Şule Çet davasında beklenen karar çıktı!

Ankara’da 20. kattan şüpheli şekilde düşerek hayatını kaybeden Şule Çet’in ölümüne ilişkin davanın altıncı duruşması başladı. Davada Çağatay Aksu cinayetten müebbet hapis cezasına ve 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanık Berk Akand da toplam 18 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

Şule Çet davasında beklenen karar çıktı!
1500 okunma

Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre yoğun bir katılım olduğu duruşma Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Şule Çet'in katili Çağatay Aksu müebbet hapis ve 10 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Berk Akand ise 18 yıl 9 ay hapis cezası aldı.

AKSU’YA İYİ HAL İNDİRİMİ

Mahkeme Çağatay Aksu’nun Şule Çet’e yönelik “cinsel saldırı” ve “alıkoyma” suçlarını gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla işlediğine kanaat getirdi. Bu anlamda Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçunun nitelikli hallerini düzenleyen 82/1-h maddesi uyarınca Çağatay Aksu’ya önce “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası verdi. Daha sonra iyi hal indirimden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını müebbete indirdi. Mahkeme, diğer suçlar için de iyi hal uyguladı.

5. Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Savcı, sanık Çağatay Aksu’nun “kasten öldürme” suçundan müebbet, “cinsel saldırı” ve “alıkoyma” suçlarından 39 yıl hapisle cezalandırılmasını istemiş. Sanık Berk Akand’ın ise aynı suçlara yardımdan toplam 31 yıl hapisle  cezalandırılması talep edilmişti.

YİNE SUÇLAMALARI REDDETTİ

Sanıklara son savunmaları için söz verildi. Sanık Çağatay Aksu bir kez daha suçlamaları reddederek, “Hakkımız olmayan bir suçlama nedeniyle buradayız. Sahte otopsi raporları ile bizi suçladılar. Yalan sosyal medya haberleri ile tutuklandık. Sosyal medyada halk galeyana getirildi. Şule’ye tecavüz etmedim, cinsel ilişkiye girmedim” dedi.

Şule üzerinde kendisine ait herhangi bir DNA bulgusuna rastlanmadığını ifade eden Aksu, “Elinizi vicdanınıza koyun bana küfür etmeyin. Ben suçsuzum. İsterseniz yalan makinasına bağlayın. Nasum ve şerefim üzerine yemin ederim ben suçsuzum. Vicdanınıza sığınıyorum, hakim bey. Beraatimi istiyorum” diye konuştu.

AKAND: "HİÇBİR ŞEY GÖRMEDİM"

Sanık Berk Akand da suçlamaları kabul etmedi. Hiçbir şey görmediğini ifade eden Akand, “Çağatay’ı bırakın, kendime bile yardım etmedim. Eğer yardım ettiysem kafama sıkmış olurdum. Beraatimi istiyorum” dedi. Sanık avukatları da müvekkillerinin beraatlerine karar verilmesini istedi.

BEKLENEN KARAR ÇIKTI

Şule Çet'in katili Çağatay Aksu, cinayetten müebbet hapis, nitelikli cinsel saldırı suçundan 10 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Berk Akand ise cinayete yardımdan 12 yıl 6 ay, cinsel saldırıya yardımdan 5 yıl, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardımdan 1 yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı.

AİLEDEN TEPKİ

Karar sonrası adliye önünde basın mensuplarına açıklama yapan Çet ailesinin avukatlarından Umur Yıldırım, sürecin nihayete ulaşması için bir yıldır adalet mücadelesi verdiklerini ve bu noktada baro başkanları, sivil toplum kuruluşları, çocuğu olan, olmayan yaşlı, genç herkesle birlikte davanın takipçisi olduklarını söyledi. Kararda, Çağatay Aksu'nun kasten öldürmek ve bir suçu gizlemekten dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldığını vurgulayan Yıldırım, mahkemenin Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde yer alan takdir indirimini uygulaması sonucu Aksu'ya müebbet hapis cezası verildiğini söyledi. Yıldırım, "Buruk bir sevinç yaşıyoruz. Burada acılı bir baba var ve çıkan karar her ne kadar babanın acısına bir nebze su serpse de takdir indiriminin uygulanacağını düşünmüyorduk ve bu kararı istinaf mahkemesine taşıyacağız." dedi.

Karar sonrası konuşan acılı baba İsmail Çet ise "Şu anda suçu işleyenler cezasını aldı. İçimize biraz su serpildi ama bir baba olarak acım devam ediyor." diye konuştu.

Verilen hükmün yeterli olmadığını savunan baba Çet, kararın tekrar gözden geçirilmesi için avukatların süreci takip etmeyi sürdüreceğini belirtti. "Böyle acı olaylarla hiçbir anne ve baba karşı karşıya gelmemeli" diyen Çet, kadına karşı şiddetin bir an önce sona ermesi dileğinde bulundu.

PROF. ŞEN: "İSTİNAF SÜRECİ BAŞLAYACAK"

Hukukçu Ersan Şen, Habertürk TV'ye yaptığı açıklamada, "Burada önemli olan bu iki sanık suçlamayı her aşamada inkar etti. Bununla ilgili soruşturma devam etti. Gerekçeli karar çıkmadan peşin hüküm vermemiz doğru olmaz. İstinaf süreci var. Bu aşamadan sonra bu dosyalar 15 yılın üzerinde olduğu için istinafa gidecek. Ben tahminimi söyleyebilirim, deliller, bilirkişi raporları sanıkları işaret ediyorsa bunu gerekçeli kararda göreceğiz. Bunu değerlendirmemiz mümkün olabilir. Bir mahkumiyet kararı çıkmıştır. İstinaf bozar mı, dosya üzerinden düzeltir mi, onaylar mı buradan çıkan sonuca göre Yargıtay'a taşıma hakkı olacak. Bu bir kadın cinayeti olarak dikkat çekti ama ciddi bir delil tartışması yaşandı. Siz burada teknik delilleri adım adım takip ederek ortaya çıkarıyorsunuz. Bu bize adli delil toplama teşkilatının kurulmasını gösteriyor" dedi.

EPÖZDEMİR: "İSTİNAF VE YARGITAY SON SÖZÜ SÖYLEYECEK"

Avukat Rezan Epözdemir ise yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Cinayet, kasten öldürme, hürriyeti tahdit, cinsel saldırı suçundan ceza verildi. Diğer sanık için fail olmadığı sadece yardım ettiğinden hüküm kurulmuş oldu. Bu kararların istinaf ve Yargıtay süreçleri olacak. Sanıkların mahkum edilmiş olması, savunmalarına itibar edilmemiş olması son derece önemli. İstinaf ve Yargıtay son sözü verecektir. Sanıkların tutukluluk halleri devam ediyor."