Ölümle yaşam arasında kalmak, ölmediğini düşünmek ve bunu çevresine inandırmaya çalışmak ya da ölmediği halde çevresindekilerinin, onun öldüğüne inanması... Bu hafta vizyona giren "After Life (Diriliş)" tüm bur soruları içinde barındıran bir yapıttır. Gerilim türü filmlerin bilinen oyuncularından Christina Ricci, başrolde yer almaktadır. Liam Neeson gibi deneyimli bir oyuncu da ona eşlik etmektedir.
Sıradışı bir konuya hakim olan yapıtta mantık hatasının çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Filmi izlediğiniz vakit sizin de benim gibi düşüneceğine inanıyorum. Filmde; ölüleri cenaze merasimine hazırlayan Eliot adında bir cenaze müdürü vardır. Ölülerle iletişim kurduğuna inanan doktorun katil mi, hasta mı yoksa iyi biri mi olduğuna inanmak zordur. Filmlerde gizem yaratmak, yönetmenlerin çok hoşuna gitmektedir. Herşeyi sona bırakarak süprizler yaratmak, bu tarz filmlerde mevcuttur. Ama, böylesine mantıksız bir gizeme de gerek yoktur.
Anna, sevgilisiyle sorunlar yaşayan psikolojik sorunları olan tipik bir kadını canlandırmaktadır. Bir kaza sonucu ölür. Ölür diyoruz çünkü; hastaneden öldüğüne dair raporu alınmıştır. Ama gel gör ki kadın ölmemiştir. Ölmediğini cenaze müdürüne anlatmaya çalışmaktadır, yalnız müdür ölülerle konuştğunu düşünerek buna inanmamaktadır ya da inanmak istemiyordur.
Anna, uzun uğraşlar sonucunda ölüme yenilmeye ve buna inanmaya başlar. Çünkü, bu şekilde düşünmesinde haklı, mantıksız yere kendini bir ölü sedirinde görüyor. Onu kurtarmak için çok mu geç kalınır bunu izleyerek göreceğiz elbette.
Film, çok ağır ilerlemektedir ve türünde belirtildiği gibi gerilim sahneleri çok azdır. Filmde kurgu denen şey yoktur. Bir kişinin ne tür bir süreçten sonra cenaze merasimine kadar gelebildiğini görmememiz çok kötü. Konusu; gerçekten çok ilginçtir. Güçlü bir senaryo ile, iyi bir yapıt olabilirdi.
Filmin devam niteliğinde olduğunu belirtelim. Zaten, son sahnesi devamının çekileceğini göstermektedir.
Ricci, filme çok yakışmıyor. Daha güçlü bir oyuncu tercih edilebilirdi. Diğer oyuncuların yanında çok sönük kalmaktadır. Ricci’nin, artık gerilim filmleri bırakıp, komedi filmleri tercih etmesi gerekiyor. Yüzünün ve tipinin komedi filmlere daha çok yakışacağını düşünüyorum. Bu sektörde de başarılı olamazsa kör, topal, yaşlı bir zengin bularak emekliye ayrılmasını öneriyorum.
Filmin, bu hafta vizyona giren "Piranalar"ın gölgesinde kalacağına inanıyorum. Filmi, daha izleme imkanın bulamadım. Ama, Alexandre Aja gibi çok ama çok başarılı bir yönetmenin elinden kötü bir filmin çıkacağına inanmıyorum.
Ramazan ayının sıcak günlerinde, sağlıklı huzur dolu günler diliyorum...İyi haftalar!
Mehmet İvecen / ivecenmemet@yahoo.com