilden Türkçe konuşalım sizinle.. Bana elle tutulur belgeler sunun, "sunu yaptık al" deyin saygı duyayım size..

Aydınlatıcı, geçmişi ve geleceği olan mailler de aldım çok saygın kişilerden, yazarlardan, bu konuyla ilgili açıklamalı, gerçek dokümanlar ve kitap önerileri geldi.

Son derece saygı duydum, gururlandım.

Ama sizin gibilerin isteklerine karşılık veremeyeceğim, kendilerini en iyi görüp, geri kalan bütün dinleri, ırkları, renkleri küçümseyen insanların hasta ruhlu olduklarına inanıyorum.

Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için üzgünüm ama ben ırkçı değilim.

Alışın artık, böyle düşünenlerde var, herkesten ve herşeyden nefret etmeyen, herşeyin içerisinde hem iyinin, hemde kötünün barındığına inananlarda var..

Bakınız bütün dünya delirmiş durumda, barış istiyoruz,..

Ben herkesten üstünüm, en iyi benim, herşeyin en iyisi benim olmalı, ben ne dersem doğrudur, gerisi yanlıştır vs gibi hastalıklı düşüncelere anbiyotik etkisi yapıyorum anlaşılan..

Gözü kapalı bir şeylerin peşinden giden, sadece siyah ve bayaz düşünceli insanlara acıyorum..

Bu insanlar büyürken nerede yanlış yapılmış, neden yüreklerinde hiç sevgi yok diye üzülüyorum..

Tavsiye ederim, grileri, pembeleri, yeşilleri de sevin hayatınız renklenir.

Savaş çığlıkları atıpta insanları kışkırtmaktan, can acıtmaktan, bizi dünyanın gözünde küçük düşürmekten vazgeçin..

Sonu iyi olan şeyler için, haksızlıklar karşısında savaşırım ben. Öldürmek, yok etmek için değil.

Zaten hep söyledim hep söylerim,  hiç bir guruba ait değilim.. Ne koyun olmak nede çoban olmak niyetindeyim.

Anlaşılması sokaktaki sıradan insan için güç (anlamsız değil) sözler yazıp, edebi yazarlar arasına karışmakta değil hedefim...

Dünya için yararlı bir şeyler yapmak, insanlara unuttukları şeyleri hatırlatmak, ve gördüklerimi yazmaktır görevim..

Yaşadıklarımı, çırılçıplak, giydirmeden yazıyorum, giydirmeye çalışanlara da prim vermiyorum ..

Irkıma, milletime haksız yere sataşanlara da herzaman vereceğim cevabım var, merak etmeyin..

Soyadımı merak edenlerinde merakını giderelim acilen. Haggerty soyadı eşimden geliyor, eşim İngiliz ve İrlanda kökenli bir Amerikalı..

Türkiyeye geldi, Türkleri çok sevdi. Gerektiğinde, delikanlı gibi, bizi bizden çok koruyan, çok iyi ve dürüst bir insan..

O zaten Turke sevgisini, bir Türk kızına aşık olarak göstermiş bulunuyor.. Onun soyadını taşımaktan gurur duyuyorum..

Her şeyden önce bir anneyim..

Siz ne derseniz deyin, ben çocuğumun eline çiçekler, gönlüne sevgi tohumları yerleştireceğim..

Hepimizin bir tek Allahtan geldiğini, bütün dinlerin Allaha giden yollar olduğunu öğreteceğim..

Bütün kötülük, herkesin kendini en üstün sanmasından, maddiyatçılıktan, sömürgeçilikten, herşeye ve herkese karşı çıkmaktan, sevgi ve saygı yoksunluğundan, cehaletten doğuyor..

Dünyada olan biten, her türlü haksızlığın agarlığını, hissederek uyanıyorum bazı sabahlar..
Bu sabahlar diğerlerine göre çok daha gri olabiliyor, beynimde bir çok soru işareti ve ümitsizlikle uyandığım günler oluyor..

Kahvaltı sofrasına oturuyoruz, birden onun gülen gözleriyle, kıpkırmızı yanaklarına takılıyor gözlerim.

Öyle masum, öyle mutlu ki, dünyada olup bitenlerden bir haber minik oğlum, koskocaman gülümsüyor bana.

İşte diyorum umut budur.

Bir çocuğun masumiyetinde, geleceğindedir umutlarım.

Onun pıtı pıtı koşuşları, yarım yamalak konuşmaları, yaptığı , söylediği en ufacık şeyler bile, aniden bizi güldürmeye başlıyor.

Zeytine, deytin deyişi bile öyle tatlı ki bir anda bütün griler rengarenk oluveriyor...

Ağaçtaki kuşu görüpte çığlık atışı, yağan karı bana göstermek için yatağıma tırmanışı sırasında kayıp yere düşüşü, her şeyi heyecanlı bir hale getiriyor.

Onun dokunduğu herşey güzelleşiyor. Rengarenk oluyor dünya önün gözleriyle baktığım zaman..

Ben bir çocuğun mucizelerine şahit olurken her gün, nasıl nefret edebilirim bir başka çocuktan, sırf başka bir millette ait diye..

Nasıl yüreğimde sevgi taşımam, merhamet taşımam, bilmemmi ki, her ne dine, her ne millete ait oursa olsun her ana yüreği gözyaşı döker, endişe duyar, içi titrer, çocuğunun geleceği için..

Özür dileyeceğimiz kişiler çocuklarımız. Biz insanoğlu, birbirimizi yok etmeye devam ederken, onlara parlak ve barış dolu bir gelecek veremediğimiz için onlardan, yani bütün dünya çocuklarından özür diliyorum.

Kelebeklerin peşinden koşacakken, savaş alanlarında telef olan çocuklardan. Tacize, tecavüze uğrayan, sokaklarda yaşayan, aç kalan, başını okşayacak bir ele muhtaç bütün çocuklardan.

Türk, Müslüman, Ermeni, Kürt, Hristiyan, vs, bütün çocuklardan (sadece çocuklardan), onları korumaya gücüm yetmediği için, yaşadığımız bu harika dünyayı cehenneme çevirdiğimiz için, özür diliyorum...

Özür dilerim çocuklar, çok daha akıllı, yürekli, anlayışlı, vicdanlı, olgun ve sevecen olamadığımız, sizleri hakkettiğiniz gibi koruyup, sevemediğimiz için özür diliyorum..

Başka kimseden özür falan dilemiyorum..

Yeni Yılın yüreğinize sevgi, merhamet ve dünyamıza barış getirmesini dilerim.

Peace!

Nalan Yıldırımdemir Haggerty

 


03.01.09 00:00

henüz puan verilmedi
7253 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer