
Büyüleyen gözler... Doğuştan bahşedilmiş Claudia Cardinale edası... Keyifli plaklarına sevimli sesini yadigar bırakmış, kendi deyimiyle müzik geçmişini Bir Ajda Pekkan olamadım ama 16 sene Türkiye’nin en ünlü gazinolarında batı müziği assolisti olarak çalıştım. Olağanüstü bir yerdeydim." şeklinde özetleyen 40’ın üzerinde film yapmış unutulmaz bir sima.. Sevda Karaca ...
Babası banka müdürü olan Sevda Karaca, Çamlıca Kız Lisesi’ne devam ederken anne ve babası ayrıldılar.. Sevda Karaca; annesi ve ağabeyi ile oturmaya başladı. Tahsiline devam ederken henüz 15 yaşında Türkiye Güzeli seçildi.. Gazete ve dergiler genç kızla yakından ilgilendiler çünkü bu güzel yüzlü kız Avrupa’dan ’Sinema Güzeli’ seçilerek ülkemize geri dönmüştü. Teklifler biribirini izliyordu. Şansını önce sinemada denedi ve "Üç Kızgın Cengaver" isimli filmle sinemaya adım attı. 17 yaşına bastığında Fahrettin Aslan’ın Maksim teklifine ’evet’ dedi. Fahrettin Aslan kendisini Rıza Silahlıpoda ve Esin Engin’le tanıştırdı. Hem sahneye çıkıyor hem de film çalışmalarına devam ediyordu. Bir süre sonra müzik çalışmalarında kendisine eşlik eden Rıza Silahlıpoda’ya aşık oldu. Henüz reşit olmadığı için anne ve babasının imzasıyla ilk evliliğini aşık olduğu müzisyen ile gerçekleştirdi. Sekiz yıl süren bu evlilik sahne ve film çalışmarına engel teşkil etmediği gibi sanatçı liseden mezun olduktan sonra üniversiteye de gitti. Tatbiki Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümünde okudu ancak okulu yarım bıraktı...
Sevda Karaca ilk plağının gördüğü ilgi üzerine müzik dünyasında plak yapmanın önemini görerek ikinci plağının hazırlıklarına başladı ve beste arayışına girdi. Sonunda Ülkü Aker’in “Tanımazsın Beni” ve “Çık Ortaya” isimli günümüzde milyonların hala bir ağızdan söylediği şarkıları plağa okudu. Müziğe dört koldan sarıldığı an sahnede gerçek yerini bulmuştu. Artık sadece gazino çalışmaları değil, kulüp çalışmaları da yapıyordu. Bu yıllarda pek çok ünlü şarkıcının üvertür olduğu klüplerde Sevda Karaca batı müziği assolisti idi. Gece kulüplerindeki programlarına kendine ait bir dans grubu ile çıkıyor, yalnızca şarkı söylemiyor aynı zamanda dans da ediyordu.
1971 yılında başladığı kariyerine, 1983 yılındaki ikinci evliliğiyle ara verdi. İki yıl kadar sahnelerden uzaklaşan Sevda Karaca 1985 yılında sahnelere geri döndü. Lunapark ve Maksim Gazinolarında 5 yıl kadar daha çalıştıktan sonra 1990 yılında sahnelere kesin olarak veda etti. Bir süre butik işletmeciliği yaptı.
2000 yılının sonbahar aylarında gazete ve televizyonlar bir dönemin en sevilen sanatçılarından Sevda Karaca’nın hastalığından söz ediyordu. Sevda Karaca pankreas kanserine yakalanmıştı. Adına yardım konserleri düzenlenen sanatçının tedavi masraflarını eski bakanlardan Mehmet Ali Yılmaz üstlendi...
Değerli sanatçı Sevda Karaca’nın sağlığı şimdilerde çok iyi...
Yakın geçmişte “Eylül” isimli bir dizide rol alan Sevda Karaca sağlığı elverdikçe ara ara sahneye çıkmaya devam ediyor.
Büyüleyen gözler... Doğuştan bahşedilmiş Claudia Cardinale edası... Hiç kaybolma Sevda Karaca ve hep “Çık Ortaya Çık” ..
Kadri ERÇETİNGÖZ /kadrizm@gmail.com