Hareketsizlik damarları tıkıyor

Türkiye’de her yıl 30 bin kişi toplardamarlarının içerisinde kan pıhtılaşması sonucu damar tıkanması hastalığı yüzünden hayatını kaybediyor.

Hareketsizlik damarları tıkıyor
293 okunma

Türkiye Gazetesi'nden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göre toplumda 60 yaşın üzerinde her 100 kişiden birini etkileyen Derin Ven Trombozu (DVT) ülkemizde yılda yaklaşık 30 bin kişinin ölümüne sebep oluyor. Halk arasında “pıhtı atması” olarak bilinen DVT’nin en önemli sebebinin ‘hareketsizlik’ olduğunu söyleyen Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tankut Akay “Her türlü hareketsizlik damarlar için bir tehdittir. Bilgisayar karşısında, masabaşında iki saatten fazla hareketsiz oturmak; uzun uçak yolculuğu yapmak; yatağa bağımlı kalmak damarlara pıhtı atmasına sebep olur” dedi.


Sık görülmesi, tekrarlama riskinin yüksek olması, hayat kalitesini düşürerek ölüme sebep olması ve yüksek maliyetlere yol açması sebebiyle DVT’nin önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu belirten Prof. Dr. Akay “Meme kanseri, akciğer kanseri ve araç kazalarından ölenlerin toplamından daha fazla insanı damarlardaki pıhtılaşma sebebi ile kaybediyoruz. Belirtilerini bilmek ve erken dönemde durumu fark etmek hayat kurtarıcı olabilir. Hastaların büyük kısmı aniden ortaya çıkan çok şiddetli ağrı ve şişlikle doktora başvuruyor” dedi.


BACAKTA ŞİŞME ÖNEMLİ BELİRTİ


Genellikle aniden ortaya çıkan ve çoğu zaman baldır bölgesi civarında oluşan ağrı ve şişmenin en önemli belirti olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akay “Derin Ven Trombozu’nda oluşan pıhtı seviyesi kasık bölgesine kadar ulaşmışsa genellikle tüm bacak şişer. Eğer pıhtı diz toplardamarı seviyesinde ise baldırda şişme olur. Çoğu zaman şişliğe renk ve sıcaklık değişiklikleri de eklenir” diye konuştu.

PIHTININ İLACI HAREKET


DVT için en önemli işin pıhtı oluşumunu engellemek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Akay, “Tekrarlama riski yüksek olduğu için pıhtının oluşmasının engellenmesi asıl hedeftir.  Hayatımıza mümkün olduğunca hareket katmak, gereksiz kilo alımından kaçınmak, Akdeniz diyeti ile beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, kıtalararası uçak yolculuklarında kahveden kaçınmak ve yolculuk sırasında varis çorabı kullanmak ve elbette su kaybını karşılamak için yeterli miktarda su tüketmek pıhtı oluşumu riskini azaltır."

Bilgisayar karşısında tehlikedesiniz!


Pıhtı atması açısından uzun süre hareketsiz kalanların risk grubunda olduğunu belirten Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Soner Yavaş “Esas olarak üç grup risk altında. Hareketsiz kalanlar, damar duvarında herhangi bir sebeple hasarlanma oluşanlar ve kan tablosunda pıhtılaşma açısından doğuştan risk altında olanlar. Bu grupları genişletirsek, toplardamarlarda pıhtı oluşması ve bu pıhtının akciğere yayılması durumu özellikle beyaz yakalıları, bilgisayar başında çok vakit geçirenleri, masa başında uzun saatler boyunca çalışmak zorunda olan ofis çalışanlarını ve ders çalışan öğrencileri tehdit ediyor.  Uzun mesafe uçak yolculukları başlı başına bir risk faktörü” diye konuştu.

Kanser hastalarında, pıhtı oluşumu riskinin arttığına işaret eden Doç. Dr. Yavaş sigaranın da bulunan zararlı kimyasal maddeler yüzünden kanın koyulaşmasına ve pıhtılaşmasına yol açtığını belirterek,  “Ayrıca, uzamış hareketsizlik ve uzun süre yatakta kalmak (uzamış yoğun bakım yatışı, hastanede yatış, felç nedeniyle yatağa bağlı kalmak gibi), genel anestezi gerektiren uzamış ameliyatlar (özellikle kalça çıkığı gibi büyük ortopedik ameliyatlar sonrasında, varis hastalığında genişleyen toplardamarlar içindeki türbülanakım sebebiyle kanın göllenmesi de pıhtı riskini artıran sebepler arasında yer alıyor. Gebelik hem hormonal değişiklikler hem de bebeğin anne karnında büyümesi ve damar sistemine baskı yapması sonucunda başlı başına bir risk faktörüdür” diye konuştu.

Akciğere giden pıhtı öldürüyor


DVT geçirenlerin yarısına yakınında da bu pıhtı bulunduğu yerden kopup akciğerlere attığını söyleyen Türk Kalp ve Damar Cerrahisi Derneğinden Prof. Dr. Kürşat Bozkurt  “Akciğer embolisi gelişen hastalarda açıklanamayan nefes darlığı, derin nefes alırken göğüste ve sırtta şiddetli, batma tarzı da olabilen ağrı, öksürük ile beraber kan tükürmek gibi belirtiler bulunabilir. Eğer bu durum gelişmişse kişinin hayatına kastedebilecek kadar önemli bir pulmoner emboli tablosu karşımıza çıkabilir” dedi.


Genel olarak toplumun yaşlanması, kanser hastalarındaki artış gibi etkenlerden dolayı son yıllarda venöz tromboemboli sıklığının arttığına işaret eden Prof. Dr. Bozkurt “Son yıllarda gelişen teknoloji ile hem yeni jenerasyon pıhtı önler ilaçlar, hem de pıhtının mekanik olarak temizlenmesini sağlayan cihazlarla tedavide önemli gelişmeler yaşanıyor” dedi.