Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Paraya Dönüşen Değerler!




TRT genel müdürü İbrahim Şahin göreve geldiğinden bu güne geçen zamana baktığımızda bazı gerçekleri görmek çok mümkün.

Şahin doğruyu yaptı diyorum ben…

Bu güne kadar reytingleri hiç düşünmeyen, aldığıyla yetinen, tabii bu arada reklam gelirlerini fazla düşünmeyen bir yönetim tarzı vardı TRT’de…

Ama gerçekler öyle değil.

Reklam pastasından pay almak ve reytingler de önemli sıralarda görünmek bir hayli önemli.
Reklam veren şirketlerin, ne kadar doğru olduğu, bu gün tartışılan reyting karmaşasında ki görüntünün reklamlara da yansıması bir o kadar gerçek olmasa gerek.

Görünen o ki; 2008 yılında 33 trilyon reklam geliri elde eden TRT ye karşılık diğer kanallar 60 trilyon bir gelir elde etmiş…

TRT bu güne kadar fazla önemsemiyordu. Görünen oydu.

Zira, devlet yardımının hissedilir şekilde arkada olması bazı şeyleri sıkıntıya da sokmuyordu hiç kuşkusuz.

Bu gün öyle değil ama…

TRT de gözle görünür bir şekilde atılımlar söz konusu ise gelir- gider hesapları da ortaya dökülmeliydi.

Her ne kadar reyting kaygısızlığı görünse de gerçek öyle değildi.

Ve start verildi, reyting aldatmacası ortaya serildi.

Bu gün, reyting ölçümlerini yapan kuruluşlarla TRT mahkemelik.

Doğruları bulma adına yapılan bir hukuk savaşı denebilir buna…

Pasta’dan pay almak için yapılan bir savaş ta denebilir.

Şöyle baktığımızda TRT’nin yurt genelinde verici sayısının üstünlüğü ve son zamanlar da yapılan kaliteli programların nasıl reytinglere yansımadığı durumunda bir şeylerin olduğuda malum…

Bu işi karıştıranlar kimler…

Bu işi karıştıranları aramak için start verin genel müdür tu-kaka olunca ortaya atılan iki programın hilekarlık yalanları sergilendi son tahlil de ki’ özellikle yakından tanıdığım, ub gün TRT ekranlarında huzura gelen “Çılgın kanal’ın” yapımcısının adının geçmesi başta beni bir hayli şaşırttı desem yalan olmaz…

Yasemin Nak mı denek satın aldı? Olacak cinsten değil…

Bu arada; Yasemin Nak savcılığa baş vurdu.

Şimdi TRT  reyting ölçümleri yapan kuruluşlarla mahkemelik dedik ya, TRT verdi ya mahkemeye… Aldığım bilgiler dahilinde o kuruluşlarda TRT’yi mahkemeye vermeye hazırlanıyorlarmış…

Deneklerden birkaç yüzün açıklamaları geldi gözümün önüne…

Bir hanı bakın neler söylüyor;
“Bize ölçüm yapan kuruluşlardan gelip para teklif ettiler. Benim evimde iki tane ölçüm cıhazı var. Biri salonda diğeri oda da… Bazı programlardan da gelenler oldu. Bir sunucu kızımız, bir önemli ismin programından gelen telefonlar…”

Akıllarda kalan bu deneklere nasıl ulaşıldığı?

Ama, ölçüm aletlerinin işportalar da satıldığı da göz önüne alınırsa; (Bir yapımcı öyle diyo )
anlatılacak başka bir şey kalmıyor.

Neden bu kadar sıkıntı oluşuyor biliyor musunuz?

Reyting yapmadığı için 2. 3. bölümde kalkan diziler ve bir iki program sonra kalkan emek verilen yapımlar… Bu yapımda emeği geçenlerin gırtlaklarına girecek, evlerine götürecekleri alın terlerinin bir anda silinmesi…

Hoş şey değil bunlar…

Halk kimi, nasıl, ne zaman, nerede seyredeceğini o kadar iyi biliyor ki…

İbrahim Tatlıses’ın bağırdığı gibi…“Gece yaptığım program sonrası sokakta yürüyemiyorum. Ne kadar güzeldi program diyen binlerce insanın hücumuna uğruyorum ama reytinglere batığımda “İbo şov” yok  bu nasıl iş”

Hakikaten nasıl bir iş?

Gelelim bu reyting için yapılan bir takım kültür bozukluğu yaratan programlara…

Israrla üzerine gidiyorum belki ama doğruları bulmaksa bulalım.

Tekrar ediyorum, görüntünün güzel olması, o çocukların inanılmaz güzel sesleri ile, tavırları ile çıkıp ekranlarda boy göstermesi, görüntü olarak, şov olarak iyi olabilir de bir milletin kültür zaaflarının hali ne olacak?

Genç beyinlere verilen dozajın, o çocukların büyüdükleri zaman nasıl bir ruh hali sergileyeceklerinin halini bu günden görmemek, hangi reyting, hangi yeşil dolarları hesaba indirmenin durumlarıyla iş değerdir.

Bazı değerler için bu kadar içten olmamak hoş durmamaktadır.

Sunuculara bir göz atın, programın içinde…

Erol Evgin’in duruşunda ki asilliği görmemek tabiî ki abesle iştigaldir.

Pınar Altuğ ise bu güne kadar sunumuyla üstlere oturmasına rağmen, giydiği, özellikle evlenip,özellikle çocuk doğurduktan sonra, anne olduktan sonra giydiği kıyafetlerle ki’ özellikle çocukların sıra, sıra yarıştırıldığı bir programda ki kıyafetlerine hangimiz onay veririz. Evgin’le merdivenden inerken, neredeyse iç çamaşırlarının görünmesine ramak kalan şekil ne programa konseptine, nede bir annenin stiline uymaktadır.

Nereye gittiğimizin farkındalığını fark edememek budur işte…

Bakınız! Küçük çocuk yarışmayla ilgili ne diyor?

“Şarkılar sonrası çiğ köfte partileri yapıyoruz”

Bu günden ünlü olduklarının altını kendileri çiziyorlar.

Ünlü ağabeyleri gibi çiğ köfte partilerinde koşturma canın, bu gün renkli ama yarının nasıl bir görüntüsünü teşkil eder acaba?

Çok güzel hareketler bunlar değil bence…

Zor dostum zor…

Vehbi Dinçcan


06.06.09 00:00

henüz puan verilmedi
7307 kez okundu

0 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.
Diğer Yazıları
Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer