Kadın olarak dünyaya gelmek, kimilerine göre hayatı bir adım geride takip etmek demektir. Geçmişten günümüze halen birçok toplumda, kadın ikinci sınıf kategorisinde yer almaktadır. Hiçbir söz hakkı tanınmayan kadınların zor durumu üçüncü sınıf dünya ülkelerinde geçerliliğini korumaktadır. Birçok müslüman ülkesinde, kadınlar üzerinde erkek egemenliği halen devam etmektedir. Bu durum, kadın-erkek eşitliğini bozmaktadır. Ne mutlu ki, ülkemizde cahilliğin hüküm sürdüğü bölgeler hariç kadınla erkek arasında eşitlik kanunlar çerçevesinde hükümlülüğünü sürdürmektedir.
Akademi tarafından Oscar’a aday gösterilmesi beklenen "The Stoning Of Soraya M (Soraya’yı Taşlamak)" belki de bir takım tepkiler alınır korkusuyla adaylığı gerçekleşmemiştir. Birçok ülkede vizyona bile giremeyen film, nihayet bütün eleştiri oklarını ortadan kaldırırarak ülkemizde vizyona girmeyi başardı.
Filmimizin konusu "Recm"dir. Birçok müslüman ülkesinde, kadınların zina yapması neticesinde uygulanan bir ceza sistemidir. Bir erkekle yasak ilişkisi neticesinde uygulanan bu cesa sisteminde, kadın suçsuz da olsa bu ceza maalesef gene de uygulanmaktadır.
Amerikan yapımı olan film, İran’da geçmektedir. Gerçek bir hikayeden alınan filmin konusu; haber için İran’ a gelen bir gazetecinin, bir köyde arabasının bozulması sonrası yaşanan gelişmeler bizlere aktarılmaktadır.
Bu köyde, bir kadın yargısızca recm edilmiştir. Recm edilen kadının teyzesi, köye gelen gazeteciyle yaşanan bu olayları paylaşma imkanı bulmuştur. Amaç, bu köyde yaşanan bu çirkin olayı tüm dünyaya duyurmaktır.
Filmin müzikleri, yaşanan acı dolu sahneleri daha da yaralamaktadır. Gözyaşları içinde izlenilecek olan bu film, kadının bizler için ne kadar değerli bir varlık olduğunu göstermektedir.
Anne-çocuk ilişkisi, erkek ve kız çocuklarının anneye olan bakış açısı o kadar iyi işlenmiş ki, tamamen ders verme niteliği taşımaktadır.
Sahneler, çok işten ve bir o kadar da doğal çekilmiştir. Sürükleyici yönü, gerçekle örtürşmesinden dolayı zihnimizde yer edinmektedir. Özellikle Recm sahnesi vahşet dolu ve gerçekle bire bir örtüşmektedir.
Kadınlarımıza, annelerimize, kızlarımıza bakış açımızı daha da belirginleştirmek için bu filmi mutlaka izlemenizi öneriyorum. Sevgiler!
Mehmet İvecen /ivecenmemet@yahoo.com