Çok Oleyler Olsun

TRT SİBEL ERASLAN ve ÖMER LEKESİZ ile RAMAZAN’DA ENDÜLÜS'TE ÇOK OLEYLER OLSUN …..

KAYDA GEÇSİN



TRT’miz Granada’dan Ramazan yayını yapıyor, ne güzel bir düşünce.

Ak Parti’nin Kadın ordusunu kuruluşunda harekete geçiren ilk kadın PR komutanı, efsane kadın iç yolculuğunu tamamlayıcı bir unsur olarak görmüş Endülüs’ü, o ruhu anlamak için Endülüs’e gitmiş.

Arap hayranlıklarını Endülüs boyutunda duyumsamayı, Arabistan yarımadasında yaşamaya tercih  edenleri daima saygıyla karşılamışımdır, gitmişken bir Barcelona yapmak, denize girmek filan da iyi olurdu.

Sibel Eraslan’ın iç dünyasının gelişimi çok kişisel, kendi bileceği bir iş, anlaşılmayan TRT’nin bu iç yolculuğa vesile olmaya nasıl ikna olduğu!

Ama kendisinin ikna kabiliyetinin yüksekliği malum!

Eraslan gençlere de tavsiye ediyor, seyahat edin, sponsor bulun, THY seferleri her yere uçuyor gibi sözlerle.

Acaba uzun zamandır Endülüs'te mi oturuyor da, gençlerin Akbil’e zar zor indirim alabildiklerini, onu da İmamoğlu sayesinde, Endülüs’ten duymadı mı acaba?

Hey gidi hey, Sibel Eraslan gibi yoksuldan yana aslan gibi bir kadının sonunda Endülüs’de Marie Antoinette gibi tavsiyelerde bulanabileceği akla gelir miydi? Allah sizin oleyinizi versin.

Karşısında ise Ömer Lekesiz vardı, Sibel Eraslan’a hayranlık ifadeleri dışında kendisini zaten sağ ve sol ayrımına fazlaca kafa yorduğu her yerde yazan, özellikle İslamcılarla sağcıların aynı kefeye konmasından hoşlanmayan,

Gezi’den ise hiç hoşlanmayan, Divan’da seyyar revir kuranları zalim, Gezi eylemini Menderes Katillerinin dayanışması olarak gören bir AKP kıymetlisi olarak biliriz.

Herhalde hava değişimi iyi gelebilir diye yolladılar Endülüs’e, TRT demek rehabilitasyon programı da yapıyor artık. Veya Endülüs sağcılarıyla Endülüs İslamcıları üzerine bir araştırma için zaten orada bulunuyordu, bilemeyiz.

Bu Ak Partilileri anlamak gitgide zorlaşıyor Kudüs’te iftar ve kumanya için para topluyorlar yüksek   kanaat önderleri Endülüs'te iftar ediyorlar!

‘Ben Endülüs'ü Chateaubriand'ın Haçlı takıntısına rağmen tutkulu ve saygılı diliyle okumayı önemserim’ sözleri ise Müslüman’lar için ne ifade edeiyor onu da bilemem ancak entelektüeller için  yenilir yutulur gibi değil.

Ne diyeyim ‘Zil, Şal ve Gül, Endülüs'te raksın bütün hızı‘ Sibel Eraslan ve Ömer Lekesiz ile Endülüs üç defa kırmızı.

Hac dönüşü seccade, tespih armağanları yerine herhalde kastanyet, tarak ve şal getirirler yakın dostlarına.

İslam Ansiklopedisine göre ‘Endülüs’, Andalucia, Müslüman İspanyası anlamında  bir kelime. 

Belki seneye TRT ve Sibel Eraslan Fransa Septimania bölgesinden Ramazan yayını yapıp o atmosferin kişisel gelişimlerine etkilerini ölçebilirler orası da netice itibariyle Endülüs.

Gazze’de iftar edeceklerini düşünmüyorum, ruhsal yolculuk batıya meyletmiş bir kere, hay siz çok yaşayın emi oleycimlerim.

Ancak 718’de başlatılan ve yaklaşık sekiz asır devam eden hıristiyanların “reconquista” (Endülüs’ü müslümanlardan geri alma) hareketinin gelişme seyri de doğuya doğru Atlantik ötesinden dalga dalga yayılmasın da bizimkiler Endülüs’te iken…

Saygıyla Efendim, Kayda Geçirdik Fena mı ettik?

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com