Rehavet artarsa, kısıtlamalar geri döner!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamasının ardından gözler 21 Mart’tan bu yana kapalı olan ve 11 Mayıs itibarıyla açılacağı duyurulan güzellik salonu, berber ve kuaförlere çevrildi.

877 okunma

Bilim Kurulu üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz, “Bu işyerlerinin ilk açıldıkları dönemde oluşabilecek aşırı talep göz önünde bulundurularak imkânı olan vatandaşlarımızın bir süre daha kendi imkanlarıyla tıraş olması mantıklı gözükmekte” dedi. AVM’lerin de aynı tarihte açılacağına dikkati çeken Kayıpmaz, mağazalarda kıyafet denenmemesinde fayda olduğunu vurguladı. Milliyet Gazetesi'nden Aykut Yılmaz'a konuşan Kayıpmaz, salgının şu an için kontrol altına alındığını, ancak henüz tamamen bitmediğinin altını çizdi.

Bundan sonraki süreçte panik havası ile rehavet havasını dengede tutamaz ve rehavet havası ağır basarsa, kısıtlamaların eskisinden daha katı bir biçimde geriye dönebileceğinin altını çizen Kayıpmaz, “Bu nedenle öncelikle birinci T olmak üzere 3T’yi sıkı biçimde uygulamaya devam etmeliyiz: Bir tedbir, iki tespit ve üç tedavi. Birinci T’nin uygulanmasında ise en önemli vazife milletimize düşmekte. Çünkü artık bıçak sırtı bir dönemin başlangıcındayız. Bundan sonra yapacağımız her tedbirli hareket, bize hastalıkla mücadelede büyük kuvvet kazandıracak” diye konuştu. Kayıpmaz, el hijyeni, maske ve sosyal mesafe kuralının unutulmaması gerektiğini söyledi.

‘Kıyafet denenmesin’

Alışveriş merkezlerinde bir yandan sosyal ve ekonomik canlılık devam ederken bir yandan da hazırlanacak rehberlere göre fiziksel mesafe korunacak şekilde önlemler alınması gerektiğini kaydeden Kayıpmaz, şunları söyledi: “Tabii ki alışveriş merkezlerinin yönetimleri dezenfeksiyonla ilgili önlemleri de alacaktır. Ayrıca bayram öncesi mağazalarda kıyafet denerken önceden başka bir kişinin denediği kıyafetlerin denenmemesinde de büyük fayda var. İşyerleri gün içerisinde denenmiş kıyafetlerin sonradan dezenfeksiyonu konusunda duyarlı ve hazırlıklı olmalı. Biz yeni normalimize, bir başka deyişle yeni yaşam şeklimize ne kadar hızlı adapte olursak bu hastalığın yayılımının önüne o kadar güçlü geçeriz. Bu sayede de başta acil servislerimiz olmak üzere sağlık kuruluşlarımızın kapasitesi zorlanmadan salgının üstesinden gelebiliriz.”