Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Kendini Görmek Ve Geriye Dönmek.




Bazıları için bu yazdığım başlık ağır gelir.
Kendini görmek ve bilmek esastır da bir türlü göremezler. Özellikle de sanatçı takımı bu benzetmeye dahildir. Nereden geldiğine bakmadan, nerede durduğunu yıllar önceden beri buradayım sanarak haddini aşar ve çirkinleşir. Sanat alemi olarak çok kısıtlamak istemiyorum bu her iş alanında, her ilişkide böyledir ne yazık ki…Dünü unutan yarını nasıl görür bir türlü  çözemem…

Biraz kendimden söz edeyim efendim.
Ben hiçbir zaman kendimi unutmadım, geçmişimi bir kalemde silmedim. Bazı çenesi düşükler gibi,paranın rengini görünce bir tarafım kalkmadı, neysem o…
Ben, Serdar Ortaç gibi torna ve tefsiye okudum, sanat okulu mezunu olduğumu iftiharla belirttim. Ve daha ileri giderek diyorum ki; Babamın fotoğrafhanesinde fotoğrafçılık yaparken,biraz daha para kazanmak için geceleri de dayımın minibüsünde muavinlik yaptım.
Kartal-Pendik gittik geldik Çinsinden… Hiç de bu yaptıklarımdan utanmadım.
Foto Muhabiri olarak girdim mesleğe… Çok iyi fotoğraflarla da gazetemde ödüller aldım. Foto Muhabirleri derneği kurucular arasında, ikinci dönem seçimlerde vekilliğini bile yaptım. Şimdi ne kadar neler yaptıklarını bana iletmeseler de biraz emeğim geçti derneğe… Sevgili dostum, önemli foto muhabiri Bülent Hiçyılmaz’la…Yani gazeteciliğin en alt rütbesinden bu işe girdim. Onurla yürüttüm işimi… Bir dilim ekmeğin zor kazanıldığını iyi bilirim.

Ankara 19 mayıs stadının dış sahalarında yağmur-çamur içinde, elimde fotoğraf makinem çoook amatör maç resimledim. Ne güzel günlerdi o günler…
İlk evliliğimde haftalarca patates yemeği yediğimi hiçbir zaman unutmadım.
Sonra ne oldu? O günün önemli gazetesi TERCÜMAN gazetesinin Ankara bürosunda foto muhabiri olarak, Yavuz Donat ustamın dibinde çalışma zevkini yaşadım.
Ardından o foto muhabiri halimde, Semra Özal hanımefendinin gezilerinde yaptığım haber ve çektiğim fotoğraflarla göze girdim. ANAP’ın en şaşalı döneminde Semra Özal,rahmetli Turgut Özal ın dibinde bulundum, görev yaptım. Ama foto muhabirliğimi hiç unutmadım. Dernek için Bülent’le hep bir şeyler yaptım, ürettim.

O dönem Ziraat bankası sponsorluğunda, rahmetli Turgut Özal’ın desteği ile meslektaşlarıma fotoğraf makinesi dağıtımına kaptanlık yaptım ve derneğe gelir elde ettim.
Bülent Ersoy’u evinde kös kös otururken buldum Semra ve Turgut Özal’ın karşısına çıkartım yasağının kalkmasına vesile oldum.

Ardından bu gün sevgi ve saygıyla hatırladığım, zaman içinde arayıp sohbet ettiğim Sualp Kalleci’nin isteği ile AKŞAM gazetesi Magazin müdürlüğü koltuğuna oturdum.
Magazin ilkelerini benim gazetemde çok güzel yaşattım. Bu gün, o günden kalma gerçek sanatçı dostlarımı kazandım. Vefasız olan, el açtığım,hayatını kazandırdığım,nefes verdiğim bir kaçı vefasızlıklarını gösterse de, yukarıda yazdığım gibi vefa onlar için sadece bir semt adı olduğunu anladım. Şikayetçi değilim yanlış anlaşılmasın.

Bu gün GÜNEŞ gazetesinin sayfalarında sevenlerime ulaşıyorum. Eğrileri, doğruları dilimin döndüğünce anlatıyorum. Çok anlattım kendimi sanırım. Bu güne kadar özel yaşantım da hata yapmadım mı/ elbette yaptım. Sevgi dolu yüreğimi sunduğum çok kendini bilmezden yara aldım ama ayaktayım.

Bunlar niçin yazıldı, merak ettiniz değil mi?
Geçtiğimiz günler de bu sitede de yer alan Pakize Suda yazısından sonra Pakize hanım aradı beni… Kendini savundu güya… Benim ona düşmanlığım olup olmadığını sordu. Kendinsini sadece sanatçı olarak tanırım. Yıllar önce yaptığı sahne çalımlarında bir kere bile izlememişimdir. Bu kötü anlamına gelmesin sakın… Sonra ki çalışmalarını hepimiz yakından izliyoruz. Bir programda görev alıyor kendileri… Ve eleştiriye son derece kapalı… Ama kendi başkalarını eleştirirken hiç de o kadar tutumlu değil…

Yakın dostu, belki de onu bu güne getirmede az da olsa emeği olan, hemşehrisi, yakın dostu, kankası Sezen Aksu’yu, köpeğinin ölümüyle ilgil nasıl eleştirmişti. Bu gün Sezen ona küs… Ne o eski dost. Sezen ; Beni telefonla eleştirebilirdi ama gazetedeki köşesinde yazıp,beni suçlu göstermesi af edilecek bir hata değildir.” Dedi.

Şimdi sözü fazla uzatmaya gerek yok. Aynı bina içinde çalıştığımız, bizim bir üst katımızda görev yapan AKŞAM gazetesinin, Kamçı adlı köşesini yazan sevgili Tuğçe Tatiri’nin Pakize Cezalı yazısının bir bölümü işte bana bu yazıyı yazırdı ve Pakize’nin “Bu güne kadar bir şey olamamışsın! Gibi abuk, etrafını görmeyen, ne iş yaptığı belirsiz kimliğine cevaptı bu…
Şimdi Tuğçe Tatari ne diyor lütfen okuyun ve değerlendirin efendim.
“Konu tatsız,hassasiyet had safhada… Ama “Gazeteci yakın arkadaşı da olsa haber değeri taşıyorsa,yazı malzemesi yapar “ mı,yoksa “Asla yapmaz”mı? Diye soracak olursanız o anlayış,habere bakış kişiden kişiye değişir. Kaldı ki PakizeSuda gazeteci-köşe yazarı diğeldir. Neden yazdığının cevabı da sadece kendindedir”

İki satır yazı işte…
İlk önce Pakize hanım ne olduğunu,nereden geldiğini bilecek. O iyi bir sanatçı olabilir. Ama ne gazeteci,ne de  sunucudur. Böyle bir eğitimi olduğunu sanmıyorum. Sanatçı duruşundaki asaleti ise her zaman eleştiriye açık olmasını ön görür.

Benim gibi mesleğinin dibinden gelen birine bu gibi çirkin saldırı da bulunmak onan kendi söylediği sanatçı kimliğine yakışmamıştır.

Lütfen nereden nasıl geldiğimizi bilelim. Pakize hanım mutlaka iyi ve düzgün, İzmirli bir ailenin hanım kızıdır. Ama insanları aşağılamak, konuklarını ağırlarken döver gibi saldırmak gerçekten ona yakışmamaktır.

Ben hadımdı bilirim. Herkese de haddini bilmelerini ön görürüm.
Bu vefasızlık sözüne uyan çokta tanıdığım, bu gün geldikleri yeri bazılarına borçlu oldukları, borçlarını sırf selam,hatırla vermek zorunda olduklarını unutanlara da ithaf olunur.


20.09.08 00:00

henüz puan verilmedi
8538 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.
Diğer Yazıları
Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer