Sevmek ve sevilmek, işte 14 Şubatı değer kılan iki sözcük. Dünyada önemli bir gün olarak görülen 14 Şubatta, tüm sevgililer, birbirlerine olan sevgilerini en iyi şekilde yerine getirmek için günler öncesinden planlar yaparlar. Kimileri, sevgilerini belki de en güzel cümle olan "seni seviyorum" ile kimileri de, o güzel cümleyi süslendirecek hediyelerle taçlandırırlar.
Aşıklar; el ele, sarılarak bu önemli anı en güzel şekilde yaşamak isterler. Ama; sevgiyi sadece bu güne yansıtmak yerine, hergünü bir 14 Şubat havasında yaşamak, bu duygunun ne kadar önemli olduğunu bizlere daha iyi anlatır.
Bu hafta vizyona giren en önemli film, elbette "sevgililer günü" münasebetinden dolayı,"Valentine’s Day (Sevgililer Günü)" dir. 14 Şubat gibi popüler olan bir gün için çekilen bu yapıt, sadece ticari amaçlı çekildiğini göstermektedir. Bu tarz filmler, genelde akılda kalmaz. Ama, sevgilisini koluna takıp giden her kişi, zaman geçtikçe o özel günü ve o günde yaşadıklarını elbette hatırlayacaktır.
Romantik-komedi filmlerinin ustası Garry Marshall imzalı yapıtta, sinema dünyasının en ünlü simaları toplanmıştır. Kadrodaki isimler, bu filmin gişede büyüp pay çıkarmasına yeterli olduğunu düşünüyorum.
Julia Roberts, Jessica Biel, Jessica Alba, Anne Hathaway, Jennifer Garner, Jemie Foxx, Ashton Kutcher, Bradley Copper gibi popüler yıldızlar, bu önemli günü anlatan bir film için aynı kadroda yer almayı kabul etmişlerdir. Elbette, kabul etmelerinde en büyük faktörlerden biri de Garry Marshall’dır. Ünlü yönetmenle, bu yıldızların hepsi daha önce çalışma imkanı bulmuşlardır.
Bir yönetmenin, hemen hemen her filminde aynı oyunculara yer vermesi ne kadar doğrudur? Yönetmenin tanımadığı bir oyuncu yerine daha önce çalışma imkanı bulduğu ve karakteristik yapısını iyi tanıdığı kişiyle çalışması normal bir durumdur. Bu, filmine yansıttığı oyuncunun performasında da artış sağlamaktadır.
Film, 10 ayrı hikayeden oluşmaktadır ve hikayeler kısa seçilmiştir. Birbirinden ayrı ama kopmayan hayat hikayeleri anlatılmıştır. Filmi izleyen birçok kişi, yapıtta anlatılan hikayelerden birinde kendini bulabilir.
Oyuncuların performansları, oynadıkları sahnenin az olmasından da kaynaklı elbet, gayet başarılıdır. Yönetmenin oyuncu seçimi gerçekten çok iyidir. Sahne akışlarında, hiçbir yadırgama olmamaktadır. Sanki aynı oyuncular, filmin başından sonuna kadar oynuyormuş hissi uyandırmaktadır.
Tek olumsuz durum, hikayeler bizde sıcak bir his uynadırsa da, çok kısa sürmesidir. 10 ayrı hikaye biraz abartılı olmuş bence. Çünkü bazı hikayerin sadece 15 dakika sürmesi insanı üzüyor. Hikayelerin çeşitli olması, her bölümü farklı bir dizi havası içindendir. Bu da sinemadan çıkarken, filmle ilgili birçok şeyin konuşulmasını sağlamaktadır. Yalnız, hikaye çeşitliliğinin kısa süreli olması, filme verilecek en zayıf halkalardan biridir.
Sevgililerinizi kolunuza takıp sinemada, el ele bu sıcak havayı solumanızı diliyorum.
İçinizdeki sevgi bitmesin, çoğalıp daha nice 14 Şubatları yaşamanız dileğiyle!
Mehmet İvecen / ivecenmemet@yahoo.com