Hepsi Lazım da…

Hepsi Lazım da… Uzayda Bizden Başkaları Var İse Ne Olacak….

0 okunma

KAYDA GEÇSİN

Biliyoruz ki demokrasi, seçen insanların ne istediklerini bildikleri varsayımından ibarettir.

Varsayım, o kadar bildikleri kesin değil!

Üstelik seçilmiş yanlış bir kişinin bile bütün insanların, ülkenin emniyetini riske atabileceği bir rejimdir demokrasi, ‘Ne bok yedikte bunu seçti‘ olursun, elbette ‘Ben seçmedim ki‘ diye inkar edenler de olur , gerçekten seçmemiş de olabilirler.

O zaman ben seçmedim o seçmedi peki bunu kim seçti sorusunun cevabı demokrasi tarihimizin komplo teorileri kadar eski bir cevaptır:

'Amerika seçtirdi' der, işin içinden çıkar ohhhh rahatlarız!

Her sandık aslıda bir atom bombasıdır patlamaya hazır ve zaman ayarını bilmediğimiz.
Ne var ki demokrasiden daha iyisi henüz icat edilmedi, düşünün insanlığın halini.

Her türlü olumsuzluğa rağmen dünya hala kendisini havaya uçurmayacak, uçurtmayacak aklıselim sahibi insanların sayesinde henüz patlamadan dönmeye devam ediyor.

Bu yüzden medyamızın, aydınlarımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerimizin yazıları

Düşünceleri, konuşmaları önem taşıyor.

Onların arasından uyaranlar ‘Ben size demedim mi ulan buna kanmayın diye‘ kafamıza

Kakmak için çok lazımlar.

Kandıranlar ise, ‘Bizi uyuttunuz, yalakalar cebinizi doldurdurdunuz‘ diye sitem etmemiz için şart onlar bizim yüzsüz, şamar oğlan kızlarımız.  

Biz söyleyeceğiz onlar yüzsüz yüzsüz şimdi olduğu gibi gülecekler, çakmadan evlenecek, nişanlanacak, aşk yaşayacak, yedikleri içtiklerinin resimlerini yollayıp bizi yalan dolan oyalayacaklar.

Hepsi lazım.

Zaten toplumun birbirini kucaklaması demek bu dengedir.

Ama kucaklaşma, asla hukuktan vaz geçip suç işleyenleri affetmek, yalakalara sarılmak, zengin etmek anlamına gelmez, ‘Gel hırsız kardeş seni kucaklayayım‘ diye siyasi jargon olamaz.

Demokrasilerde halk kabahati asla kendinde bulmaz, bulduğu zaman zaten ister demokrasi olsun ister halk tarafından şamamaya çevrilmiş krallık, iktidar halkın olur. Aksini tespit ederseniz lütfen bana haber verin.

Demokrasi pek çok formülde hep vardır da var olmasına, iktidar kimindir önemli olan.

Meclisler de elbette önemlidir ve devrimleri yaparlar, devrimler çapulcuların işi filan da değildir, boşuna şüphelenilir onlardan.

Ve artık açıkça yazılıp çizildiğine göre sakınca yok yazmakta, devrimlerin finansörleri vardır, Wall Street’in Soviet Devriminin gelişimine katkısını bilip anlamadan ABD Sovyet ilişkileri üzerine fikir beyan etmek sakat iş.

Zaten fikir beyan etmekten şikayet edip ne zaman gazetecilik yapmışlarda şimdi yapamamaktan üzgünler sınıfı  da ayrı bir sorun, sevsinler ne diyeyim!

Bu arada Prof. Sutton belge, bilgilerle J.P Morgan’dan, Wilson, Kızılhaç Wall Street ve Sovyet devriminin ilişkilerini anlatıyor kitabında. Parasız devrim olmuyor! PDF yerini almış meraklısına.

Ve demokrasilerde bir ölçüde iktidar halkın olmaya ne kadar yakınsa seçilmişler dönemleri biter bitmez bir an evvel evinin yolunu tutmak için dört bakarlar, çünkü kimse yıllar boyu başkası için çalışmak istemez.

Ömür boyu çekilir bir uğraş değildir siyaset, meslek hiç değildir.  

Ekranlar, medyaya bakacak olursak o kadar çok yalan var ki, sanki her şey yalan gibi algılanıyor artık, bu nedenle bu medyadan yeni yaratmak mümkün değil.

Eskiler ne kadar saç modeli degiştirseler, façayı düzeltseler kendilerince, romanlardan karakterler katıp konuşmalarına entelektüel fırça darbeleri atsalar, kendileri hakkında hikayeler uydursalar bu medya, böyle gitmiyor.

Bu ortam artık sürdürülebilir bir durum değil, etkilemiyor, kimsenin yararına değil, inandırıcı hiç değil, velhasıl bu duruma ‘Asiyabı medyayı bir har olsa döndürür‘ derdi Ziya Paşa sağ olsaydı.

Bana gelince demokrasi hay huyunda nerede ise 70 yıl geçti.

Bazen harfleri atlıyorum, imla meraklısı hiç değilim, yaşlandığım için yazarken fikirlerimi unutmaktan korkuyorum, sözler benden kaçmadan hızla yazıya döküyorum üstüne üstlük çok gözlüklüyüm.

Bu halimle bana gösterdiğiniz ilgiye minnettarım, beni resmen dolduruşa getiriyorsunuz, akranlarım torunlarının öykülerini anlatırken ben hala ülkemin öykülerinin peşinde dazara dazar koşuyorum, umutlanıyorum, kızıyorum, öfkeleniyorum, gözden kaçanları paylaşmaya bir nevi uzay boşluğunda koza yapmaya çalışıyoruz birlikte.

Ufkumu hala genişletmeye çalışıyorum, önce ABD’nin  batı kıyılarında sonra doğu kıyılarında Hava Kuvvetleri pilotlarının tespit ettiği , kanatsız, kuyruksuz ışık hızı ötesi hareket eden tanımlanamayan ve uçakların etrafında dönüp kaybolan uzay gemisi midir nedir?

CNN int soruşturmayı, pilotların ifadelerini verdi, artık bu gibi olaylar kamuya açılıyor, eğer kaninatta bizden başka varlıklar var ise ve bizden daha gelişmiş teknolojileri var ise eşrefi mahlukat olma durumumuz, para, savaşlar, dinler, enerji ticaretleri, Ajda, Demet’ler filan ne olur düşündünüz mü, ben düşünmedim bu güne kadar, danışmanım akıl hocam oğlum ve gelinim bu olayla ilgili uyarana kadar. Yok aslında bu tanımlanamayan ışık bizim bir oyunumuz ise zaten düşüp bayılırım sevinçten, kim ne bok yerse yesin işi bitirdik derim, benim milliyetçiliğim dünya ile aşık atabilmektir, ne yalan söyliyeyim.

Necef UĞURLU / necefugurlu@gmail.com