Harika bir hafta diliyerek başlamak istiyorum yazım, umut dolu olsun herkes için..
Herkesin birbirinden nefret ettiği bir dünyada yaşıyoruz..
Bu insanoğlu ne ister birbirinden neyi paylaşamaz bir türlü anlayamamışımdır..
Benim gibi anlayamayan daha milyonlarca insan vardır eminim..
Özellikle son zamanlarda tüm dünyada ciddi bir karmaşa var, sadece dünya değil yan komşumuzla bile kavga ettiğimiz bu dünya’yı istemiyorum ben...
Yüzyıllardır insanın insana yaptığını en vahşi hayvanlar birbirine yapmamıştır..
Nasıl bir genetik yapımız var anlamakda zorlanıyorum!..
Düşünsenize kimyasal silahlar üretiliyor.. İlaç satmak için yeni yeni gripler türetiliyor.. Uyuşturucu üretiliyor...
Geçen gün trafikte iki araba yanyana durmuş içindeki kocaman, kocaman adamlar yumruk yumruğa kavga ediyorlardı..
Düşünsenize evde sevdikleri onları beklerken...
Sanal Dünya’da zaten herkes birbirine küfür kıyamet, herkes birbirinin açığını kolluyor...
Bu Dünya’ya çocuk getirilir mi? Mutsuz, umutsuz çocuklar...
Kimsenin kimseye tahammül edemediği, eşlerin bile birbirlerine tuzaklar kurduğu herşeyin çıkara dönüştüğü bir dünyayı kim ister?
Sorsanız herkesin nefret ettiği birşey var.. Haber sitelerindeki haberlerin altına yorum yapan insaları görmüyormusnuz ne kadar nefret dolular...
Adeta nefret kusuyorlar geçen gün bir spor muhabiri TV’de anlatıyordu twitter hesabını kapamış çünkü çocuğun ölsün diyenler olmuş!..
Bu ne öfke neden herkes nefret dolu bilemiyorum...
Bildiğim tek şey bir zamanlar hippiler varmış.. Çok önemli bir akım başlatmışlar hümanist bir akım, insan sevme akımı, ama nedense günümüze kadar gelememişler çünkü, nefret ve sevgisizlik daha ağır basmış anlaşılan..
Keşke günümüze kadar gelebilselerdi.. Keşke bu kavga ve nefret yerine savaşmayın sevişin diyen bir nesil olsaydı...
Savaşa hayır demişler dedikçe itilip ezilmişler onlara bitli uyuşturucu müptelası damgası vurulmuş..
Hippi, yaşam tarzı aslında bugünkü mutlak retçiliğin temellerini atan bir oluşumdur.
Dünyanın üzerindeki tüm bitki, hayvan ve insanlara ait olduğunu kabul eden apolitik bir görüştür.
Kendilerine asla sınır koymayan, var olan tüm yetkilileri reddeden, komün hayatını savunan özgülükçü bir harekettir. 1960 lı yıllarda dönemin komünist ve faşist yapılanmalarına karşı çıkan, özgürlüğün bireyin kendi içinde olduğunu savunan ancak uygulamaları ile anarşist düşünce tarzından ayrılan düşünce biçiminin gerçek yaşama dönüştüğü bir yaşam tarzıdır..
Bir akım olarak incelendiğinde ise, hippilik özellikle psikanalist Eric fromm tarafından gelmiş geçmiş en tutarlı hareket olarak kabul görmektedir. Çünkü "çiçek çocuklar" özgür aşk savunuculuğunun, barış yanlılığının tüm gereklerini yerine getirerek, inandıklarını yaşamaktan hiçbir zaman çekinmemiş ve genelgeçer ahlâkın bütün karşıtlığına birliktelikleriyle karşı koyarak alternatif bir hayatı sürdürmeyi başarmışlardır.
Bu yaşam tarzının en şaşırtıcı yanlarından birisi olarak da komün yasayan hippi gruplarının üyelerine tek tek bakıldığında hiçbirinin cebinde metelik olmamasına karşın rahatlıkla hayatlarını sürdürebiliyor oluşları gösterilir.
Şimdi bana sorarsanız ben bu kötülüklerle dolu dünyada hippi olarak yaşamayı tercih ederim...
Nefrete yer olmayan bir dünya istiyoruz... Hem de çok istiyoruz..
Sevgilerimle..
Hilal CEBECİ...