Bir masal gibi.
Belki bir şarkı.
Ama adı yok bu şarkının.
Türkiye’de genel de bu gibi ilişkilere iyi gözle bakılmaz. Ne kadar “aşağı sokaklar” da bu gibi çarpık ve gizli ilişkiler yaşansa da, Hüsnü efendinin kendi tabiri ile ünlülere bu kadar sardırmanın anlamını anlamak.
Bir de şu yönden bakalım mı?
Ünlü olmanın sorumluluklarını bir, bir yazıp altını çizelim mi?
Kimler size özenip, kaçı sizin yolunuzda ilerlemek için projeler üretirken, sevdiğim dediğin kadının elinden tutması ile gündeme gelişinle, bindiğin lüks arabalar, karına açtığın lüks kuaför salonları bir özlemin doruğa ulaşması ve kendini kaybetmenin görüntüsüdür bu…
Sana saygı nasıl duyuyorum Hüsnü Şenlendirici?
Yaptığın albüm ve çaldığın klarnetinle kalplere girdiğinde o yaptığın muhteşem üflemelerin ve kalplerdeki yerin.
İşte orada öylece kalacaktın sevgili Hüsnü.
Sonra yaptıkların, yaşadıkların, çocuklarının annesine çektirdiklerin, pazarlıklar ve rezillikler tüm güzellikleri alıp gidiyor ve gitti.
Deniz seki’ye ne verdin peki?
Aranızdaki ilişkileri biz bilemeyiz.
Deniz açıklıyor; “Evet içiyordum” ve devam ediyor; “Çok pişmanım”
İşte madem Denizi çok seviyordun. Deniz senin “her şeyindi” o vakit bu illetten onu kurtarman, uzaklaştırman olacaktı.
Sen ne yaptın peki?
Hiç ilgilendin mi bu konuyla?
Rest çektin mi?
“İçersen seni terk ederim” dedin mi?
Bunu yapmanı beklerdim ben.
Seda Sayan programına bağlanıp, uykudan kalkar kalkmaz ki’ ben olsam gözüm uyku tutmazdı. Zira sevdiğim kadın bir mağdur durumda parmaklıklar ardında bulunurken sıcacık yatağımda yatamazdım. Ahkam kesmek ve tehditler savurmak, abla dediğin Seda’ya aba altından sopa göstermek hangi ahlak ve intizam şartlarına uyar. Ayıp oldu.
Biraz eğri oturup doğru konuşmakta yarar var.
Yükselişin baş döndürmesine kapılıp gitmenin faturası ağır oluyor ne yazık ki.
Sanatına saygıda kusur edilirse ben onların karşısına dikilir, bildiğim ve anladığım kadarıyla sana elimden geldiğince sahip çıkarım.
Ama baş dönmesi ile kendini kaybetmek ve çocukların olmasına rağmen çarpık bir hayat yaşamak bazı şeyleri alıp götürüyor ne yazık ki…
Oysa o üflediğin ve bir hayli güzel üflediğin klarnetinle sen bizi Avrupa’da aslanlar gibi temsil etmen, parmakla gösterilmen gerekirdi.
Bu gün nelerin peşinde koşuyorsun.
Ya Deniz Seki?
İçim acıdı resmen Deniz’in haline. Ne olacağı belli olmayan ve sonu (İnşallah kötüye gitmeyen) bir yolda ilerlemenin zorluklarını bu gün yaşarken üzücü.
Ki’ Deniz Seki denen sanatçı gerçek sanatçıdır. Beste yapar, söz yazar ve güzel okur.
Neden bunlar be kızım?
Seni Allah hem ceza evinden kurtarsın, hem de Hüsnü beyin elinden kurtarsın.
Bırak ailesi ile mutlu o.
Ailesi de onunla… Herkes kendi hayatını yaşasın. Sen kaderin cilvesini yaşıyorsun bil bunu.