"Ballı Süt" oyununun galası yapıldı
Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya’yı ilk kez aynı tiyatro projesinde buluşturan “Ballı Süt”ün galası Zorlu PSM Turkcell Platinum sahnesinde yapıldı.
Birsen Altuntaş'ın haberine göre yapımcılığını Aksel Bonfil ve Begüm Ertuğrul’un üstlendiği, hikayesi Önem Günal’a ait olan, Anıl Can Beydilli’nin yazıp yönettiği “Ballı Süt” oyunu babaanneleri tarafından büyütülen ancak yıllar içinde birbirlerinden uzaklaşmış iki kız kardeşin geçmişle ve birbirleriyle yüzleşmesini sahneye taşıyor.
BALLI SÜT’ÜN GALASINA ÜNLÜ AKINI
Geceye katılan isimler arasında Cem Yılmaz, Seda Bakan, Selin Şekerci, Serkay Tütüncü, Yiğit Kirazcı, Ebru Akel, Esra Ruşan, Bora Akkaş-Oben Alkan, Tuba Ünsal, Genco Özak vardı.

Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya oyun öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve duygularını paylaştı.
Tülin Özen: "Ballı Süt çok tatlı bir oyun. Adı size ne düşündürüyor ise, tam olarak öyle bir oyun. Evde sıcak, anneanneyle, kardeşlerle, çocuklarla birlikte olunan, ‘biri bana baksın’ dediğiniz anda gelen o şeydir ballı süt. Güzelliği de buradan geliyor. Ben ablayı oynuyorum. Sorumluluk almış, işlerin ağırlığını üstünde taşımaya çalışmış ama aslında içinde aynı deli doluluğun başka bir halini taşıyan bir karakter. Bu sorumlulukla içindeki o çılgın tarafın çatıştığı, bir noktadan sonra taraf seçmesi gerektiğini düşünen; hepinizin tanıdığı, deli dolu ama sorumluluğunu da alan, güçlü ve güçlü olmak zorunda kalan bir abla.,
Hep beraber bu topraklarda, bu zamanlarda yaşayarak taşıdığımız çok ortak bir geçmişimiz var. İzleyiciler bunlara şahit olacak, bunları yeniden hatırlayacak. Ve bunların içinde sertlik ya da kavga olmadan iletişim kurabilen bir aileyi, iki kız kardeşi görecekler. Bu, sadece kız kardeşlik değil; erkek kardeş, anne veya baba ilişkisi de olabilir. Herkesin çok tanıdık bulacağı bir his. Aynı zamanda biraz buruk bir his de olacak. Ama o burukluk bile, sevilen şeyleri hatırlatma becerisi taşıdığı için güzel bir duygu."

Nilperi Şahinkaya: "Benim karakterim asi bir kız. Ama zaman içinde olgunlaşıyor. Her iki halini de dönem dönem izliyoruz; böyle bir yolculuğu var. Bu yolculuk içinde ablasıyla çok ayrı düştüğü, çatıştığı ve tekrar kavuştuğu bir ilişki de var. Güzel bir abla kardeş ilişkisini de izleyeceğiz. Herkesin kendinden anlar yakalayacağı bir hikaye. Bazen annesiyle, bazen kardeşiyle, bazen de sevdiği başka biriyle kurduğu ilişkilerde iki tarafın da bakış açısını inceleyen ve işleyen bir oyun. Bu yüzden haklı veya haksız yok. Bir taraf bir şekilde düşünürken diğer tarafın nasıl düşündüğünü de izlemiş olacağız. Aslında herkesi birleştiren bir oyun."
Derya ve Asiye’nin Hikayesi
Üç farklı zaman diliminde ilerleyen oyun, çocukluk travmasının iki farklı karakter üzerindeki etkisini ele alırken, ‘güçlü olmak’ ile ‘yalnız kalmak’ arasındaki ince çizgiye odaklanıyor. Derya ve Asiye’nin hikayesi; bastırılmış yasları, yarım kalmış duyguları ve dönüşen kardeşlik bağını acı ile mizahın iç içe geçtiği bir anlatımla seyirciyle buluşuyor.