Küçük Gibi Görünen Büyük Mutluluklar

Covid-19 ile tanışalı 1 yılı biraz geçti. Neler neler yaşandı. Maske ile sokağa çıkmak sıradan bir hâl aldı.

Ne garip değil mi?

Bazen düşünüyorum da, pandemiden önce biri söylese, hayatta inanmazdım sokağa maske ile çıkacağımıza. Fakat şimdi hayatımızın bir parçası haline geldi. Umarım en kısa sürede maskesiz günler geri gelir. Beterin beteri var elbette ama bu da azımsanacak bir güçlük değil.
Korku, endişe ve kaygı dört bir yanımızı sardı. Özellikle psikiyatrik rahatsızlıkları olanlar için daha zor bir süreç oldu. Kayıplar ise yüreğimizi dağladı.

Öte yandan, daha öncesinde küçük ya da önemsiz gibi görünen bazı şeyler gözümüzde daha çok değer kazandı. Bir parkta, açık havada, etrafımızda kimse yokken, maskemizi hafifçe sıyırarak oturmak, havayı ciğerlerimize çektikçe mutlu olmak, yanımızda getirdiğimiz termosa bir bardak çay koyup yudumlamak. Ne keyif!

Sevdiklerimizle çoğu zaman yan yana gelemesek de seslerini duymak.

Doğanın, sağlığın, sesin, nefesin, ailenin, dostların, sohbetin, sarılmanın önemini kavramak.

Daha önce belki fark etmediğimiz ya da ne kadar güzel olduğunu kavrayamadığımız küçük görünen, büyük keyifler, mutluluklar bunlar...

Bir arkadaşımızla deniz kenarında bir kafede kahve içmek meğer ne kadar da büyük bir mutlulukmuş. Maskesiz sokakta, özgürce yürümek ne büyük mutlulukmuş. Sağlık, esenlik, korkusuzca yaşamak, kendini güvende hissetmek ne büyük mutluluk...

Bazen bazı şeylerin anlam ve önemini kavramak için yoksunluk ve ayrılık bir yol gösterici olur... Gönül ister ki kaybetmeden farkında olalım ama olmuyor işte... İnsan doğası böyle...

Pandemiden kurtulduğumuz günlerde, başka başka zorluklar kapımızı çalmadan, küçük gibi görünen, belki de hiç gözümüze görünmeyen büyük mutluluklardan haz alabilmek umuduyla...

Sağlıkla, mutlulukla kalın...

Ayşen Baloğlu