Adnan Polat esip gürlemiş; "İnternet sitelerinden küfür edenler adamsa karşıma çıksınlar."
Başkanın bu tepkisi beni hem güldürdü, hem düşündürdü. Zira patolojik net kullanımı öylesine yaygınlaştı ki, hakikaten duygusal sağlığımızı etkiler oldu.
Bir onlinekolik olarak itiraf ediyorum; en kötü duygusal streslerimden biri şu internet denilen meret. Mevcut streslerime bir de bunu ekledim. Control freakler için hayatın kontrolsüzleşmesinin yarattığı duygusal tramvayı, en iyi, yine bir control freak anlar şüphesiz. Çok şikayetçiyim control freakdaşlarım, çok! En çok da, sosyal yaşamda birlikte olmayı tercih etmeyeceğim insanlarla sanal ortamda birlikte olup, bu zorunlu birliktelik sonucu bel altı vuruşlara maruz kalmaktan.
Sanal bel altı vuruşlara, şöyle en okkalısından tokatla karşılık vermek istiyorum bazen. Nitekim hiç bir duygusal yanıt vermeyen insanın gerçek anlamda yaşadığını kabul edebilmem mümkün değil. Hümanistik bir tepki! Ama şiddet "tu kaka" tabii. İçine atmak desen, başka türlü bir bela. Duygulanım bozukluğuna kapılma sebebi. Şahsen Adnan Polat’ı gayet iyi anlıyor, "kahrolsun klavye kahramaniuslar" diyorum.
Klavye kahramanious ne midir? Bilgisayar kullanmayı bilen bir tür yırtıcı hayvandır efendim.
Özetlemek gerekirse; klavye kahramaniusların en belirgin ortak özelliği edepten nasibini almamış olmalarıdır. Edepsizlikleri, iyi terbiye edilmediklerinden değil, yoksunluklarındandır. Yoksunluklarını klavyenin arkasına saklanarak örtbas ederler.
Klavye kahramaniouslar, yırtıcılıklarının yanı sıra saplantılı hayvanlardır. Saplantılarının kaynağı nihilismdir. Hiçlik yani! Hiçlik öylesine derin bir değersizlik hissi yaratmıştır ki tahripkarlaşmışlardır.
Tahripkar tavırlarının kökeninde ruhsal faktörlerin yanı sıra, çevresel faktörler de ön plandadır. Kendilerine aşırı eleştirel gözle bakmalarından ziyade, eleştirel gözle bakılması da önemli bir faktördür. Kendini koruma insiyakı içinde, hissetmekte oldukları bunalımı azaltmak amacıyla kızgınlıklarını kanalize edecek birilerini ararlar. Bouc emmisaire potansiyeliniz varsa geçmiş ola!
Klavye kahramaniusların bir başka ortak özelliği gerçek dünyada karşılığını bulamadıklarını sanal dünyada yaşamalarıdır. Bazen açlıktan nefesi kokan bir insan, büyük işadamı olarak çıkar ortaya. Bazen içindeki cinsel dürtüleri bastıramayan erkek, dişi olur klavye başında. Asla kendi olamazlar. Kendileri olmaktan mutsuzdurlar. Kendileri olmaktan utanıyordurlar. Farklı bir kişilik sergilemek daha cazip gelir.
Klavye kahramanius denilen hayvan türü farklı kişilikler sayesinde sanal ilişkiler kurarlar. Nasıl ki hacı hacıyı Mekke’de, deli deliyi dakikada bulur, bunlar da bir şekilde birbirlerini bulular. Mutlaka bir liderleri vardır. Lider, en fazla psikopatik özellikleri taşıyandır. Hafif derecede zeka geriliği gösteren diğer klavye kahramaniousların histerikliklerinden faydalanarak kendini yüceltir de yüceltir.
Klavye kahramanius, herhangi bir ideali, fikri veya coşkusu olmadığı için, bir grup liderinin peşinden sürüklenir. Grup hareketinin lideri bir nedenle ortadan kalktığında, tüm hareketlilikleri söner, kaybolurlar.
Örnekleri için; bkz: Twitter. Hani şu acilen İngiliz bilim adamları tarafından incelenmesi gerek platform. Hani şu gezegenin tımarhanesi olan, evet!
Ahu ŞENTÜRK
senturkahu@gmail.com