BRUCE WILLS'E KAFA TUTMUŞ!

Almanyada doğup büyüyen Kanak Attack filmiyle Almanyada, 'Pusat' dizisiyle Türkiyede şöhreti yakalayan Haluk Piyes, açıklamalarıyla çok konuşulacak...


Yurtdışında Luk Piyes ismiyle bilinen ve Son olarak Reis Çelik'in ‘Mülteci' filmindeki performansı ile adından söz ettiren genç oyuncu, şimdi yeni bir filmin hazırlığında. ‘Kanımdaki Barut' adlı filmin yönetmenliği, senaristliğini ve yapımcılığını üstlenen Haluk Piyes, oyunculuk için Türkiye'yi seçmesinin nedenlerini anlattı. 20 yaşında Almanya'da bir televizyon kanalının düzenlediği yarışmayı kazanan Piyes, “Beni Miami'ye götürdüler. Gloria Estefan, Bruce Willis, Claudia Schiffer gibi isimlerle aynı masada oturdum. Baktım ortada uyuşturucu dönüyor. Ben cinnet getirdim, onlara kafa tuttum. Çünkü maddeye karşı inanılmaz agresifim. O olaydan sonra tüm anlaşmalarımı iptal ettiler. Beni gönderdiler” diye konuştu.

BAZI ARKADAŞLARIMI ELLERİMLE GÖMDÜM

Almanya'da uyuşturucu ile mücadele etmek için hukuk okuyan ve avukat olan Haluk Piyes, “Ben 3 yaşındayken babam ailemizi terk etmiş. Annem Almanya'nın göbeğinde 3 çocuğunu büyütmeye çalıştı. Kendimi ispatlamak için sokaklarda dövüştüm. Sokakta çete olayları yaşayınca, arkadaşlarımı kurtarmak için avukat olmayı tercih ettim. Avukatlık bir gerekçeydi. Uyuşturucu kullanılan ortamlara girmedim, kullanan arkadaşlarım vardı ve onlar için bir şey yapmam gerekirdi. Kendi elimle kabire yatırdığım çok arkadaşım oldu. Onları her zaman hukukçu olarak savundum” diye konuştu.

CUMAYA GİTTİM DİYE TARİKATÇI SANDILAR

Aşırı dinci bir insan değilim ama dinimi de yaşıyorum. Aşırı uçtaki her iki tarafa da karşıyım. Almanya ve ABD'de üniversiteye giden çok kapalı kadın öğrenci gördüm. Neden Türkiye'de böyle değil? Acaba Türkiye'de çok fazla tarikat var. Diğer üniversiteli çocuklara da aşılayacaklar diye mi kapalıları almıyorlar, çözemedim. Cuma namazına gittiğim için de ‘şu tarikata gidiyor, şu hocaya bağlı' diye dedikodular çıkıyor.

MAFYA,MERCEDES VE KIZLAR TEKLİF ETTİ

Türklerin esrar kullanması ve hapishanede çürümeleri Almanların çok hoşuna gider. Ne kadar başarılı olursan ol, Almanlar Türkleri kabul etmez. Çok hırslı bir kişiliğim olduğu için bunlardan kurtulmayı başardım. 18 yaşındayken mafyadan büyük bir teklif geldi. Ama Mercedes otomobil, kızlar, sınırsız para ve 2 pitbull köpeği geri çevirdim. Çünkü, üzmek istemediğim bir annem ve parayla satmayacağım gururum vardı.

YARI ÇIPLAK KADIN HAYRANIM KAPIYA DAYANDI

Sevgilimle hayranlarım yüzünden sorun yaşadık. Kapıma gelenler, sürekli arayanlar, mesaj geçen kadınlar oldu. Ama kız arkadaşım bizim camiamızdan olmadığı için bunu anlayamadı ve ayrıldık. Sapık hayranlarım da çok oldu. Bir keresinde evimin zili çalındı ve yarı çıplak bir kadın... Ama kapıyı açan annem oldu, bastı kıza küfrü. Annem iki kere hacca gitmiş bir kadın ama iyi küfür eder.

TÜM PARAMI FİLMİME YATIRDIM

İLK kez ‘Kanımdaki Barut' ismindeki film ile yönetmen koltuğuna oturan Haluk Piyes, filmin senaryosunu 5 yılda yazdı. Sevgisiz büyüyen çocukların ve şiddetin öyküsünü anlatan genç yönetmen, “Tüm kazandığımı bu filme yatırdım, hiç param kalmadı. Filme Türk gibi başladım Alman gibi bitirdim. Türk cesareti çok önemli ama profesyonellik de ayrı bir şey. Bundan sonra da Amerikan rüyasının peşinde giden gençlerin hikayesini anlatacağım” diyor.

Özlem Uçar /Akşam