Barajlara gelen su miktarı beşte bir azaldı!

Yılın ilk dört ayı geride kaldı. Karlar büyük ölçüde eridi ve büyük barajlara ve akarsudan elektrik üreten tesislere aktı...

263 okunma

Habertürk'ten Olcay Aydilek'in haberine göre bu yılın su verilerine geçmeden önce 2019’u bir göz atalım. Barajlara, 2019’da bir önceki yıla göre gelen su miktarı yüzde 60 arttı. Toplam, 84 milyar 339 milyon metreküp su geldi. Doğal gazın önceki yıllarda yüzde 40’lara kadar ulaşan elektrik üretimindeki payı, yüzde 18.3’e kadar geriledi. Suyun, toplam elektrik üretimindeki payı önemli ölçüde arttı.

2019’da, elektrik üreten barajlara rekor miktarda su gelirken, 2020’de aynı hızı ve miktarı yakalayamadı. Barajlara, “su dönemi” olarak adlandırılan (Mayıs'ta gelen su miktarının ciddi biçimde düşmesi bekleniyor) yılın ilk dört ayında ne kadar su geldi? Başta, Keban olmak üzere ana havza barajlara (Adıgüzel, Alkumru, Almus, Alpaslan-1, Altınkaya, Batman, Boyabat, Demirköprü, Deriner, Dicle, Ermenek, Garzan, Hasan Uğurlu, Hirfanlı, Karacaören gibi) ocak-nisan döneminde toplam 29 milyar 383 milyon metreküp su geldi. Bu yıl ana havza barajlara gelen su miktarı, geçen yılın eş dönemine göre yüzde 20 azaldı.

NİSAN'DA DÜŞTÜ

Özellikle nisanda geçen yıla göre gelen su miktarı önemli miktarda düşüş gösterdi. 2019 yılı nisan ayında 14 milyar 751 milyon metreküp, bu yıl nisan ayında 10 milyar 351 milyon metreküp su geldi.

OCAK-ŞUBAT VE MART VERİLERİ

Yılın ilk üç ayındaki su verilerini de geçen yılla karşılaştıralım. 2019 yılı ocak ayında 7 milyar 588 milyon, şubatta 6 milyar 262 milyon, martta 8 milyar 490 milyon su geldi. Bu yıl ocak ayında 3 milyar 333 milyon, şubatta 5 milyar 384 milyon, martta 10 milyar 314 milyon su geldi. Ocak ve şubatta daha az su gelirken, martta bir miktar artış oldu.

ÜRETİM KISILABİLİR

Bu aydan itibaren barajlara gelen su miktarının belirgin biçimde azalabileceğine işaret eden uzmanlar, enerji yönetiminin elektrik üretiminde suyun payını kısabileceğine işaret etti. Uzmanlar, nisanda suyun elektrik üretimindeki payının yüzde 50’ye yaklaştığını belirterek, “Büyük hidroelektrik santrallarda sudan elektrik üretimi kısılabilir. Akarsu tipi tesislerde üretim zorunlu olarak devam eder. Buna karşılık bir miktar gazdan üretimin payı artabilir” dedi.