Astral Seyahatlerin Yakıtı Kokain!...

Sacit Aslan'ın yeni yazısı...

Astral seyahatler eskiden yogayla, nefesle, sabırla yapılırdı. Şimdilerde Kokain veya Metamfetamin ile yapılıyor! ve kredi kartı ekstresiyle paralel ilerleyen bir “bilinç sıçraması”na dönüşüyor. Üç çizgi, iki burun çekişi, bir “abi ben az önce Marstaydım” cümlesi… Tebrikler! Artık siz de Galaktik Rehber Sertifikalı Sokak Kozmonotusunuz.

Bu yeni nesil astral gezginler, bedenden ayrılmayı meditasyonla değil, septumdan başarıyor. Ruhları bedenlerinden çıkmıyor aslında; bedenleri ruhlarından kaçıyor. Beş dakika önce “sistem eleştirisi” yapan adam, on dakika sonra Mars’ta ego zirvesi yapıyor. Ama Mars’tan dönerken kimseye selam yok; çünkü herkes “ben oraya zaten geçen hafta gitmiştim” modunda.

Kokainman astral seyyah için evren, kişisel bir VIP lounge. Her gezegen ona borçlu, her bilinç düzeyi onu bekliyor. “Ben üçüncü gözümü açtım” diyor ama gözler zaten açık; kapanmıyor. Uykusuzluk burada bir ruhsal mertebe. Kalp çarpıntısı ise, o kozmik titreşim.

En güzeli de eve dönüş anı. Astral seyahatten dönen kokainman, yanına bilgelik değil, özgüven patlaması getiriyor. Ertesi gün herkese evreni anlatıyor ama elektrik faturasını ödemeyi unutmuş. Zaman ve mekânın ötesine geçmiş ama altına işediğinin farkında değil! :)

Bu yolculukların sonunda ulaşılan büyük hakikat ise değişmiyor:

Astral beden çok gezmiş olabilir ama beden hâlâ kirada, ruh ise sabahın altısında mutfağın zemininde, “Ben neredeyim?” diye soruyor.

Özetle;

Astral seyahat, bilinç yerine

Kokainle yapılınca sadece evrenin en pahalı halüsinasyonu oluyor. Evren affedicidir ama burun delikleri affetmez!

Sacit ASLAN