Sanal âlem deyip geçmeyin, anyayı da Konya’yı da anlıyorsun twitter denen sanal âlem de. Herkes çala kalem içini döküyor… Masumca dökülen iç değil çoğunun ki, illa çatacak birilerini buluyorlar. Çatanların çoğu ünlü ya da ünü’nü kaybetmiş bulmaya çalışanlar! Bir de ünlü olmak için çatıp duranlar var. Bazen yazılanları okuyunca “yazık, pes doğrusu, sen de ünlü olacaksın” demekten insan kendini alıkoyamıyor.
Biliriz ki, renkli dünya da şanını sürdürmek için, yükselmek ya da yükseldiğin yer de kalabilmek için, sittin senedir kurallar aynıdır! Ya birilerine çatıp kavga çıkaracaksın, ya sevgili ile skandallar yaratacak ya da soyuna bildiğin kadar soyunacaksın…
Çok önceleri bu kurallar etkin oluyordu, sanatçılar ve ünlüler için… Özel hazırlanmış senaryolarla yapılan resimli röportajlar, ya da basının da haberdar olduğu yer ve mekânı belli olan yerler de yaratılan skandalların sanatçı ve ünlülere katma değer sağlamışlığı vardır. Onları beğenenler, hayran kitleleri, bu röportajlarda ki söylemlerin planlı, yaratılan skandalların ise el emeği göz nuru olduğuna çok da mahal vermediklerinden sevdikleri, beğendikleri sanatçı ya da ünlüyü daha da merak edip onların değerlerine değer katıyorlardı.
Bu kurallar sanal âlemde de sürdürülüyor sürdürülmesine de gözden kaçan bir şey var, zaman değişti! Artık herkes her şeyin daha kolay farkına varabiliyor…
Sanal âlem’in twitter’ı, sanatçıyı, ünlüyü, ünsüzü, ünlü olmak isteyeni, hayranlarıyla buluşturdu ve kaynaştırdı. Esasen herkesi, her kesimi buluşturdu. Bu buluşmadan herkes memnun…
Sanatçı, ünlü ya da ünlü olmak isteyenler, direk hayranlara ulaşmanın, onlarla paylaşmanın tadını çıkarıp, takipçi hayranlarının sayısını yükseltmek için onları her gün kucaklıyorlar, e dedik ya kural bu! Müşteriyi arttırmak lazım, hayran aynı zaman da ticari düşünülünce müşteri oluyor haliyle, albüm çıkınca alacaklar ya da sevdikleri, hayran oldukları sanatçı ya da ünlü diyelim yarışmaya katıldı ona sms yollayacaklar, ya da TV kanalın da program yapıyorsa, e reytingleri tavan yapacaklar falan işte… Bu durum da hayran, müşteri olmuş oluyor.
Hayranlar da sevdikleri, beğendikleri, sanatçı, ünlü ve ünlü olmak isteyenlere sadece bir tık uzaklıktalar, twitter onlara bu imkânı verdi. Hayallerin de dolaştırdıkları, değerlerine değer kattıkları sanatçı ve ünlülerle artık dip, dibeler! Onları, kendi ağızlardan çıkan ve onları temsil eden cümlelerle tanıma ve anlama fırsatı buluyorlar…
Bu sanal yakınlık, sanatçıya, ünlüye dezavantaj, hayrana da avantaj oldu… Eskiden kadın ya da erkek çok ortalar da dolanınca büyükler “bu niye bu kadar ortada, orta malı mı oldu?”derlerdi. Söz meclisten dışarı ama adap böyleymiş…
Sanal âlem de ünlü ve sanatçıların bıçkın, saldırgan, ona buna çatan; dalga gecen halleri, kızınca hayranlara yani müşterilere burası benim sayfam kim çağırdı?” Git” diyişleri, hayranlarının onlara olan saygısını yerle bir ediyor, hayran takipçi sayısının kaç olduğu çok da önemli değil bu durumda, görüyoruz ki yaptıkları işler de bu hayran takipçi sayısının gölgesi bile gözükmüyor! Çoğunda da bu böyle! Dedim ya “zaman değişti” sanal deyip geçmeyin! Kimse aptal değil! Herkes her şeyin farkında! Boş kavgalar ve çatmalar, sahte kabadayılık artık prim yap mı yor!
Sanatçı, ünlü, ünlü olmak isteyenler, siz birilerine gülüp, tiye alırken, onlar da size verdikleri değerleri geri alıyorlar haberiniz var mı? Hayran “MÜŞTERİ” saygı bekler, saygı yoksa sevgi de yok! Herkes en az sizin kadar akıllı unutmayın!
Ne Zaman Büyük Adam Oluruz? Karşımızdakinin de en az kendimiz kadar akıllı olabileceğini tahmin ettiğimiz zaman.
MADAM Lily
madamlily1@gmail.com