Yılmaz Özdil yazdı: "Altay"

Sözcü Gazetesi'nden Yılmaz Özdil'in bugünkü yazısı...

Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, bu bir futbol yazısı değildir.

Çocuktum henüz.

Babam hasta Altaylı.

Ağabeyim hasta Altaylı.

Ben anama çekmişim, Giritli tarafımın telkiniyle fanatik Göztepeliyim.

Maça gittik.

Alsancak Stadı.

Altay-Göztepe maçıydı.

İzmirli olmayanlar bilmez, Altaylılar bugün bile hâlâ tribünün sol tarafında oturur, Mustafa Denizli'den kalma alışkanlıktır, o muhteşem sol ayağı yakından izlemek isterlerdi, tribünün soluna otururlardı.

Dolayısıyla, ben kapalının sağ tarafında oturan Göztepelilerin yanına gitmek istedim.

Yaşım küçük ya, babam izin vermedi, “o kalabalıkta arbede çıksa seni nasıl bulacağım, geleceksen birlikte oturacağız, yoksa maç filan yok” dedi.

Üstümde Göztepe forması var iyi mi…

Mecburen Altaylıların arasına oturdum.

Herkes homur homur homurdanıyor tabii, ama hem yaştan kurtarıyoruz, hem babama hürmetleri var, idare ediyorlar.

Neyse, maç başladı, içim içime sığmıyor, gıkımı çıkarmadan seyrediyorum. İlk yarı 0-0 bitti, ekmek arası sosisliye bayılırdım, devre arasında iki tane götürdüm, ikinci yarı başladı, Altay fena bastırıyor, resmen tek kale oynuyorlar, küfür kıyamet gırla gidiyor, ben yine gıkımı çıkarmadan oturuyorum, gol yemeyelim diye mırıl mırıl dua ediyorum. Şak… Hakem düdüğü çaldı, Altay lehine penaltı verdi. Yanlış hatırlamıyorsam, ceza sahasında Nevruz'u düşürmüştük.

Altay tribünü yıkılıyor, Göztepe tribününde çıt yok.

Çünkü, topun başında Mustafa Denizli var, kaptan, Büyük Mustafa…

O dönemin savunması en güçlü takımı Trabzonspor'a, o dönemin en büyük kalecisi Şenol Güneş'e kornerden gol atan adam…

Alsancak Stadı'nda kapalının sağındaki kale, topun başına geldi, gerildi, nefesimi tuttum, vurdu, dışarı!

Eyyyooo diye fırladım havaya…

O saniyeye kadar çocuktur idare edelim diye gözyuman Altay taraftarları da tekme tokat girişti bana!

Bugün bile hâlâ inkar ediyor ama, ağabeyim bile vurmuştu.

YAZININ TAMAMINI BURAYA TIKLAYARAK OKUYABİLİRSİNİZ