Fatih Altaylı yazdı: "Belediye taksicilik yapmaz"

"... Böyle bir saçma girişim hiç görmedim. Belediyeler taksicilik yapmaz. Yapamaz, yapmamalıdır."

629 okunma

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, birkaç bin yeni taksi plakası çıkaracakmış.

Ancak bu plakalar belediyenin olacakmış ve belediye bunları kiraya verecekmiş.

Yani belediye plaka mafyasına rakip olacak anladığım kadarı ile.

Böyle bir saçma girişim hiç görmedim.

Belediyeler taksicilik yapmaz.

Yapamaz, yapmamalıdır.

Tabii kendisinden gördüğü, kendisine yakın olanlara kıyak yapmak, taksi plakası üzerinden çevresine rant dağıtmak istemiyorsa.

Bu modern bir belediyenin yapacağı iş değildir.

Bu ancak ve ancak modern belediyecilik anlayışının eleştireceği bir şeydir.

Peki İstanbul’da yeni taksi plakaları çıkarılmasın mı?

İhtiyaç varsa elbette çıkarılsın.

Ki bir dönem yasadışı UBER’in gördüğü ilgi, ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Bir bölümü beyefendi olsa da, bir bölümü gerçek bir kepazelik olan mevcut taksilerin de biraz denetlenmesi ve kendine çeki düzen vermesi gerek.

Ona da tamam.

Ama belediyeler taksi plakası sahibi olup, taksi satın alıp bunu kiraya vermez.

Bunu yapmak belediyecilik kafası değil, esnaf kafasıdır.

Bu esnaf için işi bir şey olabilir ama belediye için değildir.

Dünyanın her yerinde belediyelerin bu meseleyi nasıl çözdüğü aşikârdır.

Modern belediye şöyle yapar:

1. Kentin ihtiyacı olan taksi sayısını belirler.
2. Kentlilerin ihtiyaç duyduğu araç tiplerini belirler.
3. Bir şartname buna göre ihaleye çıkar.
4. Şirketleri davet eder.
5. Araç başına bir belediye harcı belirler.
6. İhale yapar.
7. Tek tek araçlar için değil. 500, 1000, 2000 araçlık ihaleler.
8. Araç başı yıllık bir ödenti belirler.
9. 1000 araçlık bir ihale alan şirket mesela araç başı yıllık 40 bin liradan toplam 40 milyon TL’yi belediyeye öder. Böylelikle vergi kaçağının da önüne geçilmiş olur.
10. Araç bakım ve tamir masrafları optimize edileceği için ekonomiye katkı sağlanır.
11. Yolcu karşısında muhatap bir şirket bulur.
12. Şirketler sorumluluk alacağı için sürücü kalitesini yüksek tutmak zorunda kalır.
13. Yolcu tartışma yaşadığı ya da takside bir eşyasını unuttuğu zaman karşısında muhatap alacağı bir kurum olur.
14. Sürücülerin sosyal hakları güvence altına alınmış olur.
15. Belediyenin karşısında tek tek sürücüler değil bir şirket muhatap olarak çıkar.

Yandaşlarına rant dağıtmak istemeyen, halkın daha iyi hizmet almasını isteyen belediyeler bu işi böyle yapar.

Fatih ALTAYLI / Habertürk