Açgözlüler ve Açıkgözler

'... Her şey onların olacak, yoksa çok kızıyorlar, açgözlülük kendine her şeyi hak görme noktasında artık her boku istiyorlar, kahramanlık dahil!"

171 okunma

KAYDA GEÇSİN

Dünyadaki ‘Açgözlü‘ lük heryerde  açgözlü  insanların dayanışmasıyla ayakta duruyor , Açgözlüler baskın güç olarak iyi Amerika’lıları da rahatsız ediyor, bizler dahil dünyadaki iyi insanları da.

Malum Açgözlülere yettiremezsin , dünyayı yeseler doymazlar. Çok boktan kalitesiz bir insan türüdürler.

Bizler ekonomik krizden ziyade yoğun açgözlülük krizi yaşıyoruz şu anda, parayla pulla filanda alakası yok açgözlülüğün, sosyal bir epidemi.

Ne yapacağız bunlarla bilmiyorum.

Her şey onların olacak, yoksa çok kızıyorlar, açgözlülük kendine her şeyi hak görme noktasında artık her boku istiyorlar, kahramanlık dahil!

Alamazlarsa iftira dahil yapmayacakları yok.

Ak Parti iktidarı bilhassa tepemize çıkarttı, şimarttı bunları hiç darılmaca yok. Ne istedilerse aldılar.

Açgözlülerin fink attığı ortamda hangi sanat, entelektüelizmden bahsedebiliriz bunları bir kalem geçiniz, o ödüller filan hikaye kendi kendilerine ‘güzel insanlar’ yaratabileceklerini nasıl düşünebildiler .

Nitekim sanat halka bedava hale getirilirken sanat adıyla para kazanan sahtekarlar sınıfı yaratıldı.

Birde dünyanın aksine off, hatta off off prime time da yuvalanmış ve prime time da tek bir başarısı olamayan ama bütün reklam kampanyalarının yıldızları var ki halkın yıldızları olmaları matematik olarak imkansızdır, bu konu önemli devam edeceğiz. Birde dayatma prime time müsamere ‘yıldız’ ları var ona da geleceğiz hala dil pabuç köşe bucak laf yetiştiriyorlar.

Derinlik olmayınca eğreti entelektüellik ise, iki anektod, bir fıkra, bol atmasyon laflarla tam bir rezillik oluyor, geçenlerde bu dönemin ‘bilge’ lerinden biri dizmiş karşısına saf Müslümanları bir otel salonunda, medya ile ilgili ‘bakın ne demiş’ diye  eski bir basın gurusunun ağzından tamamen uyduruk olduğu tespit edilmiş, yüzlerce defa yazılmış lafları dizdi.

Neye güveniyor, bilgisizliğe. Salladı durdu, eh köyde köpek yok deyneksiz gez!

Hoşa giden laf duyunca alkışlama huyu var bu iktidar Müslüman’larının, doğru yanlış bakmıyorlar, bu bakımdan da içler acısı bir saflıkları var ve utandırıyorlar. Allah’tan akıl isteyeceklerine bu aptallardan istiyorlar. Danışman kadrosundan geçilmiyor, danışmanlar ülkesi olduk.

Eğitim ise  analitik düşünceyi öğretmeyince okullarda harcanan vakit de boşa oluyor, aslında bu okulların topunu kapatmak en iyisi, sen sağ ben selamet.

Kızlar için ayrı okul, erkekler için ayrı okul derken, şayet cinsiyete göre okul olacaksa Trans’larda kendi okullarını isteyebilirler, hangisiyle uğraşacağız, kapat gitsin.   

Biz şimdi önemli meselelere bakalım, Erkan Tan mecburi izne ayrılmış diye iddialar var.

Tam ‘oğlu’, İmamoğlu, belediye başkanı oldu böylece Erkan Tan 2. kere mürüvvet gördü, aa birden yok oldu!

Fakat güvenilir kaynaklar Yeni İstanbul Belediye başkanımızın ‘Bulduğum Herkesi Kucaklarım Projesi' kapsamında  Erkan Tan’ı mehteran bölüğüne yeni çorbacıbaşı yani komutanı olarak atayacağı dedikodularıyla çalkalanıyor.

Erkan Tan  bu görevi çoktan hakketti, eğer gerçekleşirse her gün ‘verecek‘ mehteri ama ‘oğul’ başkan babasını mehteranın başına getirirse şık olur mu, hani belediye başkanı oldu önce babasını mehterana atadı gibilerden iltimas gibi olur mu endişeleri varmış. Bunlar hep mış, muş. 

Gelelim açgözlülerimize, iki yüzlü, onlardan değilmiş gibi yapan ama Atatürk düşmanı olanlar, güya laiklikleri ile kefil olarak çok verimli bir iş birliği yaptılar iktidarla, yapılan işler sanatsal ve ticari başarı ile ters orantılı yıllarca devam etti, şiştikçe şiştiler, şimdi nasıl çözüleceklerine kerteriz alıyorlar.

Burada dikkat çeken bir para kaynağı durmadan ürettirdi bu değersizliği, beni aşar, buyrun hadi aslan gibi sosyolog, siyaset bilimciler, onlar sussa devlet masak var bu böyle kalmaz güvenlik meselesidir.

Anti - entelektüelizm AKP ve Cemaatin medya ve TRT ile birlikte yürüdüğü güçlü döneminde karşı entelektüelizm gibi sunuldu.

Hatta şimdilerde AKP başarısızlığını bu entelektüellerin dışlanmasına bağlayanlar var, entelektüel varmış da dışlanmış, bu asrın şakasıdır gülme ihtiyacımızı giderebiliriz! 

Kimileri için ise iş paradan ibaret değil, artistik bir hırs söz konusuydu, bu daha da beter tehlike.

Zira uyanıkların parayı kazanıp aptal, yeteneksizlerin  kendini sanat yapar zannettiği fırsat zamanları sunuldu.

Kıç korkusu vatanseverleri türedi, en utanmaz işbirlikçi açgözlüler bunlar çünkü aynı zamanda açıkgözler ve aldattıkları hem iktidar hem muhalefet böylesini yutmak için her iki tarafında gerzek olması lazım, artık her iki taraf için namus meselesi oldular. 

Bu zihniyetin düzenekleri, yayıldığı televizyonlarda sonunda sahiplerini yediler!

Tıpkı AKP ve Gülen Cemaati gibi patronlarda kendi yarattıkları medyanın kurbanı oldular, elbette aralarında çok değerli insanlar vardı, açgözlülük debisine dur diyemediler ve boğulup  gittiler.

Liyakat yerine sırtını politik gücün ulufelerine dayayan hırs, açgözlülük, açıkgözlülük yanlız kendini değil kendisine güvenen politikayı, politikacıları, sermayeyi de çökertiyor.

Hele  demokrasiyi: ‘Benim iyi organize olmuş dayanak bulmuş cehaletimin, yeteneksizliğimin senin yetenek ve bilgin kadar hakkı vardır, sıra bizde‘ diye tarif edenler duman ettiler ortalığı  ve hala ekranlardalar.

Önce medyayı, sonra cemaati bitirdiler ve şimdi AKP’yi bitirmekle meşguller.

Açık konuşayım, ne oy vermediğim AKP için üzülmek, eleştirmek işim, 

Ne de düşene bir de ben vurayım demek,

CHP bu şartlarda ne yapacak diye yeterince merak ediyorum, matrixin dışına çıkamıyor üzülüyorum ve aynı filmi çevirmekten yorulmadılar.

Şiddi esas sorun aç gözlülük,

Bu açgözlülüğun dibi yok, ihtiyaçları bitmiyor, tatmin olmaktan uzaklar.

Açgözlülük adaletsizliği getirdi, demokrasi bütün rolleri oynamak isteyen açgözlülerin aracı olabilir mi, sanatçıdan politikacıya kim olurlarsa olsunlar.

Sorun para ötesi, neticede para ne şeytan ne melek, insanın gerçekte ne olduğunu ortaya çıkartan bir enerji formu nitekim zenginleştikçe yoksullaştı, köreldiler ve ülkeyi körelttiler.

Açgözlülükleri medyada uzun zamandır  manşetlerde, kendileri yoklar ama açgözlülükleri devam ediyor.

Hep isteme halindeler, devletten,  belediyeden, sermayeden, halktan, yoksuldan, zenginden açgözlülük bu, dur durağı yoktur ister.

Ama iyi, güçlü devlet yönetimi, açgözlüye göre yönetmez!

Para kazanmanın sırrı filan da yok, korkakların yaşadığı bir dünyada  cesur olmak yeter, insani değerler filan diye büyük laflar etmeyeceğim, veya faşizmi para üzerinden anlatmaya kalkmak da bana çok akıllı gelmiyor lakin açgözlülük kendi kozasını topluma örüyor ve toplumu bu kozaya kapatıyor.

Ve Nagehan Alçı, şimdilerde Ali Babacan tarafından  kurulacağı ayyuka çıkartılan partinin , Özgürlük ve Hukuk partisi mi neymiş adı, ‘nomenklaturası’ ile ilgili bir yazı yazmış, hayrola bu yeni partinin sözcüsü mü oldu diyeceksiniz ben bilmem öyle şeyleri.

Ama ‘Nomenklatura’ diye bahsettiği bolşeviklerin bürokratik eliti.

Liberallerin çok sevdikleri Rahmetli Özal’ın da Türkiye’de bitirdiğini sandığımız ama tam aksi  güçlendirdiği ‘Dar Çevre’den başka bir şey değil, yani esamesi okunmayan ama devamlı dayatılan esame listesi, Türkiye’nin politbürosu, ‘Nomenklatura‘ diyince daha bir şey olmuş, bir bu eksikti!

Listede kimler var merak bile etmem alternative diye Babacan, Gül, Davutoğlunun düşünüldüğü politik ortam kendini değiştiremezken kendisini var eden dar çevreyi mi değiştirecek!

Ama Bir İçim Su Hanım’ın bak sen şu liberal kurnazlığına!

‘Dar Çevre’ye Bolşevik devriminden başka bir ad bulup takmak nerden aklına geldi, korktum vallahi bu zeka karşısında.

Açgözlülüğün Bizleri Getirdiği Noktaları Kayda Geçtik efendim.

Saygıyla 

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com