Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

İçindeki Korku Evine Mi Yansıdı?




Yaz başladı, tatil merkezleri doldu taştı. Sinema sezonu canlılığını bir nebze de olsa yitirdi. Bunu, vizyona giren filmlerden de çok net anlayabiliyoruz. Vizyona giren filmler; hem az hem de pek iç açıcı değil. Sıcakların çok özlendiği böylesi bir dönemde, sinemaseverlerin de gündüz güneşin tadını çıkarıp gece de başka etkinliklere gitmesi gayet normal. Ama, bu değişime rağmen yine de az da olsa zamanınız varsa sinemanın keyfini evde de olsa yaşamanızı tavsiye ediyorum.
 
Bu hafta vizyona giren en dikkat çekici filmlerin başında; korku, gerilim ve fantastik öğeleri bir arada tutmayı başaran "Insidious (Ruhlar Bölgesi)"dur. "Saw" filmini bizlere sevdiren yönetmen James Wan tarafından piyasaya sunulan yapıtta; romantik filmlerde görmeye alışık olduğumuz Patrick Wilson ile bütün filmlerde aynı mimikleri suratında barındıran Rose Byrne başrolü paylaşmaktadır.
 
"Paranormal Activity" filminin bence bir kaç süsleme hariç tıpa tıp benzeri olduğunu düşündüğüm yapıt, popülerliğin modasına uyup tamamen ticaret düşünülerek piyasaya sunulan bir film olduğunu düşünüyorum. "Paranormal Activity" filminden çok daha başarılı olduğu kesin ama, yine de bir takım değişikliklerden ziyade en azından konu biraz değiştirilerek seyirciyle yüzleştirilebilirdi diye düşünüyorum.
 
Filmde; evli bir çift ve çocuklarını görüyoruz. Evde; sesler, ani hareketler yani, ruh diye nitelendirilen varlıklar vardır. Bunlarla baş etmek filmin ana teması. Bu varlıkları hareketlendiren bir düşünce maalesef yok. İşte, korku filmlerinin  en büyük eksikliği bundan saklı. Amaç, ani bir takım sahnelerle izleyiciyi korkutmak.
 
Temel fikir; korkmak ise, sinemaya gitmenize gerek yok karanlık bir odada aynı senaryoları sizler de kurabilirsiniz.
 
Filmin müzikleri başarılı. Bir korku filminde, müziklerin zaten çok çok iyi olması gerekiyor. Bazen, sahnelerden çok müzikler kişiyi korkutmasını biliyor. Bir yapıtın %25 i gibi ciddi bir parçasını müzikler oluşturur.
 
Filmin kurgusu çok basit işlenmiş. Hatta kurgu denen şey pek yok diyebiliriz.  Korku sinemasının en büyük eksikliklerinden biri de zaten bunda saklıdır. Halbuki, bir dram filmi gibi kurgu iyi işlense o yapıtın tadından belki de doyum almamak mümkün değildir.
 
Yaz sezonunun geç başladığı ülkemizde, en büyük katkı sanırım sinemaya oldu diyebilirim. Tatil merkezlerine geç giden halkımızın sinema salonlarından kopması çok geç oldu. Eylül ayına kadar sinema perdesi coşkulu olmasa da sevenleriyle buluşmaya devam edecektir.
 
Herkese güzel bir tatil diliyorum. Çünkü; tüm yılın yorgunluğu en güzel bu dönemde atılır.
 
 
Mehmet İvecen / ivecenmemet@yahoo.com - www.twitter.com/mehmetivecen



27.06.11 00:00

1 kişi 5 puan verdi
4009 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.
Diğer Yazıları


Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer