Tv programı değil, Gözyaşı Limited Şirketi

Sacit Aslan'ın yeni yazısı...

Saat 00.00. Takvim değişiyor, memleket değişmiyor; ekranda ise yine aynı tiyatro. Konfeti yerine gözyaşı, umut yerine fonda keman. Dansöz Asena sahnede dönüyor; beden çalışıyor, ter akıyor, ama kamera yüzlere kilitli. Çünkü bu ülkede emek değil, ağlama izleniyor.

İbrahim Tatlıses başlıyor. Cümle yarım, ses titrek, bakış kameraya sabit. “Çok şey yaşadık…” Yaşandı tabii. Hele bu saatte, bu ışıkta, bu reytingde. Gözyaşı tam kıvamında; ne fazla ne eksik. Damla damla… Yönetmen kaçırmıyor. Çünkü bu ağlama spontane değil; provalı. Halk için ağlanıyor ama halk gibi değil. Aradaki farkı para anlatıyor!

Bülent Ersoy koltukta susuyor. Susuş konuşuyor. Gözler dolu, cümleler ağır, hüzün ise haute couture. Bu ağlama sıradan değil; lüks segment. Her damla kristal, her iç çekiş prime time’a uygun. “Zor bir yıl” diyorlar evet, özellikle stüdyo dışı için. İçerideyse klimalı melankoli, deri koltukta vicdan. Gözyaşı bile steril.

Yıldız Tilbe şaşkın samimiyet var mı? Var. Ama sorun şu: Bu ülkede samimiyet bile formatın içinde. İçtenlik, grafikle yükseltilmiş; kaos, rejiyle hizalanmış. Duygu yükseliyor, reklam arası yaklaşıyor. Ağlama hızlanıyor, bant genişliği artıyor. His senkronize, vicdan render edilmiş.

Ve bütün bunlar olurken Asena kıvırıp dönüyor. Yılbaşı gecesi gülmek lüks, ağlamak görev. Oynayan küs, ağlayan başrol, diğerleri ise yardımcı oyuncu! bu yayın yılbaşı eğlencesi değil zannedersin toplu vicdan boşaltma seansı.

Kimse “çok para aldık” demiyor. Demesine gerek yok. İşaretler bağırıyor zaten: Uzatılan susuşlar, kameraya bırakılan bakışlar “çok şükür”le cilalanmış hüzün. bir itiraf gibi!

Gerçekten ağlaması gerekenler maalesef kadraj dışı. Onlar stüdyo sıcaklığında değil, soğuk mutfakta. Onların gözyaşı HD değil çünkü sponsorları yok ve reyting getirmiyor. O yüzden yoklar.

Yıllar değişiyor ama gösteri değişmiyor. Aynı isimler, aynı hüzün, aynı kadraj...

Bir dahaki 31 Aralık’ta görüşürüz. Aynı ağlama, aynı pozlar ve aynı şaşkınlık ama biraz daha pahalı.

Yapımcınız dahil Yaradan’a nasıl hesap vereceksiniz bilmiyorum ama yatacak yer bulursanız şükredin…

Sacit ASLAN