ABD’den korkutan üç senaryo

1. Senaryo: 2021’de aşamalı olarak azalabilir. 2. Senaryo: Sonbaharda ikinci büyük dalga gelebilir. 3. Senaryo: Vakalar ve ölümler devam edecek.

423 okunma

Milliyet Gazetesi'nin haberine göre Çin, Vuhan’dan yayılan yeni tip koronavirüs Kovid-19 salgını dünyada 3.3 milyondan fazla kişiye bulaştı. Salgında 235 binden fazla kişi yaşama veda etti. Kovid-19 hastalığına yakalanan 1 milyonu aşkın kişinin iyileştiği salgınla mücadele için ülkelerin aldığı önlemler sürerken yanıtı en çok merak edilen soru yine “Normale ne zaman dönebiliriz?” oldu. Sayısız senaryolar yazıldı, sayısız modellemeler yapıldı. Ancak bu sorunun “tek bir yanıtı” yok. ABD Minnesota Üniversitesi Bulaşıcı Hastalıklar Araştırma Politika Merkezi’nin (CIDRAP) önde gelen pandemi uzmanları bu soruya yanıt bulabileceğimiz üç farklı senaryo hazırladı. Senaryo raporunu, CIDRAP Direktörü Mike Osterholm, Harvard Üniversitesi’nden pandemi uzmanı Dr. Marc Lipsitch, CIDRAP’ın medikal direktörü Dr. Kristine Moore ve 1918 İspanyol gribi salgınının anlatıldığı “The Great Influenza” (Büyük Grip) kitabının yazarı tarihçi John Barry ile birlikte kaleme aldı. Osterholm, CNN International’a yaptığı açıklamada “Bu şeyin hemen biteceğini düşünmek mikrobiyolojiye aykırı” dedi.

Kademeli bağışıklık

Raporda, Kovid-19’un yeni olması nedeniyle kimsenin bu hastalığa karşı bağışıklığı olmadığı belirtilerek, şu tespitlere yer verildi: “Sürü bağışıklığı insanlar arasında kademeli olarak gelişeceği için salgının süresinin 18-24 ay olması muhtemel. Kuluçka döneminin daha uzun olması, daha belirtisiz yayılması ve R0 değerinin (bulaştırma katsayısı) daha yüksek olması nedeniyle Kovid-19 gripten daha kolay yayılıyor.”

Hükümet yetkililerinin halka salgının yakında sona ereceğini söylemekten vazgeçip ilerisi için hazırlık yapmasının istendinği raporda, ikinci senaryoya göre hazırlık yapılması önerildi.

İşte o senaryolar:

“Birinci senaryo: 2020 baharındaki ilk Kovid-19 dalgasını yaz boyunca ve sonrasındaki bir-iki yıllık süre içinde küçük dalgalar izler. Salgın 2021’de bir noktada aşamalı olarak azalır.

İkinci senaryo: İlk Kovid-19 dalgasını sonbahar ya da kış mevsiminde daha büyük bir dalga izler. 2021’de bir veya iki küçük dalga daha görülür: Bu model hastalığın yayılıp sağlık sistemleri üzerinde baskı oluşturmasını engellemek için sonbaharda salgını yavaşlatma önlemlerine yeniden başvurulmasını gerektiriyor. Bu model, 1918-19 salgınında görülenle benzerlik taşıyor.

Üçüncü senaryo: Salgın yavaş yavaş devam edecek. Salgını yavaşlatma önlemlerinin yeniden uygulanmasını gerektirmiyor. Ama vakalar ve ölümler devam edecek.”

‘75 yaş üstüne acil servis yok’

Yaşlı nüfusun yoğun olduğu Avrupa’da milyonlarca kişi huzurevlerinde kalıyor. Kovid-19 salgınında vaka ve ölüm sayısının yüksek olduğu Almanya, Fransa, İtalya, Belçika ve İspanya gibi ülkelerde salgının merkez üssü huzurevleri oldu. Yüzlerce kişi bakımevlerinde Kovid-19 hastalığından can verdi. Pek çok Avrupa ülkesinde yaşlıların “ölüme terk edildiği” tartışmaları sürerken Fransa ile ilgili bir iddia ortaya atıldı. Ülkede haftalık yayımlanan Le Canard Enchaine gazetesi, Fransız hükümetinin 19 Mart tarihli, 75 yaş üstü kişilerin acil servislerde bakımına sınırlama getirilmesini öngören bir tavsiye genelgesi hazırlandığını yazdı.

‘Gerekirse tercih açık’

Gazetede iddia edilen haberde bu önerinin daha çok genci kurtarabilmek ve acil servislerde kapasitenin üzerine çıkılmaması için alındığı ifade edildi. Haberin 22 Nisan’da yayımlanmasının ardından ülkenin saygın gazetelerinden Le Figaro’nun ulaştığı hükümet yetkilileri böyle bir genelgenin varlığını yalanladı. Fransız Sağlık Bakanlığı, Le Figaro’ya bu yönde bir genelgenin olmadığını açıkladı. Ancak iddia ülkede büyük ses getirdi. Haberde, söz konusu genelgenin uygulandığına kanıt olarak Paris’teki hastanelerin genelge tarihi öncesinde ve sonrasında kabul ettiği 75 yaş üstü hasta sayısı gösterildi.

Buna göre, başkent Paris’te 21 Mart öncesinde yoğun bakıma alınan hastaların yüzde 19’u 75 yaş üstüydü. Buna karşın, 5 Nisan’da bu oran yüzde 7’ye düştü. Haberde ismi açıklanmayan hasta bakıcıların sözlerine de yer verildi. Paris’te çalışan ve gazeteye konuşan bir hasta bakıcı, kendilerine “70 yaşında ve 40 yaşında biri arasında seçim yapılması gerekirse tercihin açık olduğunun” söylendiğini aktardı.