BİR PERİLİ EV ANLATISI 'BLY MALİKANESİ'

Sinema Yazarı/Film Eleştirmeni Efe TEKSOY, Netflix’te yayınlanan; korku, gerilim ve dram türündeki 'THE HAUNTING OF BLY MANOR' adlı dizinin 1. sezon incelemesini sizler için kaleme aldı.

YÜREK BURGUSU



Netflix'te yayınlanan The Haunting: Bly Malikânesi (The Haunting of Bly Manor) dizisi, Amerikan edebiyatının en büyük klasik yazarlarından birisi olan Henry James'in korku yapıtı Yürek Burgusu (The Turn of the Screw) adlı romanından uyarlandı. Romanın çoğunlukla değiştirilmiş ve modernize edilmiş bir hali de diyebileceğimiz dizi, temelde Yürek Burgusu (The Turn of the Screw) eserine dayansa da Henry James'in diğer hayalet hikayelerinden de izler taşıyor. Ayrıca dizinin her bölümündeki başlığın ismi Henry James'in hayalet hikayelerinin adından alınmıştır. 2018 yapımı Tepedeki Ev (The Haunting of Hill House) dizisinin devamı olarak tanıtılsa da, iki dizinin anlatıları birbirine bağlanmıyor. Ayrıca Bly Malikanesi, korku ve gerilim unsurları açısından Tepedeki Ev dizisinin bayağı gerisinde kalıyor. Lanetli ev anlatısı türüne farklı bir bakış açısıyla yaklaşan yapım, dram ağırlıklı ve akıcı olmayan yoğun bir anlatıma sahip.

DİZİNİN KONUSU

Dani Clayton adlı genç kadın, Miles ve Flora adlı iki küçük çocuğa bakmak için Bly Malikanesi'nde işe başlar. Her şeyin normal göründüğü malikane, aslında hayaletlerin kol gezdiği tüyler ürpertici ve tehlikeli bir lanetli evdir.

Mike Flanagan'ın yaratcısı olduğu dizinin oyuncuları arasında; Victoria Pedretti, Oliver Jackson-Cohen, Amelia Eve, T'Nia Miller, Rahul Kohli, Tahirah Sharif, Amelie Bea Smith, Benjamin Evan Ainsworth, Henry Thomas ve Carla Gugino yer alıyor.



ARAFTAKİ RUHLAR


Diziyi dikkatli izlerseniz Bly Malikanesi'nde arka planda gizlenen hayaletler görülüyor. Bunlar aslında Lady In The Lake olarak bilinen Viola Willoughby adlı hayalete bağlı olan ruhlardır. Bu hayaletler aslında öteki tarafa geçiş yapamayan bir nevi arafta kalan suretler olduğunu görüyoruz. Modern edebiyatın en büyük isimlerinden İngiliz yazar ve eleştirmen Virginia Woolf, makalelerinin bir araya getirildiği Granit ve Gökkuşağı adlı kitabının 'Henry James’in Hayalet Hikayeleri' isimli makalesinde korku edebiyatına da değinir. Bu makale 1921 yılında İngiliz The Times gazetesinin “The Times Littery Supplement” adlı edebiyat eki için yazılmıştır. Buradaki eleştirisinde şöyle der; “Bir hayalet hikâyesinin özelliklerinin yanı sıra aynı zamanda sembolik olma özelliğine de sahip olması hayaletin tutku veya vicdan krizlerine alışık olduğunu bize hissettirir.” Tıpkı dizideki Viola Willoughby ve ona bağlı hayaletlerin aslında göründüklerinin aksine vicdan duygusuna sahip birer hortlak olması gibi.


ÖLÜLER ÂLEMİ

The Haunting of Bly Manor dizisi; korku, gerilim ve gizem severlerin beğenerek izleyeceği türde bir yapım. Ancak fazlasıyla ağır ve dram yüklü bir anlatıma sahip olduğunu söylemekte fayda var. Özellikle filmdeki arafta kalan ruhların, M. Night Shyamalan'ın 1999 yapımı Altıncı His (The Sixth Sense) ve Alejandro Amenábar'ın 2001 yapımı Diğerleri (The Others) adlı filmlerdeki ölüm temasından esinlendiği ve onların izinden gittiği ortada. Buna rağmen dizi, perili ev türü anlatılarına farklı bir yorum getirmesi açısından izlemeye değer.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY