Bi̇r Mi̇lleti̇n Onurunu Hedef Alamazsın…
Sacit Aslan'ın yeni yazısı...
Aşağılayıcı imalarla yan yana getirilmiş bir fotoğraf üzerinden “Bu fotoğrafa iyi bak” diyebilmek, siyasal muhalefet değil; milletin iradesini ve devletin vakarını hedef alan sığ ve basit bir söylemdir. Cumhurbaşkanlığı makamı, siyasi görüşü ne olursa olsun, o koltuğa oturan kişi sadece şahsiyetinden ibaret değildir; seksen altı milyonun ortak onurunun, ortak hukukunun, ortak haysiyetinin ve ortak hafızasının temsilidir. O makama yönelen her küçültme çabası, doğrudan doğruya millete yönelmiş saygısızlıktır. Siyaset, hakaretle değil fikirle; teşhirle değil ilkeyle yapılır. İlke yoksa, geriye sadece ucuz alkış kalır.
Bir ülkenin ana muhalefet liderinden beklenen, dışarıdan ithal benzetmelerle içeriye kin ve nefret taşımak değil; kendi milletinin haysiyetini yükselten bir dil kullanmasıdır. Devlet ciddiyeti, sosyal medya aforizmalarıyla ölçülmez. “Bu fotoğrafa iyi bak” demek kolaydır; asıl zor olan, aynaya bakıp sorumlulukla konuşabilmektir. Cumhurbaşkanlığı makamını itibarsızlaştırarak siyaset üretmeye çalışanlar, farkında olmadan devlet geleneğini de zedelerler. Oysa devlet, iktidarın ve muhalefetin toplamından büyüktür.
Ben bir T.C. vatandaşı olarak şunu açıkça söylüyorum: Benim onurum ve haysiyetim, sandıkla verilen yetkinin temsil edildiği makamla birlikte ayakta durur. Yaradan’dan başka hiçbir güç, nefes aldığım sürece bunu elimden alamaz. Muhalefet, iktidarı denetler; ama milleti aşağılamaz.
Eleştiri, devleti örseleyerek değil, ülkeyi yücelterek yapılır. Sözün ağırlığı, niyetin asaletiyle ölçülür; asaleti olmayan söz, ne kadar yüksek sesle söylenirse söylensin, boşlukta yankılanır.
Anlatabildim mi Beyefendi?
Sacit ASLAN