Sen, siyah-beyaz fotoğraflarda vardın.
Bu gün renkli her taraf ama o senin siyah- beyaz fotoğraflarında kalan renkler yok.
Biliyor musun; sen öleli yetmiş yıl olmuş.
Ben doğalı; elli dört yıl.
Yetmiş koca boş yıl.
Elli dört bomboş koca yıl.
Kasımpatı görünce seni hatırlarım. Bu gün, ölüm yıldönümün için, ilkokulda büstüne bana koydururlardı kasımpatıları. Ve çok severim o güzel çiçeği.
Bir umut bile yok artık. Bir ışık.
Sönük bir lambada kalmış umutlar.
Biliyor musun seni bile tartışıyorlar o aydın sandıkların.
Senin efendin; Köylülerin kavruk, sesiz, susturulmuş.
Umudun çocukların, 23 Nisan’da, işte öylesine hatırlanıyorlar.
Kadınların eziyet altında; Dayak, sövmek.
Yetmiş yıl önceki gibi, siyah-beyaz fotoğraflardaki gibi, renksiz ama renkli, umutlu kalsalardı.
Sensizlik bu gün daha da kötü geldi bana.
Baksana; salkım, saçak bir yaşam. Ve , nereye gidişi belli olmayan bir ortam.
Bu gün sen yoksun diye ağlıyoruz.
Yetmiş yıl sonra Türkiye ağlıyor.
Bu gün her şey bir başka siyah. Ata’nın ölümünün 70. yılı. Onsuz 70 yıl.
İki satırda onu anmak geldi içimden. Hüzünlendim, iki satır işte, anlatabildiğimce.
Sensiz olmuyor be ATAM.