Beynin gizemli dünyası

Beynimiz hareket edeceğimizi nereden biliyor? Biri bizi gıdıkladığında tepki verirken neden kendi kendimize bunu yapamayız? Koku duyusu neden hatıraları canlandırır?

Bu haftadan başlayarak önümüzdeki birkaç hafta, beynimizle ilgili dikkatinizi çekeceğini tahmin ettiğim bazı bilgileri kısa kısa vermek istiyorum. Detaya girmeden anlatmaya çalışacağım. Günlük hayatınızda basit gelen bazı fonksiyonların aslında ne kadar karmaşık olduğunu görecek ya da beyninizle ilgili ilginç gerçekler öğreneceksiniz.

*Siz bir harekete başlamadan 1-1.5 saniye önce beyninizin ilgili bölgelerinde elektriksel aktivite başlar. Bunu ilk olarak 1960'lı yıllarda bir dizi deneyle iki Alman araştırmacı (Hans Helmut Kornhuber, Lüder Deecke) gösteriyor. Basit parmak hareketleri yaptırılan deneklerin, hem kas hareketleri hem de beyin dalgaları takip ediliyor. Parmak hareketi gerçekleşmeden tam 1,5 saniye önce beyindeki ilgili bölgede ilk elektriksel aktivite saptanıyor. 1980'lerde Benjamin Libet isimli başka bir araştırmacı benzer bir çalışma yapıyor. İstemli bir şekilde parmağımızı oynatmadan tam 300 milisaniye önce beynin bu isteğin farkında olduğunu saptıyor. Bu durumda çok önemli bir soru gündeme geliyor; Kendi isteğimizle yaptığımızı düşündüklerimiz aslında irademiz dışında mı belirleniyor? Bu konuda yine bu köşede geçen sene yazdığım başka bir yazıya bakarak daha detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

*Neden bir başkası bizi gıdıklayabilirken, kendi kendimize bunu yapamayız? Bir başkası ayağınızın altına dokunduğunda aniden irkilir ya da gülmeye başlarsınız. Kendiniz denediğinizde hiçbir şekilde böyle bir şey gerçekleşmez. Çünkü aynı yukarıda açıkladığım gibi, beyin sizin hareketinizden bunu yapacağınızı tahmin eder. Hareketlerinizi monitorize eden yani gözlemleyen ve koordinasyonu ayarlayan serebellum (beyincik) bölgesi harekete başladığınızda niyetinizi bilir ve gıdıklanmazsınız. Beyinde gıdıklanma hissine neden olan iki bölge vardır. Birisi dokunmayı algıladığımız somatosensoriyel alan, diğeri de keyif/gülme hissine neden olan anterior singulat bölge. Yapılan çalışmalar başka birisi sizi gıdıkladığında bu bölgeler aktifleşirken, kendinizi gıdıklamaya çalıştığınızda bu bölgelerin çok daha az aktif olduğunu göstermiştir.

*Koku duyusu evrimsel olarak en eski duyumuzdur. Koku duyusu, duyuların hepsi için istasyon görevi gören talamus adı verilen beyin bölgesine uğramayan tek duyudur. Koku direkt olarak amigdala ve gri cevherdeki koku alanına gider. Bu nedenle duygular ve hafızayla ilişkisi çok kuvvetlidir. Kokular bize geçmişteki anıları hatırlatabilir. Örneğin bir yemeğin kokusu bizi geçmişteki bir ana götürebilir. O andaki duyguları birebir tekrar yaşamamıza sebep olabilir.

*2001 yılında Journal of Neuroscience dergisinde yayımlanan, fareler üzerinde yapılan bir çalışmada, stresin erkek ve kadında beyninde farklı etkilere neden olduğu gösterilmiş. Daphna Joel'in Gender Mosaic kitabında da sözü edilen bu çalışmada, 30 dakika strese maruz bırakılan erkek farelerin beyninde dişi fare özellikleri gözlenirken, dişi farelerde de tam tersi gözlenmiş. Nöronlar yani beyin hücrelerinin, dendrit adı verilen küçük uzantıları vardır. Bu çalışmada, beynin hafıza merkezi olan hipokampuslarda bulunan piramit şeklindeki nöronlar, stres öncesi ve sonrası farelerde incelenmiş. Stres öncesi apikal dendritler dişi farelerde fırça tarzındayken, 30 dakikalık stres sonrası erkek farelerdeki gibi daha seyrek hale gelmiş. Erkek farelerde ise stres öncesi seyrek olan dendritler, stres sonrası dişi farelerde olduğu gibi fırça tarzına dönmüş. Beyni keskin sınırlarla kadın ve erkek beyni diye ayırmak doğru değil. Doğuştan her iki cinsiyete spesifiye edilen baskın özelliklerin karma bir hâli oluşur. Her kişinin beyni bu özelliklerden farklı miktarlarda içerir. Beyin kişinin imzası gibi eşsizdir.

DR. SEVDA SARIKAYA / AKŞAM GAZETESİ