Panik virüsten daha tehlikeli!

Prof. Dr. Hüsnü Erkmen: "Uzmanların tavsiyelerine uyarak gerekli tedbirleri aldıktan sonra normal hayatınıza devam edin. Aşırı korku hata yapmaya sebep oluyor."

726 okunma

Türkiye Gazetesi'nden Ziyneti Kocabıyık'ın haberine göre Türkiye’de koronavirüs vakasına rastlanması toplumda büyük bir panik ve tedirginliğe yol açtı. Uzmanlar, marketlerde gereğinden fazla gıda alışverişi yapan, eve kapanıp yaşamdan izole olarak korunmaya çalışan ve panik atağı olanlara uyarılarda bulundu. Durumun sağlık anksiyetesine çevrilmemesi gerektiğini belirten psikiyatrist Prof. Dr. Hüsnü Erkmen; hastalanacağım, öleceğim korkusuyla kişinin gerçek tedbir alamayacağına dikkat çekiyor.

Telaş yapılmaması gerektiğini belirten Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen “Akla gelen her türlü felakette telaşlanmak, paniklemek durumu daha kötüye götürür. Aniden ortaya çıkan felaketlerde mesela bir binada yangın çıktığında telaşlanmadan dışarı çıkabilenler sağ kalırken telaşlananlar hayatlarını kaybediyolar. Depremlerde de bu durumla karşılaşıyoruz. Pencereden atlayanlar hayatını kaybediyor, sakin kalanlar kurtuluyor. Elbette sağlık otoritesinin belirttiği tedbirler alınmalı ama bu tedbirler asla abartılmamalıdır. Koronavirüs son yıllarda görülmüş dünya çapında etkili olan bir pandemi. Dünya Sağlık Örgütü de bu durumun pandemi olduğunu açıkladı” dedi.

SAĞLIK ANKSİYETESİNE DÖNÜŞMESİN

Virüse yakalanan kişilerin sadece yüzde 2 ya da 3’ünün hayatını kaybettiğini ifade eden Prof. Dr. Erkmen “Korona, ölümcül tarafı olan bir virüs ama enfekte olan herkes ölecek ya da herkes hastalanacak diye bir şey söz konusu değil. Bu durum, bir sağlık anksiyetesine çevrilmemelidir. Sağlıkla ilgili anksiyete başladığı zaman kişinin hastalanacağım, öleceğim korkusu gerçek tedbir almanın çok önüne geçiyor” diye anlattı.

STOKÇULAR PANİĞİ TETİKLİYOR

Marketlere saldırıp stok yapanların da paniği tetiklediğine dikkat çeken Prof. Dr. Erkmen “Marketlerdeki insanlara baktığımızda çok krizli günler geçirecekmişiz gibi görünüyor. Kuru gıdayı evine stoklayanlar hiç evden çıkmayarak büyük bir felaketten kurtulacaklarını düşünüyorlar. Modern zamanlarda bu mümkün değil. Çünkü insanın başkalarının ürettiklerine çok ihtiyacı var. Bahçede yetiştirilen, marketten alınanlarla aylarca yaşamak mümkün değil. Mecburen eve ekmek, süt ve peynir gelecek. İşe gitmezsek zaten hayat durur, bu durum işte o zaman büyük bir felakete dönüşür” diye konuştu.

YERSİZ ŞÜPHE SAĞLIK SİSTEMİNİ ZORLUYOR

Kuru öksürük, 38 dereceyi aşan ateş, solunum sıkıntısı yaşayan ve yakın dönemde yurt dışı bağlantılı kişilerle temasta bulunan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini anlatan Prof. Dr. Erkmen “Virüsün var olup olmadığını araştırmak zor bir süreç. Bu noktada sağlık sistemi de çok fazla zorlanmamalı. Eğer herkes korkuyla hastanelere koşarsa sağlık sistemimiz talebe yetişemeyebilir gerçekten hasta olanlar yakalanamayabilir” dedi.

SÜREKLİ YIKANMAK DİRENCİ DÜŞÜRÜYOR

Bir takıntı ve özellikle temizlik takıntısı hastalığı olan Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) hastalarından koronavirüs hakkında çok soru geldiğini belirten Prof. Dr. Hüsnü Erkmen “Bu tür hastalığı olanlar olayı çok aşırıya götürmüş durumda. Dolayısıyla onların ekstra tedbir almalarına gerek olmadığını söyleyebiliriz. Aksine OKB benzeri aşırı şikâyetler varsa günlük hayatlarında zaten vücut mukavemetlerini de kırmış oluyorlar. Yıkanma eylemlerini azaltmaları gerekiyor çünkü doğru yaptıklarını düşünürken kendileri için tehlike seviyesini artırmış oluyorlar. Panik bozukluğu olanlar da her dakika olumsuz bir durum olacak korkusu ile hayatlarını yaşamalarına engel olacak davranışlar içine giriyorlar. Seksen milyon nüfusa sahip ülkede iki vaka görülmesi çok olağanüstü bir durum değil. Hastanelerde koronavirüsten çok daha zararlı hastalıklar görülüyor, popüler olmadığı için kimsenin ilgisini çekmiyor. Yüz ölçümü olarak da nüfus olarak da büyük bir ülkede yaşıyoruz, dolayısıyla vakaların görülmesi anormal karşılanmamalı” diye konuştu.

SAKİN OLUN

Panik havasının virüsten daha fazla zarar verdiğini hatırlatan Prof. Dr. Erkmen “Dolayısıyla insanlar işlerine de gidecekler, toplu taşımayı da kullanacaklar. Sakinleşmek gerekiyor, eve kapanıp dünyadan izole olmuş bir şekilde bu sürecin geçmesini beklemenin manası yok” dedi.