Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: "Tehdit alıyorum"

Bir dönem AKP'den Başbakanlık ve Dışişleri Bakanlığı yapan Ahmet Davutoğlu TV5'te katıldığı canlı yayında Sakarya'da yaptığı "Eski defterler açılırsa 7 Haziran - 1 Kasım arası, kimse insan içine çıkamaz" sözlerine açıklık getirdi.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: "Tehdit alıyorum"
344 okunma

MedyaRadar'ın haberine göre Ahmet Davutoğlu, tartışmalara neden olan Sakarya konuşmasına açıklık getirdi. MHP'nin terörle mücadelenin en çetin olduğu süreçte Devlet Bahçeli'nin kendisine götürülen 4 teklifi de kabul etmemesine şaşırdığını söyleyen Davutoğlu, tehdit edildiğini söyledi.

Ahmet Davutoğlu, TV5'te katıldığı canlı yayında eleştirilere neden olan Sakarya'daki konuşmasına açıklık getirdi, MHP ve AK Parti'nin kendisine yönelik eleştirilerine cevap verdi. 

Davutoğlu, başbakanlık görevini bıraktıktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ile arasında yaşandığı iddia edilenlerle ilgili “Ben Cumhurbaşkanı ile yaşadığım ihtilafları o açmadıkça, gerekli olmadıkça hiçbir zaman açmadım, açmam” dedi.

İşte Davutoğlu'nun açıklamalarından bazı satır başları...

“AK Parti kurulurken ortak akılla kuruldu, biz manifestoda bunları hatırlattık. Biz AK Parti’yi hiç kullanmadık tabir olarak, biz arkadaşlarla AK Parti’nin AKP’lileştiğini düşünüyoruz. Biz herkesle konuşmaya hazırız. Ankara’da ‘gelin mahallelerimizden çıkalım, gelin konuşalım, bizim buna ihtiyacımız var’. Yoksa bu mesele bizim çağırılıpta ‘şu kurulda bir yer vermek istiyoruz’ diyerek çözülecek bir mesele değil. Onlar dese ki gelin konuşalım, konuşuruz. Bana en ağır hakaret etse de, konuşmamın tamamını dinlemeden hakaret edenlere de biz ‘gel’ deriz. Ümidim yok oldu diyorum.

Sakarya'daki konuşması

Ben önce pozisyonu netleştirdim sonra dedim ki eğer defterler açılırsa, birçok kişi insan yüzüne çıkamaz. Kastettiğim şuydu; Bana eleştiri getiren iki yer vardı onlara yönelik dedim. 7 Haziran 1 Kasım arasında Meclis’te çoğunluğu olmayan bir başbakanım. O dönemi vurgulama sebebim şu, Ak Parti çoğunluğu kaybettiği için HDP tahriklerini artırdı ve PKK söylemlerini fiili eylemlere dönüştürdü.

Beni şaşırtan ve üzen iki tavır oldu. Birisi MHP Genel Başkanı’na koalisyon için gittiğimde, MHP en azından seçim hükümetine ona vermezse azınlık hükümetine destek vermesiydi. Bu kadar sert mücadelelerin sürdüğü dönemde MHP Genel Başkanı 4 teklifimi de reddetti. Beni şaşırtan buydu.

Öcalan’ın mektubunu meşrulaştıran MHP’nin bunu yapması kast ettiğim bu. Kimsenin bunu yapmaya hakkı yok.

Aleyhime imza toplandı

Ben şehitlerimizin cenazelerini defnederken siz Ankara’da bana karşı imza topluyordunuz. Terörle mücadele edilirken MKYK listesi müzakere etmem. Hangi liste çıkarsa benim arkadaşım dedim. Yanıldığımı 6 Mayıs 2016’da fark ettim.

"Bedel ödetmek bir tehdittir"

Tehdit yoktu. İki husustan bahsettim ve ikisini de açtım. Hayatım şeffaftır, sözüm açıktır, bir şey söylersem net söyler ve spekülasyon yapılmasına izin vermem. Tehdit alıyorum. Bedel ödetmek bir tehdittir. O hiç önemli değil, o yola çıkan bunları göze alınmıyorsa çıkmamalı. İyi niyetli eleştirileri anlarım. Başımın üzerinde yeri var. O 27 saniyelik konuşmadan bunları çıkaranlar, üzerinde tepinenler FETÖ, PKK ve troll çeteleridir. Bu üçünün bana karşı bir ittifak etmesi bile birçok şeyi ortaya koyuyor. O dönemdeki bütün mücadele demokratik hukuk devletinin içinde verilmiştir. O gün yaşananlar devlet tarafından yapıldı da PKK mazlum gibi bir algı var. Benim Başbakanlığım döneminde yapılan her şeyin hesabı verildi. O dönemki saldırıların failleri yakalandı ve yargılandı.

"Çağrımız yanıtsız kalırsa..."

Eğer önümüzdeki günlerde bu çağrımız yanıtsız kalırsa, ‘yeni bir hali yeni bir yol olarak bağlamak’ lazım. Dikkate alınmazsa yeni bir yoldan kastım da açıktır. AK Parti’nin genel başkanlığını yapmış birisi olarak, duam AK Parti’nin kendi eksenine dönmesidir.

Görevi neden bıraktı?

İhtilaf edilen konuları devlet hayatı içinde çözmek gerekir. Fikir ayrılıklarının ilkesel bir noktaya geldiğini hissettiğimde ve çözülmeyeceğini düşündüğümde devlet krizi çıkacağına görevi bırakmaya karar verdim. Geçmişi bilen biri olarak burada fedakarlık yapmayı tercih ettim.

"İhraç edilmemi beklemiyorum ama..."

Beni ihraç etmelerini beklemiyorum, beni zaten tarihten ihraç ettiler. Bakın beni nasıl ihraç ettiler. Tebessüm ederek burayı açacağım çünkü ancak tebessüm edilebilecek bir şey. Kongre'de ben AK Parti delegesi yapılmadım. Düşünün ki rahatsızlık geçirdi diye Deniz Baykal bir vefa duygusuyla milletvekili yapıldı. Yapsınlar diye söylemiyorum ben kendim reddettim. 2018 kongresinde o görevleri yürütmeme rağmen delege yapılmadım. AK Parti ile tek bağım üyelik."