"Magazin bir gerekliliktir"
Bu ülkede herkesin magazine karşı çıktığını, sorulduğu zaman magazinle ilgilenmediklerini söylemelerine rağmen sanatçıların hayatlarını bizlerden daha iyi bildiklerini anlatıyordu.
Magazin gazeteciliği en zor yapılan işlerden biri ayrıca.
Bir politika muhabiri sanatçıları tanımak zorunda değildi ama bir magazin muhabiri politikacıları yakından tanımak, özel hayatlarını bilmek zorundaydı.
Bir spor muhabiri ünlüler dünyasına dair sırları bilmek zorunda değildi ama bir magazin muhabiri tüm ünlü futbolcuları tanımak, geceleri nerelere takıldıklarını, hangi takıma kaça transfer olduklarını öğrenmek, hangi ünlüyle aşk yaşadıklarını yakından takip etmek zorundaydı.
Bir adliye muhabiri ünlü sanatçıları istihbarat kaynağı yapacak kadar iyi tanımak zorunda değildi ama bir magazin muhabiri avukatları, özel kalemdekileri, hakim ve savcıları istihbarat kaynağı yapacak kadar iyi tanımak zorundaydı.
Diğer birimlerde çalışan gazeteciler insan psikolojisini bilmek için kendilerini eğitmek zorunda değillerdi ama bir magazin muhabiri psikolojileri sıkça değişen şöhretler dünyasına uyum sağlayabilmek için insan psikolojisini en az bir psikolog kadar iyi bilmeliydi.
Yalnızca insan psikolojisini öğrenmekle kalmamalı, alkolün değiştirdiği insanların yüzlerine flaş patladığında nasıl tepkiler vereceğini de tahmin etmeliydi.
Yalnızca bunlardan ibaret değildi bilmek zorunda oldukları, Ülkede ne kadar estetikçi, kadın doğum doktoru, çiçekçi, kuaför, mekan sahibi, site bekçisi, bakkalı, manavı, falcısı varsa hepsini bilmek zorundaydılar.
Bununla da kalmayıp ülkenin dört bir yanındaki havaalanlarında onlara bilgi verebilecek adamları olmalıydı. Taksi şoförleri, otomobil galericileri arkadaşları olmalıydı.
Tüm bunlara ek olarak Taksim’de, Cihangir’de oturan travestilerin hepsini olmasa bile bir kaçını tanımalıydılar.
Ve son olarak mafya babalarının kimler olduğu konusunda mutlaka bilgi sahibi olmalıydılar. Çünkü ünlüler dünyası yalnızca sanatçılardan ibaret küçük bir dünya değildi.
Politikacıların- Futbolcuların- İş adamlarının sıkça dahil olduğu geniş bir dünyaydı…
Hiçbir kurum ve kuruluş kötü değildi, dolayısıyla magazin gazeteciliği de kötü bir meslek değil.
Kötü olan insanların bu sektörleri kötü amaçlı kullanıp çirkinleştirmeleri…
O kişiler piyasadan temizlenmediği sürece daha çok insanın canı yanar; üretimden bihaber ‘SANATÇIKLAR ‘ sanatçı olarak değer görür. Özel hayatlar ayaklar altında çiğnenir, saygı, erdem, aile, aşk, sevgi ve buna benze birçok kavramın içi boşaltılır.
Suna ÜÇKARIŞOĞLU
Sunauckarisoglu3@gmail.com