1926 yılında Amasya’da dünyaya gelen İrfan Özbakır; soyadını baba mesleğinden almıştır. Amasya’da bakırcılık yaparak hayatını kazanan babası Ziya Bey, aynı zamanda Amasya Musiki Cemiyeti’nin üyesidir.
Babası bir gün o sıralarda 7 yaşında olan oğlu İrfan Özbakır’ı kolundan tutup Saathane binasına götürerek ona “Haticem Saçlarını Dalga Dalga Taramış” adlı şarkıyı söyletir. Sesi mikrofonlardan tüm Amasya’ya dağılan Özbakır, bu küçük konserden sonra babasıyla birlikte Musiki Cemiyeti’ne katılıp şarkı söylemeye devam eder… Bu dönemlerde Ali Şener, Rasim İstanbul ve Mustafa Türköver’den dersler alır.
Yaşantısını iki devreye ayıran Özbakır vefatından önce kendisiyle gerçekleştirilen bir röportajında şöyle konuşmuş… “Askerden önceki günlerim müzik yönünden azap dolu dönemlerdi. Bugün bile yolda nota yazılı bir kağıt görsem eğilip alırım… O yılları düşünün, Amasya’da çalışmak için nota yok… Bekliyorum, gezici bir grup gelince ellerinden yalvar yakar ellerinden notaları alıp günlerce çalışıyorum. Bu iş askere gidince kadar böyle sürüp gitti. Çocukluk yıllarımın bana verdiği üzüntüyle bugün oldukça zengin sayılan nota kütüphanemi oluşturdum…”
Özbakır askerlik vazifesi sırasında; Harbiye Orduevi’ne dağıtımı çıkınca İstanbul’da araya sora Hafız Cavit Bey’i bulur… Hafız Cavit Bey; İrfan Özbakır’dan hiç para almadan kendisine 10 yıl boyunca ders verir.
1947 yılında askerliğini bitiren ünlü bestekar bir daha Amasya’ya dönmez. İstanbul Belediye Konservatuarı’nın Türk Müziği bölümünü bir anda üçüncü sınıfa atlayarak iki yılda bitirir... 1954-1961 yılları arasında radyoda çalışan İrfan Özbakır; 1949 yılında ilk bestesi olan “Boğazın Hisarları Sahile Yükseliyor”u yaratır.
Ve besteler besteleri izler…
Günümüzde hala hep bir ağızdan söylenen: ‘Ömrümce Hep Adım Adım’, ‘Sensiz Kalan Gönlümde’, ‘Meyhanelerde Akşam Olunca Beni Ara’, ‘Bir Sen Kaldın İçimde’, ‘Yine Efkarlıyım’, ‘Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor’, ‘Aşkın İçimde Bir Rüya’, ‘Kapandı Birer Birer’, ‘Yosun Rengi Gözlerin’ gibi pek çok esere hayat veren İrfan Özbakır’ın besteleri; başta efsane assolist Behiye Aksoy olmak üzere; Gönül Yazar, Emel Sayın, Bülent Ersoy gibi pek çok sanatçı tarafından seslendirilir…
Emel Sayın, Ayşe Tunalı, Muazzez Ersoy gibi müzik dünyamızın pek çok ünlü sesine hocalık da yapan İrfan Özbakır; sahnede de pek çok sanatçıya uduyla eşlik etmiştir…
Hayatını Yüksel Özbakır ile birleştiren ve bu mutlu evliliğinden; müzik öğretmenliğini seçen Ümit adlı oğlu ve Bilgehan isimli kızı dünyaya gelen İrfan Özbakır 2003 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yummuştur…
Değerli bestekar vefat etmeden önce kendisiyle gerçekleştirilen bir söyleşi de kendisi için beste yapmanın ne ifade ettiğini bu anlamlı sözlerle özetlemiş…
“Beste yapmak duygu işidir. Ben günlerce tek bir nota yazamam… Ama bir bakarım gece yarısı uyanmışım göğsüm dolu dolu. Yataktan kalkar, çalışmaya başlarım. Kısacası masa başına beste yapmak için oturulmaz. Besteci içine ilham perisi düşünce oturur masa başına. Beni arkadaşlar Rastçı İrfan diye çağırır. Ama her makamdan beste yaparım. 150 adet plak olmuş eserim var. Plak olmayanları da sayarsak bestelerim 1000’in üzerindedir…”
Kadri Erçetingöz / kadrizm@gmail.com