Bu Kitabı Bulursanız Mutlaka Okuyun

548 okunma
‘Borsa Kralı’ Nasrullah Ayan

KAYDA GEÇSİN


Türk borsa ve finans piyasalarının bir ismi Nasrullah Ayan, 23 yıl süren sessizlikten sonra tüm yaşadıklarını son derece akıcı bir anlatım diliyle “Borsa Kralı” adlı kitabında kaleme almış. 

Son zamanlarda öyle cavalacoz kitaplar çıktı ki bu kitap çölde vaha gibi geldi bana, öğrenmekte  çok geciktiğim bilgiler, ilişkiler ülkemin hikayesi var kitapta. İnsanların görüntüsünün ne kadar aldatıcı olduğunu gerçekler ve ilüzyonların ‘Bu kadar mı‘  dedirten öyküsünü anlatıyor.

Kitapta edebi açıdan kendilerine olduklarından farklı yaşam hikayeleri uydurup banka sponsorlarıyla cilt cilt kendilerini yazmaya doyamayan tuhaf ruhlardan çok daha  fazlası edebi bir tad var.

Hele ‘farkındalık‘ saçmalıklarından usandığım ve yazıldıkça hiç bir şeyin farkında olmayan kalabalıkların sanki bu tür kitaplara sanki büyüdüğü şu dönemde yüzüme su çarpmış gibi oldum.

Hay senin Sülalene dedirten sülale romanlarından,

Bir heves yazılmış ama olmamış polisiyelerden sonunda iş Çanakkale Savaşı esnasında bizim köylü kızının Anzak askerinden hamile kalmasına dayanınca kendi halinde bir okuyucu olarak  Türkçe kitap okumaya tövbe etmek üzereydim ki ekonomi gibi anlaşılması zor bir konuyu ve Türkiye’nin sisler içindeki yıllarını bir Anadolu İnsanın yaşamıyla içiçe anlatan Nasrullah Ayan’ın bu kitabı oksijen maskesi gibi geldi. Evet şiirde geçen sisteki çan bu kitap olmalı.

Nasrullah Ayan kendisinin, ailesinin ve aslında ülke bütünüyle birlikte dünyanın her yerinde nasıl bir parçası olduklarını ve Anadolu insanının küçümsenmemesi gereken zekası, ataklığı ve en çok da  insanı korkutan cesaretini anlatırken kendisinden  kahraman yaratmak sevdasından uzak bir ilişki kuruyor okuyucuyla.

Mardin, Mersin, Beyrut, Halep, Ürdün, Münih, Singapur hattında bir genç adam ekmeğinin peşinde siz de onun, birlikte kitapta yuvarlanıp akıl almaz maceralara nefes tutuyorsunuz.

İncitmeden, gerçekleri örtmeden yazdıklarında ekonomi  dünyasının olduklarından farklı görünmek isteyen bazı ünlülerini çok güzel anlatmış, uyduruk imaj ve karizmalarını yerle bir ederken hepsini Türk ekonomi tarihindeki gerçek yerlerine de oturtmuş Nasrullah Bey.

Bu kitaptan aldığım ders, ekonomi üzerine tartışmaları başımıza gelenleri bilmeden dinliyor, izliyorsak keriz yerine konulma ihtimalimiz büyük.

Nasrullah Ayan’ın kitabı pişmanlık, acıma hikayesi değil, yaşadığımız ve artık çok bunaltan
saçmalık, uyumsuzluk, huzursuzluk, iki yüzlülük ne varsa bizleri sinir eden kökenlerini anlatıyor Nasrullah Bey. Şahsen okurken çok rahatladım ve güldüm ve birden kendime güvenim geldi. Niye moralim düzeldi bilemiyorum.

Bu kitabı okuduktan sonra her şeye rağmen, bırakın gitmeyi, doğrusu yanlışıyla bin defa olsa yine bu topraklarda yeniden doğmak istedim, illa bu topraklar bu insanlarla, bunun da nedenini bilemiyorum. Bende mi sıyırdım acaba?

Sayın Nasrullah Ayan’ın 2. Kitabını heyecanla bekliyorum, kendisine; eşi Nükhet Hanımefendi, çocukları, torunları ile sağlıklar dilerim, yeni maceralardan korkmayacağına güveniyorum.

Yaşadıklarımızın edebi değeri yoksa; kazanılan, kaybedilen ne varsa boşuna demektir benim için. 

Ele  avuca sığmayan sıradışı bir zekanın Erol Aksoy, Hüsnü Özyeğin, Mehmet Karamehmet gibi  Harvard, MIT, Dover College, RC, yani kaliteli eğitim veren kurumların yetiştirdikleri çocuklarıyla  teşriki mesaisinin şekli, serüveni hakikaten hasret kaldığımız kaliteli mizahın doruğu kitapta hepsini dindon etmiş Nasrullah Ayan.

Keşke okullarda okutulsa bu kitap, medya okur yazarlığı saçmalığı yerine hiç olmazsa çocuklara faydası olur.

Kitap basit bir anı kitabı değil, Ayan’ı özel kılan elde ettiği paraya teslim olmaması mı yoksa bir aslan terbiyecisi gibi parayı terbiye etmeye kalkması mı, dağıtmayı bilmesi mi, kayayı tepeye çıkartık  sonra aşağı yuvarlamaktan yeniden başlamaktan zevk alması mı veya insan ilişkilerinde insanlardan  umut kesmeme hali mi bilmiyorum çünkü kendisini tanımam, öte yandan parayı terbiye etmek mümkün ama sahiplerini asla bunu görerek hepimiz yaşıyoruz.

Ayan, nasıl kahraman olunacağını ve kalınacağını bilmese bu kitabı yazamazdı diye hüküm veremem, belki de herşey bir tesadüftü kitap dahil.

Gerçek kahramanlar ancak kitaplarda olunur, yani bir bakıma gerçeklerde bir illüzyon demek .

Arkamızda ‘legacy’ yani miras bırakmak için ise hayatta yaptığımız bütün çabalar kitap olmazsa hepsi kayboluyor, biri yazmazsa yoksunuz! Bunu öbürleri nasıl atladılar yahu, onca para pul!

‘Borsa Kralı’  kendisini ve kendisinden çok daha şöhretli ‘Diğer'lerini  yani Karamehmet, Özyegin, Erol Aksoy’dan Cüneyt Zapsu'ya, Kartal Tibet’den Nurseli İdiz’e, Mahir Günşiray, Cüneyt Akman, Ege Aydan, Rahmetli Onat Kutlar‘a ve daha da uzayıp giden pek çok elitimizle yaptıkları işleri ve Hürriyet’le olan işbirliklerine kadar her yurttaşın bilmesi hayrına, yaşadıklarını yazmış.

Bunları bilmeden olmaz, bön bön dinleriz sonra.

Hele Kendisi ve Onat Kutlar’ın Alkazar Kültür merkezindeki 400 bin dolarlık hisselerini maddi sıkıntıya düşünce 20 bin dolara Emine Uşaklıgül’e satmaları nedense bana pek acıklı geldi! İyice sıyırdım herhalde yaşım ilerledi ya sulu gözlü mü oldum ne.

Bu kitabı Kayda Geçirdik, Bulursanız Okumamazlık Etmeyin Saygıyla efendim.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com