Filiz Erkal: "Bir daha sevmem, bir daha evlenmem"

11 Mayıs 2017 yılında geçirdiği beyin kanaması sonucu aramızdan ayrılan ünlü sanatçı İbrahim Erkal’ın bugün üçüncü ölüm yıldönümü.

3556 okunma

Posta Gazetesi'nden Alev Gürsoy Cimin'in röportajı...

İbrahim Erkal’ın aramızdan ayrılışının üçüncü yıldönümü. Hayat senin için nasıl geçiyor?

Yaşadıklarım zorun da ötesiydi. Tarif edecek cümle bulamıyorum. Zaman bazıları için su gibi akıyor olabilir ama benim için öyle olmadı, olmuyor. İbrahim’in şarkısında dediği gibi “Neyine güveneyim, de get yalan dünya; seni nasıl eveyim, ömrümü çalan dünya”.

Nasıl baş ettin?

Çok zordu ama ben her şeyden önce üç çocuk annesiyim. O günden bugüne çocuklarıma tutunuyorum. Onlar bana İbrahim’in emaneti. Bir de İbrahim’in hayranları bana çok büyük güç verdi, veriyor. Onların duaları bizi ayakta tutuyor.

Yokluğu size ne öğretti?

İmkansızlığı… Çok aşırı özlemin zorluğunu… Hala alışamadım. Öldüğüne de hala inanamıyorum ve ilk günkü gibi kapıyı açıp birden içeri girecek zannediyorum. Ama Allah sabrını veriyor işte.

BİR KARAR ALMADAN ÖNCE RÜYAMA GİRİYOR YA DA BANA HABER VERİYOR

Ani ve erken bir veda oldu tabii….

Her ölüm erkendir ama bu çok erken oldu. Bir de sıcağı sıcağına çok anlamıyorsunuz ama zaman geçtikçe yokluğu daha çok dokunmaya başlıyor. İlk zamanlar etrafın kalabalık oluyor, ben de zaten şoktaydım. Yıllar geçtikçe daha çok anlıyorum. Ama sanki hep benimleymiş gibi. Ruh ölmez derler ya; ben bunu yaşıyorum gerçekten.

Var mı buna bağlı olarak yaşadığın ilginç durum?

Mesela bir karar alacak olsam ya rüyama giriyor ya bana haber veriyor. Enteresan bir durum. Böyle söyleyince insanlara garip gelebilir ama bunu zaten ancak yaşayan bilir. Varlığını her daim hissediyorum.

Hayat şartları seni nasıl etkiliyor?

Hayat çok zor. Çocuklara baba eksikliğini hissettirmemeye çalışıyorum. Onların geleceği için kaygılanıyorum. Ağır oldu gidişi bizim için. Yanımızda olsa gölgesi yeterdi.

KIZIMA DOĞRUYU SÖYLEDİM “BABAN BİR YERE GİTTİ, GELECEK” DEMEDİM

İbrahim vefat ettiğinde, 12 günlüktü Elif Su… Şimdi büyüdü. Babasını ona nasıl anlatıyorsun?

İbrahim keşke kızına ve diğer iki çocuğumuza doyabilseydi… Şükür ki hiç yalnız kalmadım. Kuzenleri, ailem, dostlarım çok destek oldu. Üzerime çok yük kalmadı. Ama şarkılarını ne zaman duysa hemen “Babam” diyor. Babasını çok iyi biliyor. Zaten ondan babasının öldüğünü hiç saklamadım. Hep mezarlığa götürdüm. Küçüklüğünden beri benimle geldiği için, orada da “Babam nerede?” diye sorduğunda “Cennette” diyorum. Onu hiç kandırmadım. “Bir yere gitti, gelecek” demedim. Çünkü o zaman hep bekleyecekti. Kendi gitti ama Elif’i bıraktı. Onunla oyalanıyorum. İlginçtir, artık çok sormuyor. Enteresan bir çocuk. İçinde yaşıyor sanırım.

Peki diğer çocuklar?

Şu anda büyük kızım 16, oğlum 15 yaşında. İlk seneler kızım çok zorlandı. Psikolojik olarak sorunlar yaşadı. Oğlum cenazeye de katıldığı için biraz içini dışarıya atabildi o. Ama kızım babası gibi, her şeyi içinde yaşar. Çok duygusal, fiziksel olarak da aynı, huyu da aynı babası. O yüzden onunla biraz sıkıntılarım oldu.

Hiç isyan ettiğin oluyor mu?

Asla! Hiç isyan etmedim. İbrahim’den altı ay sonra da babamı kaybettim. Her zaman şükretmek lazım haline. Çünkü bakıyorsun, senden daha zor durumda insanlar var, o zaman şükrün daha da artıyor. İbrahim vefat ettiğinde bana diyorlardı ki “Allah acını unutturmasın” ben de diyordum ki “Allah Allah, bu ne demek acaba?” meğer gerçekten bir şeye çok üzüldüğünde daha başka bir şey ardından geliyormuş. Altı ay sonra babamı kaybettim işte. “Evet, bu gerçekten anlamlı bir sözmüş” dedim. Dedim ki “Allah acımızı unutturmasın”. Yani başka bir acıyla daha bizi sınamasın.

PARA DEĞİL DOST BİRİKTİRMİŞ

Şarkılarını dinleyemiyordun ilk zamanlar. Şimdi durum ne?

Artık dinliyorum, alıştım. O bir dönem galiba. O ara farklıydı, şimdi farklı. İnsan her gün farklı duygular yaşıyor. Ama sevgim ilk günkü kadar güçlü. Hala çok seviyorum, ömrüm yettiğince de seveceğim. İbrahim, muhteşem bir adamdı, karıncayı bile ezmezdi. Para mal mülk biriktirmemiş ama çok dost biriktirmiş. Bir Allah’ın kulu bile çıkıp da “İbrahim de bizi kırmıştı ya da şunu yapmıştı” demedi, diyemez de.

ALKOLİK ADAMLA 14 YIL YAŞANIR MIYDI?

Alkol sorunu olduğu söyleniyordu…

Ne büyük bir yalan. Kocaman bir uydurmaca. Ben bu adamla tam 14 yıl evli kaldım. Bir alkolik olsa sizce onunla bu kadar yıl bir ömür geçer miydi? Ben şu an ardından böyle iyi konuşuyor olur muydum? Ondan üç çocuk yapar mıydım? Hatta alkolden dolayı düştüğü, öldüğü bile söylendi, yalana bak! Bu adam zaten beş yıldır tansiyon ilaçları ile ayakta duruyordu. Ona yapılan en büyük haksızlık ve iftiradır bu. Sanat camiasında evlilikler zaten uzun sürmez ama biz tam 14 yılı ardımızda bıraktık, İbrahim gitmeseydi bir ömür birlikte olurduk, buna eminim.

Maddi anlamda sana bir gelecek bırakabildi mi?

Tertemiz bir soyadı, muhteşem eserler ve büyük bir aşk bıraktı. Daha ne olsun? Sadece şarkılarının telif ücretlerini alıyorum, onlarla geçiniyorum. Onun dışında bir tane Erzurum’da evi var, onda da kayınvalidem oturuyor zaten. Allah razı olsun, öyle güzel eserler bırakmış ki hala bizi geçindiriyor.

Peki, üç çocuk ile geleceğe dair kaygı duyduğun oluyor mu?

Tabii duyuyorum. Düşünün şimdi koronavirüs var. Hiçbir şey yapılmıyor, her şey durdu. Bizim hayatımız şarkılarla idame ediliyor. Benim eşim işe diye çıktı ve bir daha dönemedi. Ama İbrahim’in kazandığı parayı da hiçbir sanatçı kazanmamıştır zamanında. O ‘Canısı’ şakısını yaptığı dönemde gerçekten çok büyük paralar kazanmış. Ama paraya değer vermediği için hiçbir şey tutmamış. Bu kadar erken veda edeceğini bilse geleceğini garantiye alamaz mıydı hiç? Çocuklarımın okuluna ücret ödemediğim için çok zorlanmıyorum ama ilerisi için elbette kaygılarım var.

İbrahim bugün hayatta olsa ona ne söylemek isterdin?

Onu çok sevdiğimi söylerdim her dakika. Her zamanımı, her dakikamı onunla geçirmek isterdim. İyi ki hayatıma girmiş, iyi ki onu sevmişim. Hiçbir şeyi ertelememek ve doya doya yaşamak lazım.

AŞKI İBRAHİM’LE TATTIM ONUN AŞKIYLA ÖLECEĞİM

“Seni benden daha fazla kimse sevemez” demiş son günlerinde sana, sen de bana 2017’deki ilk röportajımızda “Ondan başka kimse hayatıma girmeyecek, evlenmem” demiştin. Fikrin değişti mi?

Hiç değişmedi değişmeyecek de. Hayatımdan bir İbrahim Erkal geçti ve onun yerini kimse dolduramaz. Hiçbir şey için büyük konuşmamak lazım ama ben bunun için büyük konuşuyorum. Asla evlenmem, asla başkasını sevmem, asla kimse olmaz. Benim kalbim İbrahim’e ait.

Ama hayat da devam ediyor, çok genç ve güzel bir kadınsın.

İbrahim’den sonrası yok benim için. Normalde böyle bir şeye tabii ki karşı değilim, kimse yanlış anlamasın. İnsanlar boşanıp, evlenebilir. Ama ölüm olduğu zaman insan bazı şeyleri yapamıyor çünkü isteyerek ayrılmıyorsun. Üç çocuğum var, ona olan aşkım var. Bir de çocuklarımın başka birine baba demesini istemem. Dedirtmem. Baba demesini bırak, aynı evin içinde yaşamak, yaşatmak istemem.

SANAT CAMİASI VEFASIZ. İLK ANMA GECESİNDE BİZİ YALNIZ BIRAKTILAR

İbrahim Erkal’ın ‘Vefasızlar’ diye bir şarkısı vardı. Vefasızlık gördün mü sanat camiasından?

Vefa kadar, vefasızlık da olur. Bunlar olacaktır, saygı duyarım ama sanat camiasında vefa yok. İlk yıl İbrahim için anma gecesi düzenledim, hiç kimse gelmedi. Buna çok üzüldüm. İlk anma gecesiydi, ne olursa olsun gelmelilerdi. Herkesin farklı bahaneleri mazereti oldu. Ama bana İbrahim’in hayranları yeter. Zaten bir sanatçıyı var eden hayranlarıdır. Onlar da bizimle.

Adını yaşatmak için projelerin vardı, ne durumda?

İlerisi için bir kütüphane ve okul projemiz var fakat bunun öncesinde bir albüm projemiz vardı. Tam hayata geçmek üzereydi. Her şey hazırlandı ama bu virüs nedeniyle ara vermek zorunda kaldık. İbrahim Erkal şarkılarından oluşan bu albüm yolda. Çok iyi sanatçılarımız okudu. Genç kitleye hitap eden sürprizlerimiz de var. Bizim amacımız 10 yaşından 100 yaşına kadar herkese hitap etmesi. O zaten bana “Benim şarkılarım ben öldükten sonra anlaşılacak” demişti.

Konular Röportaj