Değerli sanatçımızın anısına saygıyla ...
Çoğu henüz bebekken ölen on ikisi kız, altısı erkek tam 18 kardeşin en küçüğüdür Sevim Çağlayan... 9.Haziran.1934’te Konya’da dünyaya gelir.. Babası Mustafa Avni Bey komiser olduğu için ailecek Konya’dan Giresun’a ve en son Ankara’ya yerleşirler... 12 yaşında çok zengin ve kendisinden hayli büyük avukat Namık Ambarcıoğlu ile evlendirilmek için ailesi yaşını dört yaş büyütür. 4 sene süren evliliğinin ardından profesör doktor İlhan Bumin ile evlenir. Eşindeki sanat kabiliyetini farkeden Bumin, Sevim Çağlayan’a Mithat Fehmen’den şan ve piyano dersleri aldırmaya başlar.. İlhan Bumin’den boşandıktan sonra Ankara Radyosu imtihanlarına girer ve kazanır. 2 yıl kadro bekledikten sonra Sevim Çağlayan adı radyolarda duyulmaya başlar. Babasından gizli olarak imtihana girdiği için “Çağlayan” soyadını kullansa da babası Mustafa Avni Bey radyodaki Sevim Çağlayan’ın kızı olduğunu öğrendiği günden itibaren kızıyla ölümünden kısa bir süre önceye kadar hiç görüşmez. Babasıyla annesini aynı yıl içinde kaybeder Sevim Çağlayan...
Acı dolu taraflarını sanatıyla örtbas eder, gülsede bir yanı hep için için ağlar... 1958’de iyiden iyiye isim yaptığı sıralarda milli basketçi Yılmaz Gündüz ile evlenir. Yılmaz Gündüz eşini sahneye çıkması yönünde teşvik eder ve Çağlayan radyodan istifa ederek İstanbul Kazablanka Gazinosuyla anlaşır.
Yılmaz Gündüz karısının menajeri gibidir.Sahnelere yenilik getirmek gerektiğini,yalnızca kulağa değil gözede hitap etmenin icap ettiğini söyleyende odur. Bir gün kapağında Jayne Mansfield’in olduğu Hayat mecmuasını eşine gösterir ve “Sevim bu elbisenin aynısını yaptıracağız” der. Teklifi önce garip karşılasada dünyada kabul görmüş bu olayı sahnelere taşımanın garip olmayacağını düşünür. Ankara’nın ünlü terzisi Mükerrem Hanım’a sipariş verilir ve aylar süren bir çalışma sonucunda kıyafet hazırlanır. Ankara Göl Gazinosunda istiridye kabuğundan sahneye çıktığında üzerinde vücudun sadece kapatılması şart kısımlarını örten transparan bir kostüm vardır. Bu kostüm yüzünden hem gazino kapatılır hemde Çağlayan halkı tahrik ettiği gerekçesiyle karakolluk olur.
Güzelliğiyle Yeşilçam’ın da ilgisini çeker. Ahmet Mekin ve eşi Yılmaz Gündüz ile birlikte başrolü paylaştığı “Sokaktan Gelen Kadın” filmiyle sinemaya adım atar ve altı yedi filmde başrol oynar.
Yılmaz Gündüz ile olan ilişkileri, kıskançlık kavgaları basına sıkça konu edilir.. Yılmaz Gündüz’den ayrıldıktan sonra 9 ay kadar müzisyen Cengiz Coşkuner ile evli kalır..
Kimi resmi kimi imam nikahlı toplam 13 kere evlenir.. Her evliliğinde çocuk sahibi olabilmek için büyük çabalar sarfeder. Geçirdiği üç ameliyat netice vermeyince İtalya’da Sophia Loren’in doktoruna bile muayene olur. Annelik özlemini 2 erkek evlat sahibi olarak dindirir. 1960-1965 yılları arasında Türk sahnelerinde en yüksek noktalarda sürdürdüğü müzik yaşantısını evladını Almanya’da okutmak için yurtdışı sahnelerinde devam ettirir. 10 sene sonra döndüğü Türkiye’de eski rüzgarını bulamaz ve yavaş yavaş şöhretten uzaklaşır.
Zamanında “şahane kadın” lık namını en güzel şekilde taşıyan, şanı şöhreti en güzel devrinde yaşayan sanatçının ölümü yalnız yaşadığı evinde yapayalnız olur...
2000 yılının ocak ayında dünyaya gözlerini yumar Sevim Çağlayan.. Ardında meşhur ettiği onlarca şarkı bırakmaz ama namı nesiller boyu yürüyecektir.. “Şahane Kadın Sevim Çağlayan” .. “Şahane Kadın” unvanıyla maruf O şahane kadın...