Evlilik, bir yaştan sonra hayatı boyunca insan hayatının en önemli parçası olacaktır hiç kuşkusuz, ve tüm insanlar ömür boyu mutlu ve huzurlu olacakları inancı ile evlilik hayatına başlarlar. Belli bir süreden sonra, gerek hayat şartları, gerekse dış etkenlerden dolayı veyahut altından kalkılması çok güç olan bazı durumlarda eşler birbirlerini anlamakta veya kendilerini ifade etmekte zorlanabilirler, bu durum ister istemez aralarındaki sevgi ve saygı bağlarında tahribata yol açabilir, bunun doğal sonucu olarak ya aralarında kırgınlıklar, küskünlükler ve uzaklaşmalar, bazende ayrılıklar yaşanır. Hiç kimse günün birinde eşinden ayrılacağı inancı ile evlenmez, ömrünün sonuna kadar mutlu ve huzurlu bir evlilik hayali ile oturur nikah masasına.
Her insanın hayatı boyunca inişli, çıkışlı, şanslı, şanssız yılları olacaktır, evlilikle beraber bu yıllar olumlu yada olumsuz olarak kendini gösterecektir. Çünkü eşlerden her birinin şanslı veya şanssız yılları ayrı olarak hesaplanır. Birinin şanslı yılı başlarken diğerinin durgun yılı başlıyabilir. Burada yapılacak en doğru şey, olabilecek durgun yada şanssız yılları önceden belirleyip gerekli önlemleri almaktır. Burada alınacak önlemler, eşlerin birbirlerine karşı daha anlayışlı davranmaları hoşgörülü olmaları ve olabilecek aksilikler karşısında birbirlerine destek ve yardımcı olmalarıdır. Bunun sonucunda, olabilecek her türlü aksiliklerin ve istenmeyen küskünlüklerin, ayrılıkların önüne geçildiği görülecektir.
Fikir ayrılığına neden olan etkenlerden biride çocukların durumlarıdır. Kız veya erkek ayrımı yapmadan çocukları kendi kişilikleri ile oldukları gibi kabul etmektir. Genelde anneler kız çocuklarını kendileri gibi, babalarda erkek çocuklarını kendileri gibi yetiştirme arzusu ve hevesi içerisindedir (bütün aileler olmasa bile büyük çoğunluğu bu düşünce içerisindedir ve son derece doğaldır) fakat kabul etmemiz gerekirki, her ne kadar kendi çocuklarımız olsalarda onlarında kendi kişilikleri ve allah vergisi yetenekleri vardır, bizim isteklerimiz doğrultusunda gelişmelerini istemek yerine onları, kendi yetenekleri doğrultusunda desteklemek ve onlara yardımcı olmak, bizimde hayatımızı tahminlerin ötesinde kolaylaştıracak ve mutluluğumuzu arttıracaktır. Nasılki zoraki yaptığımız işler bizlere mutluluk vermiyorsa aynı şey çocuklarımız içinde geçerlidir, eşler evlilik hayatlarında ne kadar mutlu olurlarsa olsunlar, çocuklarının hayatındaki mutsuzluk ve olumsuzluk dolaylı yoldan onlarında olumsuz yönde etkileyecektir. Çocuklarda allah vergisi olan yeteneği olumlu yönde des teklemek ailelerin mutluluğunu bir kat daha arttıracaktır. Tüm insanlara hayat boyu huzur ve mutluluk dileklerimle.
Celalettin İpekbayrak
MİMOZA yaşam merkezi
Tel:0212 249 96 83