Sağlık çalışanlarından "Kovid-19 meslek hastalığı olsun" talebi

Kovid-19 pandemisi ile mücadelede hekiminden hemşiresine, teknisyeninden temizlik görevlisine tüm sağlık çalışanları, içinde bulundukları riske rağmen büyük bir özveri ile görev yapıyorlar.

251 okunma

Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre aylardan beri eş ve çocuklarından uzak durmak zorunda kaldılar. Mayıs sonuna kadar olan süreçte hasta sayısının her geçen gün azalmasıyla motive olan sağlık çalışanlarının moralleri, hasta sayısının yeniden artmasıyla bozulmaya başladı. Bu süreçte virüse yakalanıp hastalığı atlattıktan sonra yeniden işlerinin başına dönen binlerce sağlık çalışanı bulunuyor. Bu arada maalesef bir kısmı da yaşamını yitirdi.

Yaşamını yitiren kamu görevlisi sağlık çalışanlarının virüsü iş yerinde veya işle ilgili görevleri sırasında kaptıkları tespit edilirse, eş ve çocuklarına vazife malulü aylığı bağlanır. Bunlar çalışmaya bir gün önce başlamış olsalar bile yakınlarına vazife malulü aylığı bağlanır. İş kazası veya meslek hastalığı sonucu yaşamını yitiren özel sektörde çalışanların yakınlarına ise ölüm aylığı bağlanır.

İş yeri dışında kaptığı virüs dolayısıyla ölen kamudaki sağlık çalışanları veya diğer kamu görevlilerinin ailesine aylık bağlanabilmesi için ise en az 1800 gün (5 yıl) hizmetinin bulunması gerekir. Beş yıl hizmeti bulunmayan kamu görevlisinin ailesine aylık bağlanmaz.

ÖLÜMÜN İŞLE İLGİLİ OLDUĞUNU KANITLAMAK GEREKİYOR

Memurlara vazife malulü aylığı bağlanabilmesi için maluliyete sebebiyet veren durumun, görevlerini yaptıkları sırada bu görevlerinden dolayı meydana gelmesi gerekiyor.

Kendi kurumlarının başka bir kuruma ait başka işleri yapmakta iken yaptıkları işlerden dolayı meydana gelmesi ya da kurumların menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken o işten dolayı meydana gelmesi ve bu amacın ilgili kurumlarca kabul edilmesi halinde de vazife malulü aylığı bağlanır. Sonuç olarak, vazife malulü olarak değerlendirilebilmesi için ölümün işle ilgili bir sebepten kaynaklanması gerekir.

Özel sektördeki sağlık çalışanları açısından da aynı kural geçerlidir. Virüsün iş yerinde veya işle ilgili bir yerde bulaşması gerekiyor.

Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor. Ama, virüsün iş yerinde veya işle ilgili bir nedenle bulaştığını kanıtlamak çok zor bulunuyor. Sabahtan akşama kadar enfekte hastaların tedavisiyle uğraşan hekimin veya hemşirenin virüsü hastanede mi, işe geliş gidiş sırasında mı, hafta sonu gittiği düğünde mi, restoranda mı virüs kaptığı sorgulanabiliyor. Genellikle yıllar süren dava konusu olabiliyor. Bu süreçte ise büyük mağduriyetler yaşanabiliyor.

SGK’NIN GENELGESİ ÖZEL SEKTÖRÜ KAPSIYOR

Kovid-19 pandemisinde görev yapan sağlık çalışanları ile ilgili bu sorun devam ederken, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 7 Mayıs 2020 tarihinde yayımladığı 2020/12 sayılı koronavirüs genelgesi, kafaları biraz daha karıştırdı. Genelgede, hastanelerce 4/a (SSK) ve 4/b (BAĞ-KUR) kapsamındaki sigortalıların Kovid-19 rahatsızlığı için “iş kazası ve meslek hastalığı” değil, “hastalık” kapsamında işlem yapılması istendi.

Virüsün iş yerinde bulaşıp bulaşmadığının tespitinde hastane kayıtları önem taşıyor. Raporlardaki kayıtlar dava esnasında delil teşkil ediyor. Hakimler raporlardaki tespitlere bakarak bunun iş kazası ve meslek hastalığı olup olmadığı yönünde karar veriyor. Genelge, özel sektördeki sağlık çalışanlarını da doğrudan etkiliyor.

NE YAPILABİLİR?

Pandemide görev yapan sağlık çalışanlarının ailelerinin, olası bir ölüm durumunda mağduriyet yaşamaması için virüsün nerede bulaştığına dair bilgilerin mümkün olduğunca kayda alınmasında yarar bulunuyor. İlk hastalık belirtisi veya tanı ile birlikte hastanın kayıtlarında ayrıntılı bilgilere yer verilmesi gerekir.

PCR testi pozitif çıkmamakla birlikte bilgisayar tomografisi sonuçları ve semptomlara göre Kovid-19 tedavisi uygulananların bu durumunun da ayrıntılı olarak kayda geçirilmesinde yarar bulunuyor.

Diğer yandan, pandemiye özgü olmak üzere, sağlık çalışanlarının bu dönemde Kovid-19’a maruz kalması halinde bunun meslek hastalığı sayılacağına dair geçici bir yasal düzenleme yapılması gerekir.

VAZİFE MALULLÜĞÜNDE SAĞLANAN HAKLAR

VAZİFE MALULÜ AYLIĞI: Aylık, sigortalının çalışma süresi 30 yıldan az ise 30 yıl üzerinden hesaplanır. Otuz yıldan fazla ise çalıştığı süre üzerinden bağlanır.

EMEKLİ İKRAMİYESİ: Çalışma süresi 30 yıldan az olanlar için 30 yıl üzerinden, daha fazla olanlar için ise çalıştıkları süre üzerinden ödenir.

EMEKLİ AYLIKLARI, ÇALIŞAN EMSALLERİNE GÖRE YÜKSELTİLİR: Tüm vazife malulleri ile dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar, malullerin emsalleri esas alınarak her yıl kademe ilerlemesi, her üç yılda bir derece yükselmesi işlemine tabi tutulur. Örneğin normalde 7. derecenin 1. kademesinden bağlanan aylık, öğrenim durumları ve unvanları itibarıyla çalışmaya devam eden emsalleri kaçıncı dereceye yükselebiliyorsa, o dereye kadar yükseltilmeye devam eder.

EK ÖDEME VE EĞİTİM ÖĞRETİM YARDIMI: Her yıl 3.213 TL ile 5.842 TL arasındaki ek ödemeden tüm vazife malulleri ve hak sahipleri yararlanır. Çocuklarına aylık olarak ilköğretimde 182 TL, ortaöğretimde 273 TL, yükseköğretimde 365 TL eğitim öğretim yardımı yapılır.

ÜCRETSİZ SEYAHAT HAKKI: Tüm vazife malulleri ile eşleri, evli olmayan ve 25 yaşını doldurmamış çocukları, anne ve babaları, demiryolları ve denizyollarının şehir içi ve şehirlerarası hatlarından, şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanırlar.

İSTİHDAM HAKKI: Vazife malullüğü kapsamında bulunan kamu görevlilerinden hayatını kaybedenlerin yakınlarına kamuda bir kişilik istihdam hakkı tanınır.

ANNE BABAYA AYLIK: Ölen vazife malulünün 65 yaşından büyük anne babasına, kendi sigortalılığından dolayı aylık veya gelir almıyorsa, eş ve çocuklardan artan hisse olup olmadığına bakılmaksızın muhtaçlık kriteri aranmadan aylık bağlanır. Anne babaya aylık bağlanmasından dolayı eş ve çocukların paylarında kesinti yapılmaz.

FAİZSİZ KONUT KREDİSİ: Hayatını kaybeden vazife malulünün ailesine, bir konut için Toplu Konut İdaresi’nce faizsiz kredi kullandırılır.

Öte yandan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter'ından yaptığı paylaşımda, "Salgından etkilenerek görev yapamayan aile hekimleri ile aile sağlığı çalışanlarının maaşlarından artık kesinti yapılamayacak. Ayrıca COVID-19 hasta takibine göre 3 ay süreyle ek ödeme verilecek. Emeklerinin kıymeti karşılıksız olan sağlık çalışanlarımıza hayırlı olsun" açıklamasında bulundu.