Gökhan Türe’nin Mehmet Okur nefreti depreşmiş gene. Bunca yıldır yabancı basınla iç içedir, Memo’yu karalamak için kaleme aldığı “2006 ruhu riske atılır mı?” başlıklı yazısı gibi;Müslüm baba kıvamında arabesk, bir o kadar romantik yazıya rastlamış mı acaba? Haberturk çıkarken “kavgaların gazetesi” olacağını savlıyordu ama Türe Federasyonun türettiği dedikoduların kavgacısı olmuş çıkmış. Tanyeviç’in basın sözcüsü olsa Milli servetimize daha ölçülü, ayarlı saldırı yapardı. NBA yıldızımız Mehmet Okur’un, milli takıma karşı olumsuz olduğunu söylediği bütün tavırlarını, biz zaten aynı angaje kalemlerden okuduk, dinledik. Basketbola dair en ufak bilgisi, yaşanmışlığı olmayan sürü sepet kişi TV’lerde kamuyu alehte dolduran oturumlar yaptılar.. KENDİLERİ PİŞİREREK YEDİLER MEMO’yu. “Memo,ülkesinin milli forma altındaki değil, NBA’deki gururu olmayı tercih etmiştir” diyor. Kime? 12 Dev Adam Efsanesini’nin en devine. İnsan da biraz sıkılma olur.“Diğerleri hayvan mı?”anlayışsızlığında ki Bogdan koç takıma çağırmayacağını açıkça deklare ettikten sonra zorla mı gelseydi Mehmet Okur takıma?
Hem sonra nasıl muhteşem bir netice almışız bu “2006 ruhlu Okur’suz kadro” ile söyler misin?Kararsız, ilkesiz(Kerem Tunçeri bir turnuvada “yaşlı” tu kaka diğerinde “kurtarıcı”) oyuncunun şöhreti altında komplekse giren bu koç takıma verse verse limon ruhu verir. O’nun derdi jart jurt edebileceği gençlerle sahaya çıkmak. 2010 takımını yapıyorum sınama yanılmaları hep fısladı.
Şairin kadınlar için söylediği gibi “Ne 2010 takımları vardı ki aslında hiç yoktular”. “Memo, özet olarak, Milli Takım dönemi geldiğinde hep sakattır !” demek ayıp ötesi haksızlıktır. “NBA kondisyoneri ile özel çalışarak aşırı yüklendiği için 2005’de Sırbistan’da döküldü” diyorsan bana o turnuvada dökülmeyen var mıydı göstermelisin.
ONU ALIP,KİMİ ÇIKARMALI ? diye gülünç ötesi gabi bir de sorusu var Gökhan’ın. NBA’in dışardan en isabetli 3’lük atan 4 numarası Mehmet gelince, saydığı çocuklar yıi içinde ki ve çalışmalarda ki performansları değerlendirilerek kimin nihai kadroda yer alacağı belirlenir. Bu işler böyle yapılır bu kararlar böyle verilir Gökhan. Kıdem,deneyim seçme etmenleridir mesela ama ruh çağırma yapılmaz. “Yıldızların apoletleri diğerlerini bozuyor” vb. gibi lafların çağdaş ülke milli takımlarında yeri yoktur. Hoş O ülkelerin spor basınında da senin ki gibi “Yıldız Kıskanma” yazıları yazmazlar ya o da ayrı.