Beyoğlu’nun, uzun süredir gündemin de sokaklardan kaldırılan masalar ve yasaklanan sokak müzisyenlerinin olduğunu biliyoruz. İstanbul da yaşayıp da Beyoğlu’nu sevmeyen var mıdır acaba? Yoktur tabi ki, benim de sorduğum soruya bakın, sorulacak soru mu bu?
Taksim’den İstiklal’e yürürken, o kalabalık coşkunun içine karıştığın an hissedilen haz bambaşkadır, hele ki mevsim sonbahardan kış’a geçiş yaparken o kızaran kestanelerin kokusu rüzgârla yüzünüze çarptığı an da tatlı bir zevkle irkilip, kestane alma isteği uyanır ya, işte o an değmesinler keyfimize... Elimizde kestanelerle Galata’ya kadar yürürüz… Galata’nin o tarihi dokusu bizi kendimizden geçirir. Kim bilir kimlerin kıyı da köşe de saklanmış anıları vardır diye düşünmekten, insan kendini alamaz.
Türkiye’mizin tarihi kültür zenginliği bize bahşedilmiş en büyük mirastır. Bizler de bu mirasımıza itinayla sahip çıkarız, gurur duyarız. İşte bu bağlam da, kaybolmaya yüz tutan bir kültürümüzü, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan beş yıl önce hayata geçirdiği bir projeyle yeşertmeye başlamış… Siz sevgili okurlarımın da hoşuna gideceği, keyif alıp zevk duyacağı hatta belki de anılarını tazeleyeceği nefis buram, buram kültür kokan üstelik Beyoğlu’na çok yakışan bir proje… Doğrusu ben çok duygulandım ve keyif aldım hatta itiraf etmeliyim ki unutmuşum çoktan, o unuttuğum kültürümüzü Sayın Başkan’ın projesiyle bir daha unutmamak üzere hatırladım. Niye mi çok duygulandım? Meraklandırmadan anlatıyorum...
Dün gece davetlerle dolu bir geceydi, hangi birine yetişeceksiniz? Yetişemeyince seçmek durumun da kalıyor insan, neyse seçme aşamasında baktım ki Taksim de Sayın Başkan’ın açılışını yaptığı bir kültür fuar’ı vardı. Gidileceklerin ilk sırasına koyup yol’a düştüm…
Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan’ın vizyonel bakış açısını ve Beyoğlu’na kültürel faydası olacak projelere verdiği önemi çok beğenirim.
Belediye zabıtaları için düzenlenen motivasyon eğitimi’nin eğitim kadrosundaydım, bu süreçte onları da tanıma ve tanışma fırsatım olmuştu. Her birinin son derece neşeli bir o kadar da özverili çalıştıklarını gözlemleyebilmiştim.
Katıldığım açılış “SAHAFLAR” fuarının beşincisiydi, şahane stantlar kurulmuş her yere, daha önce Taksim meydanın da kuruluyormuş, bu sene yeri değişmiş daha iyi olmuş, neyse geceye dönüyorum… Bembeyaz stantlar’ın içi kitap, eski İstanbul resimleri, eski tapular, sevgililere yazılmış eski mektuplar vardı. Zarfıyla puluyla, üzerinde damgasıyla… Neye bakacağımı hangisini alacağımı şaşırdım. O an insanın her şeye bakıp, her şeyi alası geliyor.
Başkan açılışa katılmak üzere geldiğin de selamlaşırken gözlerinin içinin güldüğünü fark ettim ve çok neşeliydi. Gece’nin önem ve ehemmiyetini bildiren konuşmasını yapmak üzere sahneye davet edilen Başkan konuşmasına başladığı an benim duygu seline kapıldığım andı.
Başkan konuşmasında dedi ki “SAHAFLAR çarsısına babam beni elimden tuttu götürdü, sahaflar da ki insanlar bilge insanlardı, bu bilge insanların rütbeleri yoktu sadece, onlar o kitap yoğunluğun da neyin nerede olduğunu hangi kitabin için de ne olduğunu bilip söylerlerdi… Beyoğlu’n da her kültürün barınması, her entelektüel insanin uğrak yeri olmasına konuşmasın da dikkat çekti.”SAHAFLARIN” unutulmaya yüz tuttuğunu, bu fuarla tekrar bu kültürün canlanmasına katkı da bulunulduğunu, hatta ufak karlarla çalışan bu kişilerden fuar için para alınmadığını, tamamen belediyenin katkılarıyla olduğunu hatta belirlenen fuar süresinin, talep olması halinde uzatılacağını da dile getirdi ”Başkan’ın konuşması bitip yerine oturduğu zaman yanında oturanlarla “besincisi gerçekleşen bu fuarla ilgili duyduğu sevinç ve gururu paylaşıyordu” hemen arkasın da oturuyordum Sayın Başkan’ın, dolayısıyla da söylediklerini duyabiliyordum. Hep derler ya,”ay nasıl çocuk gibi sevindi,mutluydu” diye…Başkan da gece boyu çocuklar gibi şen ve mutluydu.
Bu konuşma bana da çocukluğum da üniversiteye giden büyüklerimin bulamadıkları kitapları SAHAFLAR da bulduklarını hatırlattı.
Sizler de ziyaret edin bu fuarı, kim bilir hangi anılarınızla karşılaşacak ya da hatırlayacaksınız, belki de sahaflarla yeni tanışacak olanlarınız var bu da yeni anıların başlayacağı anlamına gelir. Sahafları unutmayalım, bu kültürü unutmadığımızı fuara katılımımızla gösterelim. Fuar gezinizden sonra önde ki çay bahçesinde de keyif çayınızı yudumlamayı unutmayın.
Ne Zaman Büyük Adam Oluruz? Okuyarak, ilim irfan sahibi olabileceğimizi bildiğimiz zaman.
MADAM Lily
madamlily1@gmail.com