Ekrem İmamoğlu’na Fatih Altaylı’ya göre...

Ekrem İmamoğlu’na Fatih Altaylı’ya göre Gülben Kazandırmış

294 okunma

KAYDA GEÇSİN

AKP muhalifi olduğunu düşünmemizi isteyen  kendisine entelektüel yakıştırması ‘muhalif‘ hatta ‘partiler üstü‘ olan ama  hakikati halde AKP sayesinde  abad olmuş, ne işsizlik ne gam, ne yasak tanımamış;   

Ne kadar köşe yazarı, TV programcısı, eleştirmen, sanatçı, gurme, modacı, filmci, yazar, çizer, jüri üyesi, kaptı kaçtı oyuncu, şıpım işi yönetmen, dolgulu molgulu dedikodu sunucus , komedyen, ekonomist, kosmetik tıpçı, bir çok şeyin aynı anda uzmanı (bu başlıbaşına incelenmesi gereken bir kategoridir, yemek yer, müzik yapar, dünya  gezer, çeşitli dükkanlarda şarküteri tadar ne bok yediği karışıktır ve hiç biri tam değildir) dizici, futbolcu, futbolcu eşi, ünlü eşi, ünlü kardeşi kadrosundan çeşitli yerlere istihdam edilmişler, açılış kapanış mankenleri, canı sıkılıp terzilik yapan babadan, kocadan zengin kadın varsa, diğer unuttuklarım alınmasınlar, bu liste uzar gider İstanbul Büyükşehir belediyesi seçimlerinden sonra kafayı fena halde AKP nin neden kaybettiğine taktılar ve dahası İmamoğlu’nun neden kazandığına , ne konuşma ne konuşma, ne yakıştırma ne yakıştırma.

AKP’yi eleştirir pozlarda, ‘ben yazmıştım , ‘ben  söylemiştim’ diyerek sanki AKP’ye dostluk lutfunu esirgememiş ama dinlenmemiş pozlarına geçerler iken, ki bu mümkün değil, sizler sadece duymak istedikleri ne varsa onları söylediniz 17 yıl AKP’ye yoksa elde ettiklerinizin hiç birine  sahip olamazdınız, atmayın din kardeşiyiz.

İmamoğlu neden kazandı faslında da ‘hakkını verelim‘ düsturuyla şimdi demokrasi akıllarına gelmesin mi minnoların.

Lafı uzatmıyalım Türkiyenin  yıllardır  tekrar tekrar yazdığım önününü tıkayan OECD raporlarına geçen aynı dar çevre kadrosunun Yeni Yandaşlık Alanları Ekrem İmamoğlu.

Tramola atıyorlar.

İmamoğlu’nu İstanbul’un Yeni Efendisi yapmak eğilimindeler İstanbul’un 2. Defa seçilen  şehremini tarihteki adıyla Kayser’i Rumi’yi dar kalıplarına bir an evvel dökme niyetindeler.

Şimdilik seçim sürecinde yaptıklarıyla kutsamaya doyamıyorlar, bunlar hakikaten demokrasi sevmiyorlar.

O gömlek kollarını sıvayışı emprovize mi yoksa planlı mıymış. İçinden gelenleri mi söylemiş yoksa yazılmış metinlerden ezber mi, bu arada benim yazılara adımı vermeden yavşaklara soru sordurarak cevap vermeği çok zekice bulduğumu söyleyeyim.

Velhasıl Ekrem Beyin neden kazandığını sadece Ekrem Bey’in gömlek kolu sıvamasına küçük Berkay’a ve AKP’nin yanlış seçim stratejisine bağlamak olunca onca oyu veren halk nereye konacak, yani onların rahatsızlıkları, öfkeleri, şikayetleri, ihtiyaçları daha kaliteli demokrasi beklentileri ne olacak?

Bütün bunların arasında;

Fatih Altaylı‘nın Ekrem Bey’in zaferini Gülben Ergen’in, Ekrem İmamoğlu’na destek vermesine bağlaması en müthiş analizdi.

Başımıza bu da geldi.

Altaylı yazısında “Vay efendim sen düne kadar Tayyipçi idin, nasıl olur da şimdi İmamoğlu dersin” diyenler için ‘Bunu söyleyenler AK Partililer olsa gam yemeyeceğim ama bunu söyleyenler daha çok anti AK Particiler.’ diyor.

Devamında ‘Bir yandan AK Parti iktidardan düşsün, Tayyip Erdoğan dönemi bitsin istiyorlar, bir yandan da AK Parti’den uzaklaşanlara kızıyorlar.’ sözlerine bağlamış Gülben Ergen Antipatisini.

Demek Ak Partiyi Gülben Ergen ayakta tutuyordu, çekince güm, çok metaforik bir durum.

Gülben Ergen’in AKP'de kalması elbette muhalefetin işine yarar, yeri orası bunu bilmez mi Altaylı.

Bir nevi AKP‘ye bir jest, Gülben sizde kalsın hatta Gökhan’da, daha çok liste yazdırtma bana.

 Altaylı’nın ‘Peki Gülben Ergen veya başkaları AK Parti’den uzaklaşmasalar, AK Parti nasıl iktidardan düşecek!‘ sorusuna gelince; 

Türkiye’nin başındaki bunca derdi Gülben çözebilecek güçte olsaydı AKP bu halde olur muydu. Kocaları değiştirdi ama AKP’yi değiştirip dönüştüremedi.

Bu kadar çok beklentiyi nasıl karşılasın yahu kadına da yazık.

Nedir bu Gülben takıntı, saplantısı Habertürk’ün, nikah şahidi olmalar sonrası facialarda Gülben’den yana olmalar filan.

AKP’nin afeti devranı yaptınız kadını, çok kısıtlı yeteneklerine rağmen edindiği teveccüh, servet elbette zekasını ve becerisini gösteriyor da artık bir ülkenin daha kaliteli demokrasi arayışı sürecinde bilinçlenmeyi yavaşta olsa hafife alıp, ki eğitimin durumu belli ve sizin yazarlarınız Milli eğitim bakanının yoluna gül döktü, şimdi bu sürecin kahramanı Gülben mi oluyor, yapmayın.

‘İşte gördünüz, Ekrem İmamoğlu’na seçimi kazandıran ya da AK Parti’ye seçimi kaybettiren, AK Parti’den uzaklaşan 350 bin kişi oldu. 350 bin Gülben.’ diyor Altaylı.  

Nerede ise kadınları ‘Hepimiz Gülbeniz‘ diye sokaklara dökeceksin çok yaşa , ayrıca adınların hesapları  çok karışık olabiliyor, birden ‘Hepimiz Özge Ulusoy'uz, ya da Nebahat Çehre’yiz‘ diye de bağırabilirler, hangi güzel kadını seçecekleri belli mi?

350 bin kadın Gülben'in performansını gösterip o serveti, 3’er çocuktan 1050.000 çocuğu yapsa ama o kafayla, artı 350 bin kadın toplam 1.400 .000 seçmen eder, Ekrem Bey'in topladığı oydan fazla Gülben kimseye kaptırır mı, kendi alır mazbatayı belediye başkanı olur. Gel bu teşvik işini bir daha düşün, AKP’den kurtulmak isterken doluya tutturma memleketi.

Gülben çok suskun bu aralar bir yerden çıkacak diye beklerken Fatih Altaylı’dan çıkmasın mı!

Güvenme Dostuna Saman Doldurur Postuna olduk.

Saygıyla Kayda Geçsin efendim 

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com