Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Oscar'ları İzliyoruz..




Herkes, herşey, şıkır şıkır. Birbirinden güzel kıyafetler, saçlar, herkes biribiriyle yarışıyor..
Geçen yıl aşırı dozdan hayatını yitiren Heath Ledger’in Oscar kazandığı ilan ediliyor..
Salonda bir çok kişinin gözlerinin yaşlandığı görülüyor. Böylesine genç, yetenekli, hayat dolu birisinin ölümü herkesi çok üzüyor. Annesi, babası ve kızkardeşi onun adına Oscarı almaya sahneye geliyorlar.. Yüzlerine bir bakışta o anne ve babanın acısını hissedebilirsiniz..
Ayakta zor duruyorlar..

Heath Ledger ardında 2 yaşında kız çocuğu bıraktı, uyuşturucuya kurban gitti.İstanbul’da doğan büyüyen, geceleri gezen tozan, belli bir kesimin bildiği şeylerdir ünlü olmanın özenilecek bir şey olmadığı..

Orada burada rastlarsın bir çoğuna, görürsün gecenin sonunda ne hale geldiklerini..
Yüksek egolarının onları ne komik hallere düşürdüğünü izler, gülersin, bazende üzülürsün hallerine..  İçlerinde çok değerli, doğru düzgün olanlarıyla da tanısır, arkadaş olursun bazen..

Bazen de çok yakından tanıdığın birisi ünlü oluverir, onun değişimini izlersin, iyi veya kötü..
(içlerinde benimde çok sevdiğim harika, zeki, çok yetenekli olanları da var. Onları bu katagorilerin ve bu yazının dışında tutuyorum )

Onları taklit etmenin salaklık olduğunu, belli bir eğitim düzeyinde olanlar tabii ki bilir.

Ama gelgelim köyündeki evinde anasının dizi dibinde büyüyen, bir gün artist olmayı düsleyen bir genç kız için durum çok farklıdır..

Hayatında hiç görmemiştir o pırıltılı yüzlerin maskesiz hallerini.

O dergilerde gördüğü renkli gecelerin sabahının, pisliğini bilemezler..

Arkalarında onları koruyan, destekleyen aileleri olmazsa yok olur giderler..

O şehrin göbeğinde doğup büyüyen bir çok gençte, tuzaklara yem olabilir, hiç ummadıkları bir anda ayakları kayabilir.

Ünlü olmak hayaliyle, hiçbir eğitimi olmadan, ailesinden kaçarak, hatta bazen ailesinin de izniyle, uzak şehirlere gelen bazı gençleri bekleyen acı sonlar olduğunu hepimiz biliyoruz.

Kiminin hayatı bir apartman girişinde bir kurşunla son bulur, kimi kötü yola düşer, kimisi uyuşturucu batağında kolunda bir sırıngayla bulunur..

Hele ki bu yaşadığımız çağda sırf iç organları için kaçırılıp organları alındıktan sonra ölüme terk edilenler bile var.

Yurt dışında iş imkanı var diye kandırılıp vaya kaçırılıp, dünyanın bir köşesinde seks kölesi haline dönüştürülenler, Amerika’da son günlerde en çok konuşulan konu "Human trafficking" ..

Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak gün geçtikçe zorlaşıyor. İşte o yüzdendir ki sanatçı topluma örnek olmalıdır lafını sık sık duyarız.. Sırf sanatçılar değil, medya önünde olan herkes yaptığına ve söylediğine dikkat etmek zorundadır.

Çünkü onları örnek alıcak bir takım gençler var. Düşünsenize 18, 19 yaşındayken siz de kendinizi dünyanın en akıllı insanı zannetmezmiydiniz? Büyük hayalleriniz vardır, herşey sizin eksenizde döner, dünyada ki her güzel şey sizin için yaratılmıştır..

Umutlu, heyecanlı, aşk doludur o yaşlar.. Gerçekler, acılar ve ölümler uzaktır.. Ölüm o yaşlardayken bize hiç dokunmaz, ZANNEDERİZ.

Taa ki sizin gibi hoplayıp zıplayan, kelebeklerle dans eden bir yaşıtınızı ölümün kollarına uğurlayana kadar anlamazsınız. Ölümün aslında genç, yaşlı diye ayrım yapmadığını.. Taa ki kendi ailenizden birini yitirene kadar bilmezsiniz ölümün gerçek yüzünü.. Yokluk hissinin, nasılda yüreğinizi paramparça ettiğini. Hiç bir zaman o acının geçmeyeceğini ancak kendi kanınızdan bir yürek, artık atmayınca anlarsınız.. Büyümek iste bu saydığımız bir çok nedenden dolayı zordur, sancılıdır..

Belli bir olgunluğa erene kadar herşey heyecan verici ve çok dramatik olabilir. Ne zamanki üniversite biter, iş hayatına atılırsınız, tek başınıza kendinize bakmak zorunda kalırsınız işte o zaman gerçekten büyümeye başlarsınız. Hele ki kendiniz anne baba olduğunuzda iste o zaman anyayı konyayı anlarsınız.. Bir anda büyürsünüz, daha bir duygusallaşır fakat herşeye çok daha bambaşka bir açıdan bakmaya başlarsınız.

Ben anne olmadan önce bilmezdim bu tür korkuları.. Gazetelerde gördüğüm ölü çocuklar beni hep acıtırdı da , bağıra bağıra ağlatmazdı.. Kaybolan, kaçırılan, tecavüze uğrayan çocukları her gördüğümde gözlerimden yaş değil, kan damlar anne yüreğime.. Hele ki uyuşturucuya kurban giden gençler, çocuklar ne olacak. Kim vericek o gencecik hayatların hesabını?..

"Anneliğin en zor yanı ne?" diye sorsanız, size vericeğim cevap, "evladımı dünyanın bunca kötülüğünden nasıl koruyacağım korkusu" olur... Ünlü bir şarkıcımızın yazar kızı buyurmuşlar; "Deniz Sekinin CD sını alın dinleyin, ah ne duygusal, ahh ne yumuşak yürekli bir kız, destek olalım Deniz Seki’ye" vs gibilerinden zırvalamışlar kendileri..

Aslında seviyorum da bazı yazılarını, sempatik bir kız, istiyorum bay doğruyu bulsun, anne olsun vs amaaaaa iste bazen de "Ne dedin sen, ne dedin bakiiimmm!" durumu yaratıyor bende yazarımız.

Arkadaşınıza, dostunuza, zor durumda kalmış bir tanıdığınıza tabii ki yardımcı olun, elinizden ne gelirse yapın. Benim de sevdiğim bir arkadaşım zor duruma düşse, bende koşarım. Ama ismi uyuşturucuya karışmış birisinin CD’ sının reklamını yapmayın ne olur. Tabii ki kimse kimseye özenmesin. Herkes kendisi olsun.

Olsun da, biz olsun dediğimiz zaman olmuyor iste.. Deniz Seki uyuşturucu kullanmaktan yakalandı.. Belki de satıcılıktan vs hüküm yiyecek (cezası ve yaptığı eylem kesinleşmedi)..
Özenilecek bir şey mi??... Tabii ki değil..

Allah kimseyi düşürmesin. Allah annesine, babasına sabır versin.. Bir çoğumuz için, acınılacak bir insan Deniz Seki..  40 yaşına gelmiş bir kadın, parti biteli çok olmuş, hala farkında değil..
Hatalarının ardı arkası kesilmiyor.. Hatalar genç yaşlarda yapıldığında affı kolay oluyor, ama yaşı 40 olmuş bir insanın yaptığı hatalar hafife alınamıyor.. Evli bir adamla birlikte, çocuğu yok, eğitimi lise düzeyinde bildiğim kadarıyla ve hapiste.. Özenilecek nesi var  ki Deniz Seki’nin..

İnsanlar hatalar yaparlar, hepimizin hataları olmuştur, olucaktır da.. AMA HATALARINIZ TOPLUM HUZURUNU, AHLAKINI VE SAĞLIĞINI BOZUCAK DÜZEYE GELMİŞSE HATALARINIZIN SORUMLULUĞUNU BİLMEK, GEREKLİ CEZAYI ÇEKMEK ZORUNDASINIZ..

Evli bir erkekle beraber olması değil, bunu toplum önünde arsız ve şuursuzca yaşaması bir çoğumuzu rahatsız etmişti.. Yoksa böyle bir şeyi yaşayan ne ilk nede son kişi olacak Deniz Seki.. Uyuşturucu kullanması da aslında bizi çok ilgilendirmez, göz önünde olduğu için haber niteliği vardır,  Allah kurtarsın der geçeriz.. Ama eğerki satıyor, şebekeye vs yataklık yapıyorsa iste o zaman savunulacak bir durumu yoktur kendisinin.

Ey Deniz Seki dolaylıda olsa bir çocuğun, bir gencin kanına girdiysen, cezanın çok ağır olmasını yürekten dilerim... Bu lafım toplumu zehirleyen bütün uyuşturucu tacirlerine. Yok eğer ki kimsenin kanına girmediysen, bir an önce hatalarından arın kendini ve aileni daha fazla üzme.

Senin anlayacağın dilden söylersek, "Kop gel günahlarından"

Neden bazı sanatçılar farklıdır, onları daha çok sever ve sayar toplum? Sevaplarını da, günahlarını da kendi içlerinde yaşamış olmaları yüzünden. Halkın ve basının gözünde hiç bir zaman küçük düşmemiş olmalarıdır sırları.

İlahi adalet.

Daha öncede söylemiştim, yine söylüyorum "Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste"


25.02.09 00:00

henüz puan verilmedi
8766 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer