Tuzun ölçüsünü kaçırmayın!

Sofra tuzu, insan sağlığı açısından çok önemlidir. Çünkü vücut sıvılarının basıncını sağlamada sodyum minerali görevlidir. Ancak aşırı kullanırsak da bir takım sağlık problemleri yaşamamız kaçınılmaz olur.

Beyaz kristal hali ile sofralarımızda yer alan tuz kimyasal olarak “sodyum” ve “klor” minerallerinden oluşur. Suda çözünme özelliğine de sahip olan tuz, yemeklerimize ayrı bir lezzet katar. Sofra tuzu, insan sağlığı açısından çok önemlidir. Çünkü vücut sıvılarının basıncını sağlamada sodyum minerali görevlidir. Ancak aşırı kullanırsak da bir takım sağlık problemleri yaşamamız kaçınılmaz olur.

Vücuttaki sıvı dengesinin sürdürülebilmesi için sodyum minerali gereklidir. Tuz, içerdiği sodyum ile vücut sıvılarının dengesini ve basıncın devamlılığını sağlar. Vücudumuzda sodyum, potasyum minerali ile birlikte; sodyum-potasyum adlı pompayı çalıştırarak hücrelerimizin içinde ve dışında yer alan suyun dengeli dağılımında rol oynar.

Gereğinden fazla tuz tüketiminin tansiyonu arttırıcı etkisi olduğunu herkes bilir. Yüksek tansiyonu olan, sodyuma karşı duyarlı olan bireyler tuz tüketiminde sınırlı olmalıdır. Ancak tansiyonu çok yüksek olan kişilerde tek suçlu tuz değildir.

Bu kişilerin tansiyonunun normale döndürülebilmesi için sofra tuzu veya sodyumdan zengin besinlerin günlük beslenme programında kısıtlanması gerekir.

Özellikle hazır besinler başta olmak üzere birçok besin de fazla miktarda sodyum içerir. Salamura besinler, turşular, tuzlu peynirler ve zeytinler beslenmemizde yer alan gizli tuz kaynaklarındandır. Bu tür besinler yüksek tansiyonlu kişiler tarafından tüketilmemelidir.

Bu yiyecekler tuz içerir;

• Ketçap

• Hardal

• Soya sosu

• Bulyonlar

• Salata sosları

• Kabartma tozu

• Tütsülenmiş yiyecekler

• Teriyaki sosu

• Tuzlu bisküvi ve çörekler…

NE KADAR TUZ KULLANMALIYIZ ?

Sağlıklı bir birey günde 6 gramdan fazla tuz tüketmemelidir. Bu miktarda tuz; 3 silme çay kaşığı kadar sofra tuzudur. Günlük sofra tuzu tüketimi; gün boyunca yenilen yemeklerden ve ekmeklerden sağlanır. Yani 6 gram tuz sadece (!) tuzluktan karşılanmamaktadır.

Kontrollü tuz tüketmek için;

• Önce yemeğin tadına bakın, sonra tuz ilave edin… Yemeğin tadına bakmadan tuzlu olup olmadığına karar vermeyin.

• Yemeklerinizi hazırlarken daha az tuz ekleyin… Yemeklerinizi pişirirken minimum tuz ilave etmelisiniz.

• Günlük tuz hakkınızı belirleyin… Tuz tüketiminizi dengeleme konusunda başarısız oluyorsanız, günlük tuz hakkınızı belirleyin. Her sabah bir tabağa 3 silme çay kaşığı tuzunuzu ayırın ve gün boyunca bu tuzu kullanın.

• Yemeklerinize baharatlar kullanarak lezzet katın… Tuz tüketme alışkanlığınızı kontrol altına almakta zorlanıyorsanız yemeklerinize ve salatalarınıza tat katmak için; baharatlar ve değişik otlar ilave edebilirsiniz. Bunlar; kırmızı biber, karabiber, kekik, nane, zencefil, nar ekşisi, limon gibi çeşni vericiler olabilir.

• Alışverişte, etiket okumayı alışkanlık haline getirin, sodyum kaynakları tuz ile sınırlı değildir… Piyasadaki ürünlerin çoğu sofra tuzu ve sodyum içerir. Satın almadan önce etiketini kontrol etmenizde fayda vardır. Besin etiketinden besinin sodyum ve tuz içeriğini öğrenebilirsiniz. Ayrıca işlenmiş ürünlerin de çoğu sodyum içeriği olan katkı maddeleri içerir. Sodyum içeriği hakkında tam bir fikir sahibi olabilmek için besin etiketinde içindekiler kısmına dikkat etmeniz gerekir. Sodyum içerikli katkı maddeleri; karbonat, kabartma tozu, disodyum fosfat, monosodyum glutamat, sodyum sitrat, sodyum nitrat, sodyum sülfit.

Nil ŞAHİN GÜRHAN / Akşam GAZETESİ