BULAŞICI KAHKAHA: AFTER LIFE

Sinema Yazarı / Film Eleştirmeni Efe TEKSOY, Netflix'te yayına giren 'AFTER LIFE' adlı dizinin 1. ve 2. sezon incelemesini sizler için yorumladı.

1203 okunma

İNGİLİZ MİZAHININ SEMBOLÜ: RICKY GERVAIS


Sivri dilli mizah tekniğiyle tanınan 'Ricky Gervais', İngiltere'nin en büyük stand up sanatçılarından birisi. Aynı zamanda yer aldığı sinema ve televizyon yapımlarındaki kendine has üslubu ve mizacıyla da adından sıkça söz ettiren bir komedyen. 'Ricky Gervais'in yazdığı, yönettiği ve başrolünde yer aldığı 'After Life' dizisi, 'Netflix' platformunun en güçlü ve en çok sevilen kara mizah türündeki yapımlarından birisi. Dizi fazlasıyla 'British Humour' yani karşılıklı iğneleme/laf atma üzerine örülü İngiliz mizah türünü içeren bir yapım. Son yıllarda birçok komedyenin kara mizah türündeki yapımlara kaydığını görüyoruz; 'Jim Carrey', 'Kidding' adlı yapımla, usta oyuncular 'Michael Douglas' ve 'Alan Arkin' ise 'The Kominsky Method' ile karşımıza çıktı, 'Christina Applegate' ve 'Linda Cardellini'nin başrollerini paylaştığı Amerikan yapımı 'Dead to Me' ve ülkemizde ise 'Cem Yılmaz', 'Karakomik Filmler' adlı serisiyle izleyicilerin karşısına çıktı. İçlerinde bu türün en çok öne çıkan yapımlarından birisi olan 'Netflix'in 'After Life' dizisi, kara mizah ve dram severlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir yapım.

AFTER LIFE KONUSU:

Tony, eşi Lisa'yı kaybetmenin verdiği acıyla adeta yıkıma uğrar. Bu travmayı atlatmak için etrafındakilerin ne düşündüğünü umursamaksızın istediği her şeyi yapmaya ve söylemeye karar verir. Tony, takındığı bu yeni tavrı adeta süper güç olarak görür ve hayatına yeni bir düzen getirir. Ancak ona değer veren arkadaşları, Tony'i eski haline döndürmeye çalışacaktır.
Oyuncuları arasında; 'Ricky Gervais', 'Tom Basden', 'Tony Way', 'Diane Morgan', 'Mandeep Dhillon', 'David Bradley', 'Kerry Godliman', 'Ashley Jensen' ve 'Paul Kaye' yer alıyor.

BİR DOZ KAHKAHA

İngilizlerin geleneksel hiciv ve mizah tarihi, sınıf kültürleri çatışması üzerine kuruludur. Birbirine ağzının payını vermek ve laf atmak bir İngiliz eğlencesidir. Britanya'nın yaşayan en büyük eleştirmenlerinden ve filozoflarından birisi olarak kabul edilen 'Terry Eagleton', 'Mizah' adlı kitabının ikinci bölümünü 'Küçümseyenler ve Alay Edenler' başlığıyla ayırır. Bu bölümde mizahın üstünlük teorisi için; "Mizahın bir kimsenin yanındakinin küntlüğünden veya absürtlüğünden, kırılganlığından duyduğu memnuniyetten kaynaklanıyor olması eski bir argümandır." diye belirtir. Terry Eagleton'ın bu sözünden 'Ricky Gervais'in 'After Life'ta kullandığı mizah tekniğinin, aslında temeli çok eskiye dayanan bir kültürden geldiğini görüyoruz.

UMUTSUZLUĞUN DORUKLARINDA

Ricky Gervais'in canlandırdığı Tony karakteri, eşini kaybetmesiyle birlikte hayatı bir anda paramparça olur. Yaşadığı travmanın etkisiyle insanlara aklına geleni yaparak ve söyleyerek kendisini rahatlatır. Rumen filozof ve 20. yüzyılın Retorik Sentezsici olarak bilinen 'E. M. Cioran', insomnia adlı uykusuzluk hastalığına yakalandığı 23 yaşında kendisini filozoflar mertebesine çıkartan 'Umutsuzluğun Doruklarında' eserini yazar. Bu kitapta Cioran çılgınlık ve delilik için şöyle der; "Ben tek bir koşulda aklımı yitirmek isterdim: Şen şakrak, çevresine neşe saçan, sorunsuz, takıntısız, sabah akşam güler yüzlü bir deli olacağımdan emin olmalıyım.". 'After Life' adlı dizideki "Tony" karakterinin de, yaşadığı travmanın getirdiği bunalımı atlatmak için Cioran'ın bahsettiği neşeli delilik halini benimsediğini ve uyguladığını görüyoruz.


YENİ SEZON YOLDA

Zaman zaman güldürüp, zaman zaman duygulandıran ve düşündüren bir yapım 'After Life'. Özellikle bölümlerin kısa süreden oluşması izlenirliğini kolaylaştırıyor. Her iki sezonu da çok iyi ve büyük emekle hazırlanmış. İkinci sezon hiç hız kesmeden ve ilk sezondaki kalitesinden hiç ödün vermeden devam ediyor. Ayrıca yapım, yakın zamanda üçüncü sezon onayını da aldı.

Mizahın ve dramın iç içe geçtiği kara mizah türünden hoşlanıyorsanız 'After Life'a kesinlikle bir şans verin.

İyi Seyirler Dilerim

EFE TEKSOY