Bergüzar Korel'in ablası son noktayı koydu!

Amerika’da evlere temizliğe gittiğini açıkladıktan sonra annesi Hülya Darcan ve kardeşi oyuncu Bergüzar Korel ile görüşmeyen ablası, 14 buçuk yıl sonra babası Tanju Korel'in mirasındaki payını mahkeme yoluyla aldı.

78945 okunma

Fiziksel ve ruhsal olarak kötü bir çocukluk yaşadığını belirten Bergüzar Korel'in ablası, bugüne kadar yaşadıklarını Sözcü Gazetesi'nden Hayati Arıgan’a anlattı.

Mirasın umurunda olmadığını, annesi ve kardeşinin kendisine destek çıkmak yerine iftira attığını ileri süren genç kadının, mağaza müdürlüğünden temizlikçiliğe, eniştesi Halit Ergenç’e kadar bilinmeyen hikayesi şöyle;

Ne çocukluğumu bildim ne genç kızlığımı… Çok travmatik bir çocukluk geçirdim. Hem annemden hem babamdan çokça dayak yedim. Evdeki cinnetin haddi hesabı yoktu. Bu nedenle hassas bir yapım oldu. Evet babamda beni çok dövdü ama annemin bende bıraktığı hasar çok fazlaydı. Babamın annemi aldatmasını görerek büyüdüm. Annem Hülya Darcan sürekli aldatılan, itilen kakılan bir kadındı. Babama hep benim yüzümden katlandığını söyledi. Hep kendimi suçladım. 7 yaşımda iken Bergüzar doğdu. Annem Bergüzar’ın bütün sorumluluklarını bana yükledi. Bergüzar'ın velisi bendim.

Hiçbir zaman TV ve kamera önünde olmayı sevmedim. Daha çok kendimi yetiştirip bir meslek sahibi olup ayakta durmayı ve ayakta durunca da annem ve kardeşimi yanıma almayı hayal ettim. Boğaziçi Üniversitesi Turizm Bölümü bitirdikten sonra ABD'de iç dizayn okudum. Benden 14 yaş büyük Amerikalı biriyle 22 yaşındayken evlendim. Çünkü kardeşimi ve annemi kurtarmak istedim. Hep onların arkasında oldum. Ama burada asıl kurban babammış. Hikayem böyle başladı.

Bugün 18 yaşında olan kızım Nazlı 8 yaşında iken eşimle boşandım. İstanbul'da 4 buçuk yıl çok ünlü markaların mağaza müdürlüğünü yaptım. Kızımın eğitimi için ABD'ye geri döndüm. Orada da çok ünlü bir markanın mağaza müdürlüğünü yaptım. Ayağımdaki rahatsızlık nedeniyle bu işi bırakmak durumundaydım. Kardeşim, çocuğum, evladım gibi gördüğüm ev arkadaşım İvana, kızım ve ben Şikago'ya taşındık. 538 daireden oluşan bir rezidansta oturuyorum. Benim bir köpeğim var. ‘Dog walking-Köpek dolaştırma' burada bir sektör. Benim hayallerim arasında köpek yuvası açmak vardı. Burada bir iş kolu bu. Dog walker'lık yapmaya karar verdim. Komşularım da var bir iki köpek alarak, yarım saat dolaştırıp onlarla oynuyordum. Köpeklerle olan ilişkim fiyatımın düşük olması derken bu yayıldı. Bir anda ciddi bir köpek portfolyosuna sahip oldum.

Köpeklerini dolaştırdığım insanlar, ‘Temizlikçi arıyoruz' dediğinde ‘Ben yaparım' dedim. Tuhaf baktılar bana… Amerika'da kimse temizliği bizim gibi yapmıyor. Temizlik şirketi kurma fikrimi aklıma geldi. Bir, üç, beş derken binanın teyzesi olarak ünlü oldum. İki haftalık köpek dolaştırmaktan kazandığım parayla kas rahatsızlıklarım nedeniyle tutmak zorunda olduğum özel spor hocamın bir aylık parasını karşıladım. Birkaç Türk beni gördü. Elektrikli süpürge yaparken, “Bana kızım sen gençsin bak. Kolunda da Rolex saatin var. Niye bu işleri yapıyorsun” dedi. Ben geçiştirdim. Şuan 40’tan fazla müşterim ve 2 çalışanım var. Tek başına iki işi Amerika'da bir kadının kotarmasıdır bu.

Benim temizlik yaptığımı annem öğrendiğinde ‘Aman duyulmasın’ diyordu. Sonuçta Türkiye'den magazinciler beni arayarak yayın yaptı. O yayında ne paranın P'si, ne bir duygusal sömürü, ne Bergüzar ne annem geçti. Ailemin sunduğu tüm katkılara rağmen ‘Ben bunu yapmak istiyorum' dedim. Yayından sonra annem ve kardeşim beni engelledi.

Bir anda hakkımda ‘Bergüzar ile Halit'in evlilik sırlarını satmışım' gibi haberler çıktı. Ben bunlara güldüm geçtim. Bir gün sonra bir magazin yazarı (Cengiz Semercioğlu) ev arkadaşım İvana'nın resimlerini koyarak biz evliymişiz, Ben Bergüzar'a ‘Bana para yollamazsanız seni mahvederim' diye mesaj attığımı söyledi. Umurumda değil, hiçbir şey umurumda değil. ‘Bana para yollamazsan seni mahvederim' gibi bir yalana tahammül edemezdim.

‘Mahvederim' konusunu size açıklayayım. Kızım Türkiye'den döndüğünde tüm dengeleri bozulmuştu. Geldiği akşam 6 kez sinir krizi geçirdi. Annem ve Bergüzar’a, Nazlı’yı bana kışkırttıkları için kırıldım. Onlar onun ananesi, teyzesi… Nazlı'ya 3 bin dolar vermişler. Bergüzar parayı ‘İvana görmesin' demiş. Ben bunu duyunca çıldırdım. Biz 5 yıldır İvana ile birlikte yaşıyoruz.

Sinirlenerek Bergüzar’a sesli ve yazılı mesaj gönderdim. “Sen kim oluyorsun ki çocuğumun aklına böyle şeyler sokuyorsun. Niye paranla insanları dövüyorsun yettin artık dedim. İvana bu çocuğa kardeşlik ablalık yapan bir insan senin paranı kimse istemiyor. Sen nasıl benim ailemi mahvetmeye çalışıyorsun. Bak ben seni şimdi nasıl mahvedeceğim. Kitabımda sansürsüz her şeyi yazacağım” dedim. ‘Mahvedeceğim' kelimesi kitaba vurguydu.

Elma ile armudu birbirine karıştırmam. Benim onlarla problemim var diye çocuğumun da onlarla problemi olacak diye bir şey yok. Kızımın bir takım masraflarını ödediler. İki yıl üst üste Bergüzar ve Hülya hanım 6'şar bin dolar vererek yaz okullarını karşıladı.Her doğum gününde hediyelerini göndermişlerdir. Her zaman çocuğumun arkasında maddi manevi olmuşlardır. O konuda haklarını helal ediyorum.

‘Temizlik yapıyorum' dedim susturma kararı çıktı.Temizlik işine girmemden dolayı rezil oldular. Onu ‘itibarsızlaştıralım' diye bana iftiralar attılar. Para konusu ve akıl almaz evlilik iddiaları… Çünkü benim bildiğim maalesef ki kimsenin bilmemesi gereken şeyler var onunla ilgili. Büyük çirkin şeyler. Ben ablası olarak hiç bu şeyleri koyar mıyım ortaya… Ben aileme düşmanlık yapmadım. ‘İftiranızı temizleyin' dedim, kabul etmediler. Ben de mirasımı alıp çekileyim dedim.

Bu olayların ardından avukatım Esennur Ezgi, onların avukatına dedi ki ‘Kendisi itibarını geri istiyor.' ‘Para mı istiyor' diye cevap geldi. Bergüzar Korel'in ve Hülya Hanım destek konuşması yapsa bu konu kapanırdı. Ama anne ve kardeş bana daha da vurmak istedi. Olayın büyüyeceğini onlar düşünemedi. İftiranın peşini bırakmadım. Bu kez ciddi tehdit mesajları almaya başladım. Annem ve Bergüzar, narsistlik-kişilik bozukluğu olan iki kişidir.

Ben mirastan hiçbir şey almadım. Babam öleli 14 buçuk yıl oldu. Mirasın M'si benim hiçbir zaman umurumda olmadı. 70 yaşındaki anneme dava açmak istemedim. Miras konusunda avukatım Esennur Ezgi, “Bergüzar Hanım sürekli sufle veriyor, Hülya Hanım da tehdit ediyor. Ona para yok kızına yapılan yardımları mirasa saysınlar demişler” dedi. Amacım miras davasını kazanmak değildi. Ben onların maskelerini düşürdüm.

Annem öbür çocuğunu seçti. Mirastan alacağım para benim hayatımda hiçbir zaman standardımı değiştirmeyecek. Ben yine köpek gezdirip temizlik şirketimi sürdüreceğim. O parayla kızıma ancak belki bir dikili ağaç bırakırım.

Bu konularla ilgili Halit Ergenç asla benimle görüşmedi. Asla aramadı sormadı. ‘Bu aile meselesi asla bu işin içine girmeyeceğim' demiş. Hiçbir şekilde bu olaylara müdahil olmadı.

Onlarla barışmam söz konusu değil. Ne ölüme ne ölüsüne… Benim için bitti. Onlar beni öldürdüler, ben onları Allah’a havale ediyorum. Uzun ömürleri olsun ama benden uzak olsunlar benim onlarla bir araya gelmem mümkün değil. Büyük konuşmuyorum.

Konular Bergüzar Korel