Anasayfa Magazin Güzeller Galerisi Video Galeri Foto Galeri Güncel Kadınca
sacitaslan.com facebook sacitaslan.com twitter

Ülkü Üst’ün Muhteşem Dönüşü…




O efsane ‘Beyaz Kelebekler’ grubunun belirli dönemlerde değişen bayan solistlerinin en sevileni, en şıkı, en zarifi ve en meşhuru…

Ülkü Üst’ün hayat hikayesi bir çok Yeşilçam filmine konu olan bir çok televizyon dizisinde anlatılanlardan çok daha farklı ve çok daha özel…

Annesi ve kardeşleriyle gayet mütevazı bir hayat süren Beyoğlu’nda okuldan sonraki saatlerde bir konfeksiyon mağazasında çalışan, ayrıca Türk Sanat Müziği dersleri alan Ülkü Üst 1969 yılında ilk kez dayısı tarafından gazinoya götürüldüğü ve efsane ‘Beyaz Kelebekler’ grubuna dahil olduğu günü şöyle anlatıyor ‘‘Tesadüfe bakın. Beni dayım iki gün önce gazinoya götürüyor. İlk defa gazinoya gidiyorum ve Beyaz Kelebekler’i dinliyorum. Ayy! Bunların solisti ben olsam, ne kadar güzel ben de beyazlar giyerim, onlarla şarkı söylerim, diyorum. Hatta işyerimdeki arkadaşlara anlatıyorum. Birkaç gün geçmeden Turgut Akyüz geliyor ve bu teklifi yapıyor! Ben de ailemle konuşayım, dedim. Onayladıktan sonra beni Taksim Gazinosu’na götürdüler. Orhan Gencebay da oradaydı. Beni dinleyip beğendiler. Gencebay eliyle OK işareti yaptı. Çıkıp şarkı söylediğim zaman tir tir titriyordum. Sesimle, sempatikliğimle beni sevdiler...’’

Üniversitede okuyan altı genç; Altan, Rıfat, Behzat, Ender, Bülent ve Ercüment tarafından kurulan daha sonra müzisyen Turgut Akyüz’ün katılımıyla güçlenen ‘Beyaz Kelebekler’e dahil olduktan sonra deyim yerindeyse hayatı değişen Ülkü Üst; gerek güzel sesi, gerek zarafeti gerekse şıklığıyla izleyen herkesi kendisine hayran bırakıyordu… Öyle ki bir dönem grubuyla birlikte çalıştığı Maksim Gazinosu’nda assolist Behiye Aksoy; kuliste Ülkü Üst’e övgüler yağdırıyor ve şık kıyafetlerin kendisine ne çok yakıştığıyla ilgili güzel sözler söylüyordu…

Ülkü Üst’le birlikte müzikseverlerce çok sevilen “Bütün Aşklar Tatlı Başlar, Yapma Bu Nazı, Bu Seni Özleyişim, Buğulu Gözler, Benim de Bir Canim Yok mu?” gibi şarkıları plak yapan ‘Beyaz Kelebekler’ grubu, 1970 yılında bir turneye giderken korkunç bir trafik kazası geçirdi. Grubun üç elemanı Rıfat ve Altan Eke kardeşler ile Behzat Kutlu’nun öldüğü kazanın ardından bir müddet daha ‘Beyaz Kelebekler’ ile çalışan Ülkü Üst daha sonra tek başına sahne ve plak çalışmaları yapmaya başladı.

Atlas Plak’a okuduğu “Dönmedin Sevgilim/Ümit Rüzgarı” ve Saner Plak’a okuduğu “İn misin Cin misin / Tövbeler Tövbesi” 45’likleri beğeni toplayan Ülkü Üst; tek başına sürdürdüğü sahne çalışmalarında da izleyicilerince ayakta alkışlanıyordu…

Ülkü Üst şöhretin doruğunda olduğu bu yıllarda Bursalı zengin bir ailenin oğlu olan Ali Sarpkan’a gönlünü kaptırdı…

Ali Sarpkan’a olan büyük aşkı ile mesleği arasında bir seçim yapmak zorunda kalan Ülkü Üst; tercihini kalbinden yani Ali Sarpkan’dan yana kullandı. Ardından plak ve sahne yaşamına nokta koydu…

Ülkü Üst o yılları şöyle anlatıyor… “Onu çok sevdim. Müziği bıraktığım için içim ağladı ama şöhret gerçekten zordu. Her gün gazeteyi açtığımda olur olmaz haberlerle karşılaşmaktan bıkmıştım. Bir adamı sevdim. Onunla evlendim. Çocuklarımızla mutlu bir aile olduk…”

Ülkü Üst evlendikten ve müzikten uzaklaştıktan bir süre sonra kendini oyalamak için, eski mesleği olan konfeksiyonla uğraşmaya başladı. Açtığı ‘Kelebek Modaevi’nde gelinlik ve şık gece elbiseleri diken Ülkü Üst en az müzikte olduğu kadar el sanatlarındaki becerisiyle de takdir topladı…

‘Hayattaki en değerli varlıklarım’ dediği çocuklarıyla gurur duyan Üst; torununa da büyük bir aşkla bağlı olduğunu söylüyor…

Annesiyle birlikte gayet sakin ve mutlu bir hayat sürdüren Ülkü Üst şimdilerde muhteşem bir dönüşe hazırlanıyor…

Allah vergisi güzel sesinin yanı sıra; el sanatı, oyunculuk gibi pek çok yeteneğe sahip ‘komple’ bir sanatçı olan Ülkü Üst sevenleriyle tekrar buluşacağı ve yeni nesile kendini hatırlatacağı projesini “Kendi diktiğim kıyafetleri giyeceğim; en sevdiğim şarkıları söyleyeceğim ve oyunculuk yeteneğimi de sergileyeceğim muhteşem bir sahne şovu projem var. Şunun altını çizerek söyleyemek istiyorum ki şimdiye kadar yaptıklarım bundan böyle yapacaklarımın binde biri bile değil…” sözleriyle anlatıyor…

Ülkü Üst’ün hayat hikayesi bir çok Yeşilçam filmine konu olan bir çok televizyon dizisinde anlatılanlardan çok daha farklı ve çok daha özel…

Bir genç kızı andıran güzelliği ve sonsuz enerjisiyle muhteşem bir dönüşe hazırlanan Ülkü Üst’ün hayat hikayesinde başarılarla dolu bir sanat yaşamı, özenle yetiştirdiği evlatları ve mutlu bir aile hayatı var…

Kadri Erçetingöz / kadrizm@gmail.com


27.10.10 00:00

1 kişi 5 puan verdi
8486 kez okundu

2 Yorum
SİTEMİZDE İÇERİK YORUM ÖZELLİĞİ KALDIRILMIŞTIR.
timsah
28.11.2010 10:10
-1
beğenen:0 beğenmeyen:0 (%0)
+1
sanırım yeni bir yazıya ihtiyaç var...
timsah
01.11.2010 08:59
-1
beğenen:0 beğenmeyen:0 (%0)
+1
Merhaba sevgili Kadri köşeni dikkatle okuyan ve takip eden biriyim.Bizlere unutulmuş ve unutulmaya yüz tutmuş ama unutulmaması gereken sanatçıları hatırlatarak önemli bir misyon üstleniyorsun.Bir ağabeyin olarak köşenin devamını, misyonunun okur ve yönetim tarafından anlaşılmasını diliyorum
Sevgili Kadir, Ülkü hanım tamam da asıl ele alman gereken biri daha var naçizane,SEMRA İLETEN, Semra hanım hem Beyaz Kelebekler in en son solisti, en güzel sesi olanlarından biriydi ve güzel kadındı.Şimdi İngiltere de yaşadığını duydum, orada bir barda sahne alıyormuş, çok enteresan sahne kıyafetleri giyerek tek başına muhteşem işler çıkarıyormuş. Sesinde ve fiziğinde en ufak bir değişiklik ve deformasyon olmamış.
saygı ve sevgimle.
timsah gözyaşları.
Diğer Yazıları
Günün Haberleri


GÜNDEMDEKİLER : Kim Kardashian   Ahu Yağtu   Esra Erol   Acun Ilıcalı   Kenan İmirzalıoğlu   Muhteşem Yüzyıl   Bülent Ersoy   Gülben Ergen   Beren Saat   Suskunlar   Saba Tümer