Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Güldürmek Çok Mu Kolay?




Türk sinemasının gişe başarısı gösterdiği en iddialı tür; komedi diyebiliriz. Türk milleti olarak gülmeye mi çok ihtiyaç duyuyoruz? Yoksa diğer türlerden çok mu sıkılıyoruz? Bilinmez. Ne zaman bir komedi ustası tarafından bir film vizyona girse, herkesin dilinde iyi de olsa kötü de olsa o yapıt vardır. Sinemamız, her zaman söylediğim gibi 70’li ve 80’li yıllarda komedi de çok başarılıydı. Daha sonra birkaç film hariç, eski başarısını maalesef gösteremedi.
 
Ünlü komedyen Ata Demirer’in herkesin gönlünde taht kuran ki bence gayet başarılı olan "Eyyvah Eyvah" serisinden sonra bu hafta vizyona giren "Berlin Kaplanı" yüzümde maalesef bir şaşkınlık yarattı. Ben mi çok önyargılı sinemaya gitttim? Bilemiyorum ama, bir gerçek var ki hiç ama hiç olmamış.
 
Filmin yönetmeni; "Eyyvah Eyvah" yapıtlarını da çeken Hakan Algül.  Ata Demirer’e, Tarık Ünlüoğlu, Necati Bilgiç, Nihal Yalçın ve Özlem Türkad gibi oyuncular eşlik etmekte.
 
Filmin türü komedi. Yalnız, yapıtta Ata Demirer dışında gülebileceğimiz bir oyuncunun olmaması çok üzücü. Sanki, Ata Demirer tek başına bir oyun sergiliyor ve etrafında birkaç tane figüran arada görünüyor gibi bir izlenim var.
 
Oyuncu seçimi bence çok yanlış. Ata Demirer tek başına oynayabilirmiş. O bile filmin kötü senaryosu ve seçilmiş kötü diyalogları yüzünden maalesef sivrelemiyor. Tek güzel olan tarafı; Ata Demirer’in Almanya’da yaşayan Türkleri çok iyi izlemiş olması ve bunu başarıyla sahnelemesi.
 
Son dönemlerin en popüler oyuncularından biri haline gelen Nihal Yalçın, neden bu yapıtta yer alıyor? Ben anlam veremedim. Onun gibi komedi öğesi olarak kullanabileğiniz bir oyuncu tipik bir drama oyunu sergiliyor. O oyuncunun yerine adı sanı belli olmayan ya da komedi ile alakası olmayan bir oyuncu da tercih edilebilirdi.
 
Filmin konusuna gelince: Almanya’da popüler olan boksör Ayhan Kaplan (Ata Demirer), geçimini bu uğraştan kazanmaktadır. Rakiplerinin güçlenmesi ve eski popülerliğini yavaş yavaş kaybetmesi, borçlanmasına ve daha fazla paraya ihtiyaç duymasına sebep olur. Bunun için ne yapması gerekiyor? İşte bu, hayat hikayesi Türkiye’ye uzanan bir masalın içinde kendini bulmasına sebep olacak.
 
Senaryo, çok basit ve bir o kadar kolay kurgulanmış. Filmde anlatılmak istenen öğe; filmin son karesine işlenmiş. Diğer bölümlerde ana temayı görmek ya da hissetmek mümkün değil. Herşey, kopuk kopuk anlatılmış. Bir bütünlükten ziyade daha çok sahneler üzerinde durulmuş ve ne yazıkki bu sahneler de birbirinden bağımsız. Sanki film, bölümlere ayrılmış bir dizi havasında.
 
Kullanılan sahnelerin çokluğu ve bir çoğunun birbirinden bağımsız olması, filmi kimi zaman havada bırakıyor. Bu sahneye çok mu gerek vardı? Dedirtiyor maalesef.
 
Ama tabiki herşey bir yana, Türk seyircisi daha anlaşılır ve halk arasında çok kullanılan espirilere daha çok gülme hevesinde olduğu için, ince ve zekice espirilerin pek önemsenmemesi doğru. Bu durumda, gişe başarısı çabasında olan bir yapıta da seyircinin gözünden bakmak gayet normal.
 
Ama, gerçek şu ki; sinema, gişe başarısından ziyade akılda kalıp kült olma çabası içinde olmalıdır. Aksi taktirde; ne kadar çok para kazanırsan kazan, yıllar sonra unutulmak kolaydır.
 
Filmin güzel olan nadir başka bir tarafı da kullanılan müzikler. Yapıta sarılmanızı sağlıyor.
 
Türk sinemasına eleştirel bakışınızı ölçmek istiyorsanız, sinema salonlarında bunu test etmenizi öneriyorum.
 
Hiç canım dediğiniz oldu mu? Umarım bu sıfata yakışacak birini bulursunuz. Öyle birine canım diyorum ki üstelik bir de deli...
 
 
Mehmet İvecen / ivecenmemet@yahoo.com



 


30.01.12 00:00

59 kişi 5 puan verdi
8553 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.
Diğer Yazıları


Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer