Demet ve Nil'e saygımın ifadesi olarak...

0 okunma
DEMET AKALIN ve NİL KARAİBRAHİMGİL’e

SAYGIMIN İFADESİ OLARAK ÇÜŞŞŞ

KAYDA GEÇSİN


Artık ben nüfusumuzun 82 milyon olduğundan şüphelenmeye başladım, Memleket ‘Sen, ben bizim oğlan‘ toplasan 500 hadi bilemedin 1000 kişiyiz.

Birileri bu sayıyı 5000’e çıkabilir hatta 10.000 diye iddia edenler olabilir ama kesinlikle milyon hele hele 82 milyon olsak neden;

Her siyasi krizde Abdullah Gül, 

Her ekonomik krizde Babacan, 

Ve her seçim öncesi Davutoğlu akla gelir de başkaları gelmez?

Onların kabahatı yok belki ama vazgeçilmez Ajda Pekkan’a döndüler, dön dolaş aynı şarkı!

Ki bu da Sanat, medya, akademik sistemin de farklı olmadığını gösteriyor.

Kendi kendine yeten mikrokozmozlarında aslında bu mini mini topluluğunsiyasi manada ‘parti‘ denilen ayrılıkları da  yok  bu gün bu parti yarın başka parti ama sonuçta hepsi ‘bizim‘ parti olabilirler. Çok minnoş bir demokrasi!

Bu şartlarda ‘kolkırılsın yen içinde kalsın‘ , ‘ küçük olsun bizim olsun’ la dünyanın bu gidişatında nasıl oluyor da kurdukları bu cennetin ‘sürdürebilir‘ olduğunu düşünüyorlar, hani kafadır veya kafasızlık  beni aşar ama devletimi aşmaz, bilir, cin gibidir, dürüst demokrasi isteyen yetenekli, zeki insanların yapmadığı neyi yapıyorlar bunlar  ki hala ayakta tutulurlar bu soru da beni aşar.

Bunların söylediği sözler, şarkılar, filmler daima çok güzel,

Kendi beğeni ve dillerine diyecek bir şey yok, Allah şifa versin ne diyelim.

Ve şarkı söylemek yerine gitarı eşliğinde konuşan kadın Nil Karaibrahimgil tenhalardan bir Aptamil reklamı yapmış izleyin, çocuk nasıl yetiştirilir nasihatları veriyor, doğa, orman, bebek yürür, dağa tırmanır, son haftalarda çocukların başına gelen ne varsa meğer çok iyimiş, daha dün 1.5 yaşındaki Ecrin kayboldu, çocukları doğaya salın zamanın ruhuna uygun olmamış, bu mama reklamından uzak durun. İşler saldım çayıra olunca coştular iyice, ayar şart onu da ben verecek değilim yazıyor dikkat çekiyorum neler pahasına gıkımız çıkmıyor bu kadar alayı bünyemiz kabul etmez.

Ülkemizdeki bu ‘tenha’ yani kalabalık olmayanların kendi rüzgarında 

Ülkeyi bir yere götürmeye muktedir olmadığı açık, farklı olana ve dünya standartlarına düşmanlıkları ise inanılır gibi değil başta ABD.

Öte yandan düşman oldukları ne varsa ‘Ondan da istiyorlar'

En milli onlar lakin Florida’da evlerinin bahçesinde trambolinde zıplayan Şeyma’lar da onlar…

Bodrum’a sığmayıp Miami’de emlak yatırımı yapan Emrah’lar da onlar...

Portekiz mi, Yunanistan mı Kanada mı daha ucuza gelir diye yeni vatandaşlık yedeklemesi planlayanlar da onlar…

Eliti, karar vericisi olduğu ülkelerinde kazanıp oralarda yiyenlerde onlar…

Ayşe öğretmeni programında ‘Çocuklar Ölmesin’ dediği için özürler dileyip suçlu gibi gösteren Beyaz’lar da onlar…

Bir müddet Barcelona’da pasadoble atıp sonra hiç bir şey olmamış gibi kadın içerdeyken vur patlasın çal oynasın konuk olanlarda onlar...

Ve Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile ile bu mide bulandırıcılığa Hukuk ile son verenler ise  bunlardan arda kalan bu halkın, devletin vicdanı. Gurur duyduk.

Ve işte tam bu sırada Demet Akalın yeni havalanını bilhassa pencereleri o kadar beğenmiş ki ‘Ohaa’ demiş, izledik.

Bende oturttukları yeni medya dilinde kendisinin bu beğenisini ifade şeklini o kadar beğendim ki  beğenimin ve saygımın ifadesi olarak kendisine ‘Çüşşş’ demek isterim!

Saygımın ifadesi olarak ‘Çüşş’lerim sınırlı değil, başka kimlere arz ettiğimi takdirlerinize  bırakıyorum...

Saygıyla Kayda Geçsin Efendim 

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com